değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca akademik değişim programları da bu anlayışla paraleldir.Koordynator międzyszkolnego programu Inni to także my.
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Odpowiednie wyjścia opisywane są warunkami, które muszą zostać spełnione by dane przejście mogło zajść.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.Gdy grupa zmienia swoje zdanie, ja także je zmieniam.
Zamanla değişim geçirmiş olmakla beraber, değişik çeşitleri de mevcuttur.Oprócz zmian w czasie, jak się wydaje, mamy tu do czynienia także ze zróżnicowaniem społecznym.
Bu değişimlere ilişkin genlikler, değişimin artan zaman ölçeği ile artış göstermektedir.Wartość tych zmiennych ulega wahaniom wraz z upływem czasu.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Należy unikać zbyt szybkiej zmiany temperatury w zbiorniku.
Sayfa eklemesindeki bitlerin sayısı sayfanın boyutunu belirler ve değişim göstermez.Rozmiar przesyłanych danych przy zmianie pliku jest proporcjonalny do rozmiaru zmian, a nie pliku.
Aynı gün iki grup; ateşkes ve rehine değişimi konusunda anlaşma sağladı.Kolejnego dnia walczące frakcje uzgodniły zawieszenie broni i wymianę pojmanych bojowników.
1929 yılı Fallada için büyük değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu.82 lata temu doszło do tajemniczej tragedii.
Ayrica personel alanındada değişimler gerekmekte.Zachodziła konieczność wymiany sprzętu.
Tepki ve Değişim.Kontynuacja i zmiana.
Bir kavşakta buluşalım Kimlik değişimi Cehennem!By zmienić się w Dairangera należy wypowiedzieć zdanie Przemiana Czi!
O sezon içindekulüpte başkanlık değişimliği yaşandı.W trakcie sezonu następowały zmiany.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptacje powstają poprzez stopniowe modyfikacje istniejących struktur.
Meçhul Asker Anıtı'nın önünde gözcü değişimi.Zmiany w radzie nadzorczej Małpki SA.
İndüksiyon gerilimi, akımda zamanla meydana gelen değişimle orantılıdır.Niemniej, planowany zakres modernizacji ulega zmianom, co do założeń przez co proces jest przesuwany w czasie.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.Z kolei warunkiem istnienia sztuki jest konfrontacja rzeczywistości z inną wersją tej samej rzeczywistości.
Değişimi başlatmıştır.Rozpoczyna się remont.
Fakat 2000 li yıllarda büyük bir değişim yaşanmıştır.Na Ziemi w ciągu tysiąca lat zaszły ogromne zmiany.
Budizme göre evrende her şey sürekli bir değişim halindedir.Według nauk buddyzmu wszystko jest nietrwałe, w stanie ciągłej zmiany, przejściowe.
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır.W tym przypadku (ang. limited convertibility) występują istotne restrykcje w procesie wymiany walut.
Kayaçlardaki değişim, çevredeki çökellere etki eder.PiS szykuje zmiany w okręgach.
Tarih boyunca konu üzerindeki görüşler birçok kez değişime uğramıştır.Jej wygląd w historii zmieniał się już kilkakrotnie.
Hem hayranlar hem de eleştirmenler bu değişime alışmakta zorlandı.Wielu fanów i krytyków muzycznych odczuwa niechęć do tej pozycji.
Yörüngelerinin karakteristiği, yaydıkları radyo sinyallerinin Doppler etkisiyle değişiminden çıkarılabilir.Określenie orbity sondy i przesunięcia dopplerowskiego odebranych sygnałów radiowych.
Navarro bazı küçük değişikliklerle yetinebileceğini sansa da değişimin önü alınamayacaktı.Początkowo Melanchton, jak na to wskazuje przedmowa, chciał dokonać jedynie niewielkich poprawek.
Değişim ve dönüşümün dilidir.Ich tłumaczenia i powroty .
Herhangi bir değişim olmayıncaya kadar algoritma tekrarlamaya devam eder.Przerywane jest wykonywanie algorytmu, gdy podczas przejścia przez całą tablicę nie nastąpiła zamiana.
Fiziksel değişimZmienna diagnostyczna
Feminizm üzerine yapılan temel tartışmalar günümüzde de hala değişim sürecindedir.Centralne zagadnienia feminizmu ulegają zmianom w czasie.
Eğer sistem hal değişimi altında ise bu eşitlik geçersiz olur.Jeśli proces wewnątrz systemu jest w pełni odwracalny, to wtedy posiada znak równości.
Topraklarda meydana gelecek tüm olumsuz değişimler insan yaşamını kuvvetle etkileyecek güce sahiptir.Cała nadzieja pozytywnych zmian w świecie leży w uduchawianiu się człowieka.
Hamilelik döneminde yaşanan vücut değişimi.Ruch społeczny w okresie przemian.
Madde daha sonra değişim süreci için detaylarla devam eder.Surowiec – materiał przeznaczony do dalszej przeróbki.
Hal değişimi gerçekleştiğinde, aşamaların ara adımları mezofaz olarak adlandırılır.Gdy zmienną tą jest czas, mówi się o układzie stacjonarnym.
Gösterdiği ışık değişimi Algol'den daha karmaşık ve ilginçti.Zmiany wówczas zachodzące w komórce są bardziej gwałtowne i spektakularne niż w przypadku opisanym wyżej.
Bu koşullar da toplumsal değişim taleplerinin olgunlaşmasına yol açmıştır.Konflikt zwiększa zdolności adaptacyjne danego systemu społecznego.
Samsung Alias 2 de bu teknolojiyi düğme değişimlerinde kullanmaktadır.Z kolei firma Samsung użyła tej technologii w klawiaturze telefonu Alias2.
Bu değişime aşınma mekanizmalarının etkisi büyüktür.Zmiany zachodzące w jego organizmie są ogromne.
Sopanın değişimi bayrak koşularının en kritik anlarıdır.I tak, najbardziej widoczną zmianą jest całkowicie nowa rama.
Büyük değişim (İngilizce).Duże zmiany! (pol.).
Kuvvet daha uzun bir süre uygulanırsa hız değişimi daha çok olur.Im statek będzie szybszy, tym spodziewany efekt będzie większy.
Bu süre içerisinde Jericho karakter değişimine gitti.Niedługo potem Jericho zmienił swój wizerunek.
Son savaş esiri değişimi 2003 yılında gerçekleşti.De sista krigsfångarna utväxlades år 2003.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.Agila metoder utnyttjar förändring till kundens konkurrensfördel.
Renk değişimi 4,5-8,3 pH aralığında menekşe tonlarında olur (25 °C'de).Färgförändringen sker vid pH 4,5–8,3 (vid 25 °C).
Nikelde bu değişim negatif yönde olmaktadır.Denna variant är helt i nickel.
Savaş Doktoru (John Hurt): "The Time of the Doctor" adlı özel bölümde Doktorun değişimi görünmektedir.Spelas av John Hurt och är bara med i avsnittet "The Day of the Doctor."
Ancak zamana ve modaya göre, tercih edilen kumaşlarda değişim olmuştur.Med honom börjar en ny tid, med förädlad smak.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.Under 1940-talet upptäcktes oljan, vilken helt och hållet förändrade landets ekonomi.
Tepki ve Değişim.Ledarskap och förändringar.
P (positive change - pozitif değişim): Kapasite değerindeki değişimin sıcaklıkla arttığını anlatan harftir.R=Revision: Anpassa din strategi för att ytterligare förbättra den.
Edilgin prensipte bir “şey” harekete ya da değişime meyillidir; madde “öz”ü (ousia) belirler.För ett meningsutbyte eller lärd strid i äldre tider, se Disputation (diskussion).
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.Hon frågar sig om modernismen inte från början oundvikligen redan var passé.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Kyrkan, som har genomgått få förändringar, är typisk för byggnadstidens historicism.
Bu değişim yalnız Kuros heykellerinde değildir.Förändringen sitter inte i könskromosomen.
Değişime (değiş-tokuş) sadece belirli kısıtlamalara da maruz kalabilir.Anpassningar kan också bli begränsande.
Genbox 1993 yılında yayımlanan DOS sürümünden bu yana büyük çaplı bir değişim geçirmiştir.C'est Bon Anthology har existerat i tre olika versioner sedan den startades 2001.
O sırada Jacob değişim geçirir ve onun kurt adam olduğunu anlar.Till slut blir Jacob så gammal att han känner att det är dags att dö.
Bu anlamda mikro evrim, bir popülasyonun gen sıklığında küçük ölçekte oluşan değişimlerin evrimidir.Mikroevolution är uppkomsten av småskaliga förändringar i en populations genfrekvens under några generationer.