değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat su seviyesinin değişimine göre 733'ten 2090 km²ye kadar değiştiği gözlenir.Afhankelijk van het waterpeil kan dit getal echter variëren van 733 tot ruim 2090 kilometer.
Herhangi bir değişim olmayıncaya kadar algoritma tekrarlamaya devam eder.De iteraties worden voortgezet totdat er geen verandering meer optreedt.
1974 yılı bir değişim yılıydı.1971 was een jaar van verandering.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Op dat moment begon zijn interesse te veranderen.
Ana madde: Elektrokimya Elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler.De elektrochemie bestudeert de relatie tussen elektrische- en chemische processen.
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.Maar onderlinge spanningen bedreigen alles.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Dit in tegenstelling tot revolutionaire wetenschap die een paradigmaverschuiving teweeg kan brengen.
Bu değişim sırasında yaşanan gerginlik, Yedi Yıl Savaşı olarak patladı.Hij was immens geschokt over hoe de wereld veranderd was tijdens die zeven jaren van opsluiting.
Uyarlama uluslararası gönüllü değişimin düzenlemesinde ileri bir standarda önderlik etti.Deze heroriëntatie leidde tot verdere standaardisering van de internationale uitwisseling van vrijwilligers.
Tepki ve Değişim.Continuïteit en verandering.
İstediği nesneye ve çizmeye bürünebilir fakat bu değişimin zayıf yanı 5 dakika sürdürebilmesidir.Je kan klikken en doen wat je wilt, het programma doet 10 seconden niets dan wachten.
Yeni seri numaraları bir sürüm ile değişim yapılarak çözüm bulundu.Bij de titelwijziging verscheen de reeks met een nieuwe nummering.
"Kremlin'de nöbet değişimi".De heren in het Kremlin vermoeden het.”
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaties komen in de vorm van geleidelijke verandering van bestaande structuren.
"Her türlü değişim ve gücün kaynağı sadece Allah'tır." anlamına gelmektedir.Zij vertrouwt en gehoorzaamt de kracht van het Woord, waardoor God alle dingen draagt.
O bu değişime dört örnek verdi.Er is daartoe een viertal wandelingen uitgezet.
1970'lerin son yıllarında takım değişime gitti.In de jaren zeventig werd de achtergrond van het team een beetje veranderd.
Devre arasında ise saha değişimi yapılır.Doorheen de reeks verandert hun houding wat.
Kısa zaman içerisinde büyük değişime uğradı.Kortom veel personeelswisselingen in korte tijd.
Sosyal çağ, teknolojik ve toplumsal değişimleri kapsayan çağdır.Deze periode wordt gekenmerkt door technische en sociale veranderingen.
Dönüştürme oranı, çıkıştaki maksimum değişim oranıdır.Overstappen mag binnen de maximale reistijd.
Sıra değişimi -4'tür.Variant met 4.
Tarih boyunca konu üzerindeki görüşler birçok kez değişime uğramıştır.Het thema van de dag is in de geschiedenis herhaaldelijk gewijzigd.
Bu, değişim için iyi bir zamandı.Het was tijd voor verandering.
Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.Bij snel wisselende studentengroepen gaat de activiteit nu eenmaal altijd op en neer.
Bu iki lisansın ücretleri aynıdır ancak bunlar birbirleri ile değişimli kullanılamazlar.Uiterlijk zijn deze twee terminal exact hetzelfde, maar ze zijn onderling niet uitwisselbaar.
Statükoyu koruma genellikle büyük bir değişime karşı çıkılmasıyla gerçekleşir.De rest van het gezin verzet zich tegen die plotse verandering.
Ve yön değişimi olarak adlandırılır.Dit wordt gaswisseling genoemd.
Bu durum, bir ‘Nesil değişimi’ olarak düşünülebilir.Dat kan met een verloopstuk dat “gender changer” wordt genoemd.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Die materialen zijn goed tegen snelle temperatuursveranderingen opgewassen.
Konusal olarak bu değişim hakkında çok şey söylendi.Op deze aangekondigde wijziging ontstond veel kritiek.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.In feite vond hierdoor te weinig verandering plaats.
Ani sıcaklık değişimleri balıklar için zararlıdır.Deze uitvoer is echter gevoelig voor de verandering van de visprijzen.
Bu değişim yalnız Kuros heykellerinde değildir.Dit zijn niet de enige kanalen binnen Gent.
Fiziksel değişimin geri dönüşümü vardır.Wel hebben ze fysiek veranderingen ondergaan.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Door transacties in een andere munt te doen, ontstaan er wisselkoersrisico's.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.De dokter raadde haar aan om tijd door te brengen in de open lucht.
Binom dönüşümü Bell sayılarının değişim işlecidir.Your turn to remember is een bluesy nummer.
Artık daha sonra onu gerçek bir değer olmasını sağlayacak bir değişim değeridir.Dit zou het onvermijdelijke gevolg hebben dat er later veel aan gewijzigd zou moeten worden.
Renji de hafif bir değişim geçirir: boynunun çevresine kürklü bir kıyafet eklenir.Renji heeft ook een ander uniform, hij heeft een bontkraag tot zijn schouders.
2006'da, kulüp tarihinin en büyük değişimlerinden biri yaşandı.Het najaar van 2006 was een keerpunt in de geschiedenis van de club.
Kimyasal değişim geçiren bir madde tekrar eski haline getirilemez.Bestrijding met chemische pesticiden wordt niet langer meer toegestaan.
Rüzgâr hızındaki değişimler, hedeften metrelerce sapmaya sebep olabilir.Temperatuurveranderingen tijdens de meting beïnvloeden al snel de meting.
Dengeye yakın bir durumda bile, entropi seviyesinde rastgele değişimler olacaktır.Nawet w stanie bliskim równowagi będą występowały stochastyczne wahania poziomu entropii.
Plato'nun döneminde birçok yunan matematikçi ani ve şiddetli bir değişime girmiştir.Przed czasami Platona, grecka matematyka przeszła drastyczną zmianę.
Mektup değişiminde Frankfurter Allgemeine Zeitung, " yaşam ve sanat arasındaki sınırı yok ediyor" diyor.Frankfurter Allgemeine Zeitung uznało, że: „ zacierają granicę między życiem a sztuką.”
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.I odwrotnie: zmiany zachodzące w drugim gatunku wywołują powstawanie nowych cech adaptacyjnych u pierwszego.
A(w,v) = −A(v,w), v ve w paralel kenarın rolleri değişimci bağlamında yönünü tersine çevirir.A(w, v) = −A(v, w), ponieważ zmiana kolejności wektorów ma zmieniać znak.
1900-1905 döneminde aile çevresi ve genel olarak hayatı büyük değişimler geçirdi.W latach 1900–1905 w życiu jego i jego rodziny nastąpiły duże zmiany.
Büyük değişimlerin yılıydı.Były to lata wielkich wyzwań i wielkich przemian.
Ebced zaman içinde değişimlere uğramış ve geliştirilmiştir.Powstałe zmiany podlegają dziedziczeniu i narastaniu ich w czasie.
Su gaz değişimi reaksiyonu İtalyan fizikçi Felice Fontana tarafından 1780'de keşfedildi.Reakcję odkrył i opisał w 1780 roku włoski fizyk Felice Fontana.
Değişim Çağında Devlet, Konya: Çizgi Kitabevi, 2003.Czas zmienia konie w biegu, Chełm 2003.
Değişiminin hikâyesi Sufi menkıbelerin en meşhurlarından biridir.Nie zmienia to faktu, że są jednymi z popularniejszych rodzajów cukierków.
T labirenti kendiliğinden değişimi test etmek için sıçanları kullanır.Serwer X obsługuje modyfikatory dla przycisków myszy.
Tam tüy değişimi için bir ya da iki yıl daha geçmesi gerekebilir.Zmiana nieleczona może się utrzymywać nawet kilka lat.
Her şey ateş gibi sürekli bir değişim hâlindedir.Walka miała charakter stałej wymiany ognia.
Lise yıllarında Almanya'da bir değişim öğrencisi olarak bir yıl geçirdi.Dwadzieścia lat temu jeszcze jako student spędził tu wakacje swego życia.
Senkop : Vurgu değişimi temel alınarak yazılır.Na podstawie. * - zmiana istotna statystycznie.
Parola değişimleri RFC 3244 kodlu belgede tanımlanmıştır.Zmiany haseł opisano w RFC 3244 ↓.

İlgili Sayfalar