değişim ile cümle
değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Manyetik akım tünellerinin bu değişimi manyetosferik türbülans formunu oluşturur.Lo scambio intercarica dei tubi di flusso è una forma di turbolenza magnetosferica.
Katı cismin konumundaki değişim anlatılandan her zaman daha karmaşıktır.Il riferimento al diavolo è però di più difficile interpretazione.
Katkılama sonrasında, iletkenlik artışlarında bağ değişimi azalır.In conseguenza delle modifiche i costi di manutenzione divennero più bassi.
Kapiller dolaşım sisteminde değişimin olduğu önemli yerlerden biridir.I capillari sono il sito di scambio del sistema circolatorio.
Fakat bu değişim kameraların hepsini toptan çalışmaz hale getirdi.Tutte queste misure erano però annullate dall'eccessivo sovraffollamento delle strutture.
Genetik varyasyon, bir genin dizilimlerinde meydana gelen değişimler olan mutasyon sebebiyle meydana gelirler.Una mutazione genetica si dice indotta quando è causata dall'azione di agenti mutageni.
Değişim öğrencileri bu kulübe katılabiliyor mu acaba?Меня интересует, могут ли студенты по обмену вступать в этот клуб.
Güney Pasifik Üniversitesi mezunu ve aynı zamanda Papua Yeni Gine Üniversitesi'nde değişim öğrencisiydi.Окончил Южнотихоокеанский университет, кроме чего был студентом по обмену в Университете Папуа — Новой Гвинеи.
Elbette bu işlem sıcaklık değişimine duyarsızdır (hidrasyon durumu değişmeden kaldığı takdirde).Британские колониальные войны (1878—1880; 1879; 1880—1881; 1882; 1885—1887).
Kongre, yeni Parti'nin statüsünün, Sovyet toplumunun sınıf yapısındaki değişimleri yansıttığını tasdik etti.Съезд принял новый Устав партии, отражавший изменения в классовой структуре советского общества.
Kısa zaman içerisinde Frank Kameny, Stonewall ayaklanmalarının getirdiği muazzam değişimi fark etti.Фрэнк Камени вскоре понял смысл перемен, вызванных стоунволскими беспорядками.
Değişimin ivmesi artıyor.Смена растет.
Rusya ve Değişim.Изменится ли Россия?
Tepki ve Değişim.Движение и изменение.
Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.Активно осуществляется студенческий обмен.
Yaklaşık olarak bu zamanlarda NASA rehberleri adada şiddetli anormal sıcaklık değişimleri gözlemlemiştir.Примерно в то же время спутники NASA фиксируют на острове резкие температурные аномалии.
RFC 2409 Internet Anahtar Değişimi (IKE)’ ni tanımlamış.RFC 2409 (The Internet Key Exchange ) — обмен ключами.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Обведённый код 6EQUJ5 описывает изменение интенсивности принятого сигнала во времени.
Ayrıca, teorik olarak, iyon değişim reçinelerini kaldırabilen demir konsantrasyonu çok yüksektir.Причем теоретически, концентрации железа, с которыми могут справиться ионообменные смолы, очень велики.
Bu değişimleri onaylayacak bir kanıt henüz bulunamasa da araştırmalar devam etmektedir. .Пока нет убедительных доказательств таких изменений, но они остаются предметом исследований.
Bu değişimlerden sonra 1984'te 'The Return of Godzilla' filmi çıktı.Здание появилось в фильме 1984 года «Возвращение Годзиллы» .
Daha sonra 1727 yılındaki Kyakhta Antlaşması ile Rusya ilk düzenli mektup değişimini sağlıyordu.Кяхтинским договором 1727 года с Россией предусматривался первый регулярный обмен почтой.
Sadece kötü bir değişim geçirmiş meleksin." dedi.Человеку, который увидел ангела» (неопр.).
İlk üretimden bu yana pastiller çok az değişim geçirmiştir.С тех пор блюдо претерпело минимальные изменения.
Değişim toplantıları etkileyen bir hatayı düzeltti.Исправлена ошибка, влиявшая на функциональность собраний Exchange.
Bu değişim sırasında 1000 Gulden 1 dolar kurundan yapıldı.Обменный курс составил 1000 гульденов за один доллар.
Her şey ateş gibi sürekli bir değişim hâlindedir.Огонь постоянно изменяется, впрочем как и остальные элементы.
Cevirim sonrası değişime bir diğer örnek, polipeptit zincirin kesilmesidir.Ещё один распространённый тип посттранляционных модификаций — расщепление полипептидной цепи.
Her olay bir anda gerçekleşir ve sistemde bir durum değişimini gösterir .Событие происходит в определенный момент времени и знаменует собой изменение состояния системы.
O bu değişime dört örnek verdi.В нём были произведены четыре основных изменения.
Bu nedenle nüfus istatistikleri farklı bölgelerde yaşanan değişimleri maskeleyebilir.Аналогично социальный интеллект может быть описан в пространстве этих трёх переменных.
Bugün Berliner Ensemble sözcüğünün kullanımı değişime uğradı.Из-за этого повседневно используемый берлинский диалект также претерпел изменения.
Takas Sözleşmeleri: Takas Sözleşmeleri nakit akışlarının değişimi üzerine yapılan anlaşmalardır.Они признавали, что Божественное повеление имамам может измениться на противоположное (бада).
Ama uydu değişimi ertelendi.Но менять амплуа было поздно.
Her bir sistemdeki değişim kaçınılmaz olarak diğerlerini de etkiler.Изменения в любом из фасетов не оказывают существенного влияния на все остальные.
Bu bakteriler sıcaklık değişimlerine karşı da oldukça hassastırlar.Однако эти личинки очень чувствительны к изменениям температуры.
"Kremlin'de nöbet değişimi".«Спецпредставление в Кремле».
Rehineler Suriye hükümetinin elindeki esir muhaliflerle değişim sağlanarak serbest kalmıştır.Их освободили в результате обмена на трёх пленных сирийских офицеров.
Bu prensip sonradan kendisinin adıyla, "Locard'ın değişim prensibi" olarak anılmaya başlanmıştır.Это стало известным как «локаровский принцип обмена».
Bu bakımdan karakterlerin oturdukları yerlerin değişimi de daireseldir.Более того, адреса на которые необходимо совершить переход, будут похожи.
Üniversitenin pek çok ülkedeki üniversiteler ile öğrenci değişimi anlaşması bulunmaktadır.Университет Мармара участвует в программе по обмену студентов с университетами многих стран.
ABD'nin Irak'a girmesiyle beraber Suriye'nin Irak Kürtleri ile ilişkilerinde de değişim yaşanmıştır.Намёки на изменение отношения США к Ираку были тепло встречены Багдадом.
Durum geçmiş hakkında bilgi saklar, örneğin başlangıçtan şu anki duruma kadar girdi değişimlerini gösterir.Ты понимаешь, что прошлое, начиная со вчерашнего дня, фактически отменено?
Diller zamanla değişime uğrarlar veya tamamen yok olurlar.В других языках он заменился , , , или пропал совсем.
"Değişim rüzgârı" Britanya İmparatorluğu'nun sona ereceği anlamına geliyordu.Расхожее в эту эпоху выражение «ветер перемен» означало, что дни Британской империи сочтены.
Germen kültürü de değişime uğramıştı.Отношение ОУН к немцам также изменилось.
Lacombe, takımdaki değişime başladı.Реви стал производить изменения в команде.
Bu önemli süreçte, iki değişim yapıtaşı niteliğinde olmuştu.За время существования были произведены два серьёзных изменения конструкции.
Mevsim değişimlerine karşı şaşırtıcı derecede duyarlıdır.Чётко выражена смена сезонов года.
Üçüncü Kitap: Değişim iki hafta sonra geçer.Но одно условие — деньги должны быть через две недели.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Исследование этих аномалий приводит к научной революции и смене парадигм.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Таким образом, за ~75 лет ось совершает полный оборот.
Anahtar değişiminin diğer bir yöntemi, bir anahtarın diğer anahtarı kapsüllemesidir.Изменение ключа — создание нового ключа, который может заменить существующий ключ.
Bu öykünün küçük değişimlerle üç büyük dinin kutsal kitaplarında aynen yer aldığı düşünülmektedir."Только вместо снега люди с ужасом увидели листы из священных книг".
Tüm karakterlerin yaşadıkları değişim aynı biçimde olur.Переменные должны иметь одинаковые типы.
Geçiş durum değişimini gösterir ve geçişi sağlamak için yapılması gereken koşulla tanımlanır.Доктор понимает, что это альтернативная реальность и нужно изменить её.
Bu söz konusu olay, görece bir geçekliğin başka görece olan bir gerçeklikle değişimidir.И именно в этом ключевое отличие дополненной реальности от смешанной реальности.
Tümleşik değişim dentimi yap.Сертификат типа Спорный ремонт.
Kimyasal değişim aynı zamanda aleti aşınmaya da daha dayanıklı hale getirebilir.Одновременно возрастает химическая стойкость.
Ancak bu eğitimler dönemler halinde çeşitli değişimlere uğramıştır.Разные культуры вступили в этот период развития в разное время.