değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genel olarak birkaç gün veya birkaç 10 gün mertebesinde gerçekleşen değişimlerdir.وتحدث هذه التغيرات خلال فترات تعد بعدة الإيام أو عشرات الأيام .
Üretim ve büyük çaplı merceklerin değişimini içeren birçok teknik zorluk vardır.يوجد تغيرات واسعة في إنتاج PRP من خلال وجود العديد من الأجهزة وتقنيات تركيز الصفائح.
Birinci konunun değişimi kendisinin tekrarı gibi geliyor.فيجب أن يُغير أولاً الطريقة التي يُعامل بها نفسهُ.
Bunların değişimi damar içinde ve tüp içinde etkilerini gösterir.هذه التغييرات تؤدي إلى اختلافات في كل من النكهة والملمس.
Artık daha sonra onu gerçek bir değer olmasını sağlayacak bir değişim değeridir.ومن الممكن وضع قيمة في متغير ومن ثم تبديلها بقيمة جديدة أخرى لاحقاً.
İklim değişimi ile birlikte ülkede Akdeniz ikliminin başgösterdiği tespit edilmiştir.وتتغير أيضاً حالة نوم الرواد في الفضاء.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.وتسمى قيمة اختلاف طول الموجة بانتقال كومبتون (Compton shift).
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.وأخيرًا استُجيبَ دُعاء هذه الرغبة الجامحة، على الأقلّ جزئيًا.
Bu değişiklik de, hangi özelliklerin doğal olarak seçileceğine dair değişimlere neden olur.ومن ثم يؤدي هذا التغير إلى تغيير في السمات المرغوبة والتي يحابيها الإصطفاء الطبيعي.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Bir uluslararası kültürel değişim programıdır.أبريد نثرانبرنامج ثقافي.
Bu inhibitörler enzimin aktivitesi için esas olan amino asit kalıntılarını değişime uğratırlar.هذه المثبطات توجد لتعديل بقايا الأحماض الأمينية الرئيسية اللازمة للنشاط الأنزيمي.
Jerk zamanla ivme değişimdir.وكر" من الأوقات المتغيرة.
Değişimin ivmesi artıyor.سقالات يتغير مستوى الدعم.
Gaz değişimi sürüngenlerde de alveollerde olur ancak diyaframları yoktur.غير أن تبادل الغازات في الزواحف لا يزال يحدث في الحويصلات الهوائية ، ولكن الزواحف لا تمتلك غشاء.
Rusya ve Değişim.الشباب والتغيير.
18 Eylül günü uydu değişimi oldu.في 18 سبتمبر ، تم صد الهجوم.
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.يمكن للناس تغيير الطبقات إذا كسبوا المزيد من المال.
Değişimler çabuk adapte oldular.تأقلموا مع التغيير بسرعة.
İkinci madde, iki ülke arasında savaş esirlerinin değişimi ile ilgilidir.2º Artigo, sobre a troca de prisioneiros de guerra entre eles.
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.Ele compara essa mudança com a chegada de um verão perpétuo, e diz-lhe que "você ganhou a minha vida".
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda yenilgisi ülkeye radikal değişimler getirdi.A derrota na Segunda Guerra Mundial trouxe mudanças radicais para o Japão.
Ve biyologlar belli başlı değişim düzenlerini açıklayabilen süreçleri belirlemiş ve incelemiştir.'E biólogos identificaram e investigaram os mecanismos que podem explicar os principais padrões de mudança."
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Essas mudanças na segunda espécie, por sua vez, causam novas adaptações na primeira.
Su gaz değişimi reaksiyonu İtalyan fizikçi Felice Fontana tarafından 1780'de keşfedildi.A reação de mudança do vapor de água foi descoberta pelo físico italiano Felice Fontana em 1780.
Bundan dolayı, deneyci John Stuart Mill'in dediği gibi, para sadece daha esnek olan bir değişim aracıdır.Daí o dinheiro, como o empirista John Stuart Mill diz, é apenas o meio de troca para ser mais flexível.
Konusal olarak bu değişim hakkında çok şey söylendi.Tematicamente, há muito disse sobre a mudança.
Kimyasal değişimler kristalliği etkiler.As alterações químicas afetam a cristalinidade.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Frank Kameny logo percebeu uma mudança crucial causada pelos tumultos de Stonewall.
Parşömen, Japonya'da meydana gelen sosyal ve politik değişimleri vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır.Foi feito com a intenção de destacar as mudanças políticas e sociais no Japão.
Üyelerde yapılan sayısız değişimlerden sonra Konnor ve Viktor, NXT'de takım olmuştur.Depois de várias alterações nos membros, Konnor e Viktor se estabeleceram como uma tag team no NXT.
Kimyasal sistemler, maddenin fazında değişim veya bir dizi kimyasal tepkime içerebilir.Sistemas químicos podem incluir mudanças de fase da maéria ou um conjunto de reações químicas.
Bu hücreler kalite kontrol uygulamalarında hızlı örnek değişimi için kullanılmaktadır.Estas são usadas para rápida mudança de amostra em aplicações de controlo de qualidade.
Anıların uyku sırasında etkinleştirilmesi, belirli sinir ağlarında kalıcı sinaptik değişimlere neden olabilir.A reativação de memórias durante o sono pode levar a alterações sinápticas duradouras em certas redes neurais.
2002'de Martin Hellman: Sistem...Diffie-Hellman anahtar değişimi olarak bilinmektedir.Martim Hellman escreveu: "O sistema é conhecido desde então como troca de chave de Diffie-Hellman.
Hızın değişim miktarına ivme denir, ve momentum'un değişim miktarı ise kuvvet olarak adlandırılır.A taxa de variação de velocidade é chamada de aceleração, e a taxa de variação de momentum é chamada de força.
Enzimler çevrim sonrası değişim (İng. post-translational modification) aracılığıyla düzenlenir.As enzimas podem ser reguladas através da sua modificação pós-traducional.
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.As células modificadas dos tumores expressam antigénios que não estão presentes em células normais.
Sıra değişimi -4'tür.Dia 4, mude de atitude.
Eğer sistem hal değişimi altında ise bu eşitlik geçersiz olur.Se o sistema fosse instantâneo, essa alteração implicaria uma desigualdade.
Adyabatik bir süreçte ısı ve kütle değişimi olmadığı için q=0 kabul edilir.Porém Q= 0 pois o sistema não realiza troca de calor com o meio.
Her olay bir anda gerçekleşir ve sistemde bir durum değişimini gösterir .Cada evento ocorre em um determinado instante de tempo e marca uma mudança de estado no sistema.
Bu değişim dükkânların tüm Covent Garden’ı kaplamasına kadar devam etti.Ele ajudou os substitutos ao longo de toda a Operação Market Garden.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.O repertório fonêmico também passou por mudanças significativas.
Sembol değişiminde mutlak değerleri değişmediğinden, bu eşit ihtimalleri gösterir.Uma vez que o valor absoluto não é alterado pelo sinal na troca, isto corresponde a probabilidades idênticas.
Franklin'in imajı kariyeri boyunca ani değişimlere sahne oldu.A imagem de Franklin, entretanto, sofreu várias alterações ao longo de sua carreira.
Son yıllarda yeni ürün çeşitleri ve üretim teknikleri ile meyvecilik değişim göstermiştir.Com o passar dos anos, foram surgindo diversas melhorias nos materiais e nas técnicas de fabricação.
Lavralar 5-6 kez deri değişiminden sonra yetişkin olur.Sofrem 5-6 mudas até atingirem a maturidade sexual.
Change.org (Türkçe: değişim).Change.org (em inglês).
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.No entanto, a descoberta de petróleo, no início dos anos 1940, transformou completamente a economia do Estado.
Ebced zaman içinde değişimlere uğramış ve geliştirilmiştir.Ao longo do tempo elas foram se desenvolvendo e se adaptando.
Her evre bir deri değişimiyle tamamlanır.Este critério era satisfeito no fim de cada modificação da árvore.
Bu nedenle sınıflandırmada bölüm başına değişimler gözlenebilmektedir.Por isso, há mudanças na classificação.
Toplam enerji değişimi ne kadar büyükse, bağ o kadar güçlüdür.Quanto maior a variação da energia total, mais forte se torna a ligação.
Değişimi başlatmıştır.A mudança funcionou.
Tepki ve Değişim.Permanencia y câmbio.
İngilizcesini geliştirmek için bir gençken annesi öğrenci değişim programlarına yolladı.Sua mãe a mandou para programas de intercâmbio, na adolescência para aperfeiçoar seu inglês.
Wales, vakfın daha fazla sosyalleşmeye ve daha fazla yazılım değişimine açık olduğundan da bahsetti.Wales disse que a fundação estaria aberta a mais divulgação e mudanças de software.
Bu tür değişimler arasında fosforilasyon, miristoillenme, ve glikozilasyon sayılabilir.Este tipo de modificação inclui a fosforilação, a miristoilação e a glicosilação.
Süperiletkenliğe geçişin hal değişimleri arasındaki türü uzun süren bir tartışma konusuydu.A ordem da transição da fase supercondutora foi uma questão amplamente debatida.