değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sözlükçeler Galyaromen dilindeki tipik vokabüler değişimine ortaya koymaktadır.Estes glossários demonstram mudanças vocabulares típicas nas línguas galo-românicas.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.O Molde deve ser trocado anualmente em caso de adultos e de seis em seis meses em caso de crianças.
Araplar ya değişecekler ya da değişim dışarıdan empoze edilecek.”Mude a auto-imagem, e ambos serão transformados."
Bölümde aile içi şiddet, ölüm, değişim ve umut gibi temalar sıklıkla işlendi.Temas como violência doméstica, morte, mudança e esperança são prevalentes no episódio.
Değişim ve dönüşümün dilidir.Alterações de linguagem e afasia.
Tarih esnektir ve değişime tabidir.Tem a ver com revolução e mudança.
Geriye kalan tüm durumlarda q → ∅ değişimi gerçekleşir.Mantenha o H em qualquer situação que ele apareça.
Nazi Almanyasının kısıtlamaları da bulvarda birçok değişime yol açtı.Entretanto, somente com o advento do nazismo na Alemanha é que aconteceram mudanças importantes.
Bu iki sistem arasındaki diğer fark kan-doku bariyerinin geçirgenliğideki değişimdir.Consequentemente, existe uma diferenciação entre os dois sistemas pelo tipo da rede de acesso.
Sanal protonların bu değişimi, örneğin, Coulomb kuvvetini yönetir.Esta troca de fótons virtuais, por exemplo, gera a força Coulomb.
İlk kategori değişime kapalıdır, ikincisi ise değişir.Se o primeiro número for modificado, o segundo é modificado também.
Bu adın telaffuzu da çok zordu ama bu isim değişimi şirketin lehine oldu.O sucesso foi tão grande que o nome virou razão social da companhia.
Bu da müzikte önemli bir değişim yaratmıştır.Também marcou uma alteração significante na formação da banda.
Homer'ın saçı sürekli sivri uçlu olarak değişime uğradı.Depois disso, o cabelo de Homer milagrosamente volta a crescer.
Sovyetlere teslim edildi ve bir Sovyet-Amerikan esir değişimi programının parçası olma ihtimali vardı.Muito provavelmente isto ocorreu devido a política soviética de não trocar prisioneiros de guerra.
Her bir yolakta belli bir kimyasal bileşik, enzimler tarafından değişime uğrar.Em cada via, um composto químico é modificado por reações químicas.
Bu sırada Değişim geçirir ve dünyada bilinen üçüncü Kırmızı Vampir olur.Tornou-se o segundo Vampiro Vermelho.
Bu site “ iletkenlikte şiddetli değişim elektron davranışındaki şiddetli değişimi gerektirir”."Caos criado por mudanças no clima deve fortalecer extrema-direita".
Sanayileşme sosyal değişimlere de yol açtı.Mudar as tendências sociais também influiu na construção.
Değişim zamana yayılmıştır.E o momento da mudança é chegado.
Değişim farklılaşmadır.É importante mudar.
Kelime günümüzde değişime uğrayarak halk arasında Kürep şeklinde telaffuz edilmektedir.Já o interior foi alterado drasticamente entre cada versão.
Etimolojik değişimler (yani söylene söylene) sonucu İnegöl adını almıştır.A troca "maluca" de ingredientes, então, inspirou o nome.
Diller zamanla değişime uğrarlar veya tamamen yok olurlar.As línguas faladas estão mudando e crescendo a todo o tempo.
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.Mais tarde centrou-se em examinar a reação da sociedade e as mudanças que esta sofre.
DAAD (Deutscher Akademischer Austausch Dienst), Alman Akademik Değişim Servisi'dir.Resultado da busca de "German Academic Exchange Services".
Değişimi sağlayan ise her şeyin karşıtıyla birlikte vârolmasıdır.Mas o que sentem um pelo outro poderá mudar tudo.
Komiser Ümit de arkadaşı Sahaf Semahat de bir değişimden geçer.Você verá que seu lutador já muda um pouco.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Em algum momento dos ensaios, ele mudou de ideia.
Bu üç sarmallı yapıya yer değişim halkası (İngilizce displacement loop veya D-loop) denir.Esta estrutura de cadeia tripla é chamada de laço de deslocamento ou D-loop.
Yani bu değişim bir bakıma zoraki bir değişim değildi.Mas, tal modificação não constitui um fim em si mesma.
Göl suları yağışlardan etkilenmekte, su seviyesi değişimi hızlı ve büyük olmaktadır.Devido a fortes chuvas, o nível das águas dos túneis sobe rápida e perigosamente.
Bu, ilet ya da değişimi al olarak adlandırılmaktadır.Isto também é conhecido como adaptação ou evolução adaptativa.
Romanda, bu paralel evrenlerde herhangi bir değişimin yapılabilip yapılamayacağı anlaşılmamaktadır.A razão de Parmênides deixava claro que nada pode mudar.
Sekiz ila 20 gün arasındaki uzunluk değişimi, orta düzensiz döngü olarak kabul edilir.Uma variação entre 8 e 20 dias é considerada irregular.
Bu çok küçük parlaklık değişimi çıplak gözle fark edilemez.Um ajuste muito tenue pode tornar o traço pouco visível.
Verdiği bir röportajında Türkiye kültürel etkileri olan hızlı değişimleri konu edindiğini de ifade etmektedir.Ele também disse que espera mudar atitudes egípcias em relação a pessoas homossexuais.
Bir uluslararası kültürel değişim programıdır.I Encontro Internacional de Direitos Culturais.
NASA'nın bunu fırlatma rampasına değişimi konusunda hiçbir prosedürleri bulunmamaktaydı.Walter não teve tempo de fazer seu show de lançamento.
Ankara’daki otellerin gelişimi ve değişim.Forma e razão da troca nas sociedades arcaicas.
Bu değişim Bologna Süreci adı verilen AB girişiminin sonucudur.Esta lista está pendente de modificações finais devido ao atual Processo de Bolonha.
Bu ilk metiyonin genelde çevrim sonrası değişimler sırasında kesilir.Essas condições geralmente desaparecem rapidamente após a passagem de uma frente.
Kafka 1912'de "Die Verwandlung" ("Dönüşüm" veya "Değişim") hikâyesini yazdı ve 1915'te Leipzig'de yayımladı.Em 1912, Kafka escreveu o conto A Metamorfose, publicado em 1915 em Leipzig.
Özdeşleştiği şey değişime uğrarsa kişinin benliği de değişim yaşar.As linhas da mão mudam, portanto, quem determina as mudanças na própria vida é o próprio indivíduo.
Sistemik rahatsızlıklar da dişte renk değişimine sebep olabilir.A desidratação pode ainda provocar a coloração azulada da pele.
Fiziksel değişimSistema físico
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.A protecção safedisc está sempre a ficar mais difícil de copiar.
Urartu: Doğu'da değişim (1. bas.).União para a Mudança (UM): 1 lugar.
Devre arasında ise saha değişimi yapılır.Sob os abássidas altera-se um pouco o arranjo.
Buna rağmen döküm resimleri zamanla değişimlere uğramıştır.Aparentemente os títulos das pinturas eram alterados com bastante frequência.
Tümleşik değişim dentimi yap.Um ensaio sobre conversões forçadas.
Kariyerleri süresince müzikleri de değişim göstermiştir.A temática das canções também foram mudando no decorrer de sua carreira.
Bu ülke komünist partilerinin kadroları yönetime getirilmiş ve toplumsal bir değişim başlatılmıştır.Certa e seguramente, algumas modificações feitas pelo Congresso Nacional foram feitas pela sociedade.
İşlevselci yaklaşım statükodan yana olmaktan öte, daha çok değişimi vurgulamak istemez.Isto, por sua vez, reforça o desejo de conformar-se à norma do grupo em vez de expressar discordância.
Ardından 1999 ile 2002 yılları arasındaki anayasal reformlar sonrasında rejimde köklü bir değişim yaşandı.Devido à reforma realizada entre 2000 e 2002, tornou-se uma moderna arena.
Çürüklerin yaygınlaşmasındaki en büyük artış diyet değişimi ile ilişkilidir.Mas o crescimento mais recente acontece com a multiplicação de blocos de rua.
Viridiana büyük bir değişim geçirmektedir.Hollywood estava passando por grandes mudanças.
Martinelli, Mayıs 1998'de kurulan Demokratik Değişim partisi başkanı oldu.Martinelli is president van de politieke partij Cambio Democrático, die in mei 1998 werd opgericht.
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.De nederlaag in de Tweede Wereldoorlog bracht voor Japan grote veranderingen met zich mee.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.De lettercode "6EQUJ5" geeft de variatie in intensiteit van het signaal weer.

İlgili Sayfalar