değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mesajların etkileşimli bir değişim bir konuşma oluşturur.Ett utbyte av meddelanden bildar en konversation.
Bu değişim, bazı eleştirmenler tarafından takdir edilmiş bazıları tarafından olumsuz yönde eleştirilmişti.Förändringen orsakade en viss kritik från andra journalister.
Bu değişim sonrasında logosunda da değişikliğe gidildi.Logotypen på framsidan förändrades också.
Şehrin yıllara göre nüfus değişimi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.Stadsgränsen har ändrats på senare tid, se tabellen nedan.
Diğer grup elemanları da bu değişimden etkilenirler.Snart så börjar även de övriga familjemedlemmarna att märka den stora förändringen!
Solunum sistemi, kan ile atmosfer havası arasında gaz değişimini sağlamaya hizmet eden bir sistemdir.Mellan dessa lameller finns luft så att gasutbytet kan ske mellan luften och blodet.
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.I Europa är carrom på stark frammarsch.
İlk ilmi çalışması olan değişim hesabı yayınlandı.Det ursprungliga funkisförslaget modifierades.
Bazı insan minisatelitlerin aşırı derecede değişime uğrayabildiği gösterilmiştir.För män är variationsmöjligheten uppenbart mindre.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Även i det yttre gjordes stora förändringar.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Men ändringarna var inte tillräckligt genomgående.
Bu der, değişimine ekdizi denir.Här beskriver ordet en förändringsprocess.
Birçok müzisyenler bu değişimden etkilenmiştir ve teknoloji müziğe çok büyük derecede katkı sağlamıştır.Detta skedde mycket på grund av de nya medlemmarna som var med på att framhäva den nya musikaliska aspekten.
(Sürüklenme kuvveti, basınç değişimi, hız değişimi vb.)(Tejpning av strålkastare, justering av ljushöjd eller ändring av ljusbild.)
Her bir bölgedeki takımların sayısı yıllara göre değişim gösterir.Hur många platser varje världsdel tilldelas har varierat genom åren.
Bu değişim önce ani bir artış, sonra yavaş bir azalma olarak görülür.Detta innebär att lyftet börjas lite högre och är därmed lite lättare än vanligt.
Birçoğu belirgin dönem değişimi göstermektedir.Födovalet visar stora årstidsvariationer.
Luhmann bunu bir “paradigma değişimi” olarak nitelendirecektir.Kuhn utarbetar med detta en teori för paradigmskiften.
Ay'ın göründüğü açının küçük değişimleri (Ay sallantısı) nedeniyle Ay yüzeyinin %59'u görünür.Detta innebär att totalt 59 procent av månens yta kan observeras från jorden.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.I praktiken innebar detta inte några större förändringar.
Tıpkı Newton gibi ivmeyi bir hız değişimi olarak tanımlamıştı.Låt avbilda dig som Newton.
Fiziksel değişimReligion i förändring
Paradigma değişimleri ya da kaymaları.Förlorad koordination och balans.
Bu ilk metiyonin genelde çevrim sonrası değişimler sırasında kesilir.Denna totala ruggning sker oftast direkt efter häckningen.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.De får inte heller förändras utseendemässigt.
Kahramanlar bu değişimin sonuçlarına katlanmak, dengeleri yeniden kurmak zorunda kalırlar.Censurerna tvingade dem att ändra en av de gångerna till rumpa.
Çünkü kavramlar ve kullanımları tarihsel koşullar içerisinde değişim göstermektedir.Energisäkerhet som begrepp har skiftat något i sin användning beroende på historisk kontext.
Buna rağmen döküm resimleri zamanla değişimlere uğramıştır.Sedlarnas utformning har däremot genom tiderna växlat starkt.
Bir kavşakta buluşalım Kimlik değişimi Cehennem!För andra betydelser, se Svalbarðseyri.
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.Test med alternativ miljö kan också bli avsevärt svårare.
Fakat mevsimsel sıcaklık değişimlerinden çok bölgesel sıcaklık farklılıkları görülmektedir.I övriga Europa förekommer fjärrvärme i varierande grad.
Uyarlama uluslararası gönüllü değişimin düzenlemesinde ileri bir standarda önderlik etti.Переорієнтація призвела до подальшої стандартизації міжнародного обміну волонтерів.
Tümleşik değişim dentimi yap.Натиснути Змінити профіль.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Обведений код 6 EQUJ5 показує зміну інтенсивності прийнятого сигналу в часі.
Boyamalar 12.000 MÖ'den 100 MS ya tarihlenir ve bu alanda kültürel ve doğal değişimleri yansıtır.Малюнки датуються 12000 до н.е. до 100 р. н.е. і відображають культурні і природні зміни в цій області.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Френк Камені незабаром зрозумів сенс змін, викликаних стоунволлськими безладами.
1998 yılında Hamburg'da, Almanya ile İsrail arasındaki bir değişim sergisine katıldı.У 2006 році Мохамед був на переглядах в Німеччині та Ізраїлі.
Diffie-Hellman anahtar değişimi (D-H), kriptografik anahtarların değişiminde kullanılan özel bir yöntemdir.Протокол Діффі-Геллмана (англ. Diffie–Hellman key exchange (D–H)) — це метод обміну криптографічними ключами.
Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır.Грецький одяг змінювався в різні епохи.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Лікарі порадили йому змінити клімат.
Başlıca çalışma konuları hal değişimleri, fraktaller, karmaşık sistemler ve sistem biyolojisidir.Основними предметами дослідження є зміни у стані матерії, фрактали, складні системи та біологія системи.
Ancak, bu biçimsel bir değişimdi.Був такий інтернаціонал.
Yaşayışta değişimler olmuştur.Але якось у його житті відбулися зміни.
Olumlu bir değişim göstermeye başlar.У компанії почалися позитивні зміни.
Yaklaşık olarak bu zamanlarda NASA rehberleri adada şiddetli anormal sıcaklık değişimleri gözlemlemiştir.Приблизно в той же час супутники NASA фіксують на острові різкі температурні аномалії.
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.Для їхніх шанувальників ця зміна відбулася дуже несподівано.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Наукова революція — формування нової парадигми.
15 yaşına geldiğinde, bir değişim programıyla; drama eğitimi alacağı ABD'ye gitti.У 15 років відвідала США за програмою студентського обміну.
Bu değişimleri onaylayacak bir kanıt henüz bulunamasa da araştırmalar devam etmektedir. .Наразі немає переконливих доказів таких змін, але вони залишаються предметом досліджень.
Değişimi başlatmıştır.Реформа розпочинається.
Bazı sözcükler kısmen değişime uğramışlar, bazıları ise tamamen değişmişlerdir.Деякі мовні групи вимерли, іншим довелося досить швидко змінитися.
Alman Akademik Değişim Servisi (German Academic Exchange Service) Bkz.Регіональний Ресурсний центр Німецької служби академічних обмінів (DAAD).
Bu diplomatik değişim, Avusturya, Büyük Britanya ve Fransa'nın menfaatlerindeki değişimle başlamıştır.Дипломатична зміна була викликана поділом інтересів між Австрією, Великою Британією та Францією.
Rusya ve Değişim.Зміни Росію!
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Вони націлені на реальність, яку треба змінити, вказали, як треба проводити ці зміни.
Özellikle kıyı çizgileri bu değişimlere karşı duyarlıdır.Особливо ці зміни помітні у прибережних регіонах.
Ama uydu değişimi ertelendi.Послідовність подій змінювана.
Yıldızın çizelgedeki konumunun değişimine bakılarak yıldızın evrimi izlenebilir.Спостерігаючи період зміни блиску можна визначити світність такої зорі.
1982'de Arjantin siyasi değişim geçiriyordu.Займав посаду президента Аргентини у 1982 році.
Ayrıca, teorik olarak, iyon değişim reçinelerini kaldırabilen demir konsantrasyonu çok yüksektir.Причому теоретично, концентрації заліза, з якими можуть впоратися іонообмінні смоли, дуже великі.

İlgili Sayfalar