değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Martinelli, Mayıs 1998'de kurulan Demokratik Değişim partisi başkanı oldu.Asamoah ist Vorsitzender der im Jahr 2006 neu gegründeten Partei Democratic Freedom Party geworden.
Yıldızın dışında gerçekleşen fiziksel süreçlerle oluşan değişimlerdir.Die Wechselkurse entstehen vollkommen außerhalb dieses Systems.
Değişiminin hikâyesi Sufi menkıbelerin en meşhurlarından biridir.Der Schutz des Rindes ist für mich eines der wundervollsten Phänomene in der menschlichen Evolution.
Grup, kurulduktan birkaç yıl sonra birçok üye değişimi yapmaya başladı dağılana kadar.Unmittelbar nach der Gründung erwarben zahlreiche andere Verbände die Mitgliedschaft...
Vücut ısı değişimlerine hızlıca adapte olur.Le corps s'adapte rapidement aux changements de température.
Neden değişime ihtiyacın var?Pourquoi as-tu besoin de changement ?
İnsan vücudundaki diğer herhangi bir kemik gibi, alveol kemiği de tüm yaşam boyunca değişime uğrar.Comme tous les autres os du humain, l'os alvéolaire est modifié tout au long de la vie.
Su gaz değişimi reaksiyonu İtalyan fizikçi Felice Fontana tarafından 1780'de keşfedildi.La réaction du gaz à l'eau a été découverte par le physicien italien Felice Fontana en 1780.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Les médecins lui prescrivent un changement d'air.
Fonemik repertuarı da bazı değişimler yaşadı.Le répertoire phonémique subit également quelques changements.
1985-86 eğitim-öğretim sezonuyla birlikte her iki ülke arasında öğrenci değişimine başlandı.Avec l'année scolaire 1985-86, un échange d'élèves a commencé entre les deux pays.
Kadın giyiminde değişim çok kısıtlıdır.La forme du costume féminin se métamorphose très peu.
Zararlar engellenmelidir; engellemek için Yahudiler değişime uğratılmalıdır.Il faut arrêter le mal en l'empêchant ; il faut l'empêcher en changeant les Juifs.
1842'de sadece emilen ışık ışınlarının kimyasal değişime sebep olabileceğini öne sürmüştür.En 1842 il proposa que seuls les rayons lumineux étant absorbés pouvaient produire des changements chimiques.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Les changements de température peuvent être rapides.
Liman, 1998 yılında patlayan Etiyopya ile Eritre arasındaki savaş sırasında büyük değişim yaşadı.Le port a connu un regain d'activité en 1998 lors de la guerre entre l'Éthiopie et l'Érythrée.
Ancak şirket 2006’da 13. bir üyenin, Kyuhyun ’un eklenmesiyle değişim konseptini terk etti.Seulement, ils ont changé les plans lorsque la compagnie a ajouté une treizième membre au groupe : Kyuhyun.
Normalde hızdaki değişim küçüktür.En situations normales, les changements de vitesse sont mineurs.
Tayfı, aynı süre içinde dikeyhız değişimi gösterir.La police de caractère change par la même occasion.
İkinci madde, iki ülke arasında savaş esirlerinin değişimi ile ilgilidir.En vertu de l'article 13, échange de prisonniers de guerre.
2004 yılında, Değişim için Diplomatlar ve Askeri Komutanlar örgütünün 26 kurucu üyesinden biri oldu.En 2004, il est l'un des 26 fondateurs de la Diplomats and Military Commanders for Change (en).
Değişimin ivmesi artıyor.Le glissement s'en trouve augmenté.
Duygusal hallerin hızlı değişimi.Un soudain revirement de sentiments !
Bu şekilde daha dar bir pH aralığında kesin renk değişimi elde edilir. ^ TÜBİTAKVoilà pourquoi une fleur vieillissante change de couleur, en effet son pH augmente.
Bu olaya değişim (differentiation) denir.On appelle cette modification « distorsion ».
Farklı malların değişiminde değişim oranları para ile belirlenir.Avec l'échange des biens vint l'échange des idées.
Lise yıllarında Almanya'da bir değişim öğrencisi olarak bir yıl geçirdi.Elle a fait un an d'échange universitaire en Allemagne.
Birinci konunun değişimi kendisinin tekrarı gibi geliyor.On remarquera que le premier item est inversé.
Üstelik bu değişimler geçici olmayabilir.Parfois ces changements peuvent ne pas être palpables.
Tamire, değişime ve gelişime uygun bir yapısı vardır.Produire, moderniser et intervenir semble à présent une priorité.
Ama 1940'larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi değişime uğradı.C'est la découverte du pétrole dans les années 1940, qui va complètement transformer l'économie du pays.
Büyük değişimlerin yılıydı.C'est une période de grands changements.
Kimyasal değişimde maddenin aynı zamanda molekül yapısıda değişir.Les transformations chimiques ont lieu au niveau moléculaire.
Mişima bu değişimin oldukça erken farkına varmıştı."Le premier n'a, à l'évidence, pas considéré ce changement de tempo ».
Radyasyon ayrıca Galileo’nun ultra-sabir kuvars osilatöründe evre değişim ve kaymalarına neden oldu.Le rayonnement a également causé des changements de phase de l'oscillateur à quartz ultra-stable de Galileo.
Sıklıkla ruh hali değişimleri yaşarım.Par conséquent, je suis souvent de bonne humeur.
Pratiksel düşünceler de bu değişimin uygulanmasını etkiledi.Il est probable qu’une considération pratique ait joué un rôle dans ce changement.
Bu değişim hikâyenin gelişiminden kaynaklanıyordu.Cela était dû en partie à une évolution de sa pensée.
Devre arasında ise saha değişimi yapılır.Il y a ici confusion entre les transformations.
Sıra değişimi -4'tür.Variante du Bre.4.
İklim değişimleri, sıcaklık ve nemdeki değişiklikler dolayısıyla tarımsal ürünlere etki etmektedir.Des transformations d'état, les transitions de phase, affectent les gaz.
Bu değişiklik, daha sonra Ekim anayasası'na yol açacak değişimlerin başlangıcı oldu.Pour certains, elle représente le changement que promettait le Printemps arabe.
Grupta, 1978'den beri sürekli olarak üye değişimleri yaşanmaktadır.Depuis 1978, le groupe fait régulièrement des tournées à travers le monde.
Üniversitenin pek çok ülkedeki üniversiteler ile öğrenci değişimi anlaşması bulunmaktadır.L’école fait de programmes d’échange avec beaucoup de pays.
Ancak, büyüklük değişimleri çok fazla değildir.Les variations ne sont pas rares.
Dünya, kabuk yüklemesindeki değişime nasıl tepki verir?Quel est le rôle des turbulences dans le processus de reconnexion ?
Bu değişim sırasında 100 eski markka = 1 yeni markka paritesi kullanılmıştır.Lors de la réforme monétaire de 1963, le nouveau mark a été mis en service, équivalent à cent anciens marks.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Au même moment survient une menace pour la planète.
Bu değişim ölçüsü örneği çok fazla etkiler.Ce changement de paradigme a de très grandes conséquences.
Birkaç değişimden sonra dış hattı 1936'da belirlendi.Il circula après le changement d'écartement de la ligne en 1932.
Kültür Devrimi ile kesintiye uğrayan bu değişimler 1972 yılında yeniden başlamıştır.Les échanges ont été interrompus par la Révolution culturelle mais ont été rétablis à partir de 1972.
Bu değişimler 1990'lar ve 21. yüzyılda da hissedilmeye devam edilecektir.Cette distinction se poursuit au XXe siècle et au XXIe siècle.
Tepki ve Değişim.Recherche et remplacement.
Ekonomik ve değişim değeri olmayan mallardır.Les valeurs des performances et consommations ne changent pas.
Fakat pratikte pek fazla bir değişim yaşanmadı.Dans les faits, peu de choses changèrent.
1999 yılında Tsvangirai, Demokratik Değişim Hareketi (Movement for Democratic Change) partisini kurdu.En 1999, Morgan Tsvangirai fonde le Mouvement pour le changement démocratique (MDC).
Gözler ve Değişim Körlüğü.Survie et points de mutation.
Link Değişimi: Karşılıklı link alışverişi / linkleme.Article détaillé : Marketing relationnel.
Diğer problem ise modellerin hız değişimini açıklamakta yetersiz olmasıydı.La seule chose qui leur manque est le changement de vitesses.
Birinci yasa başlangıç ve son durumlardaki değişimin simetrik olduğunu açıklar.Le premier chapitre aborde le moment où le milliardaire change définitivement d'identité.

İlgili Sayfalar