değişim ile cümle

değişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İşte bence bu yönde kesinlikle bir değişim olmalı.This should be changed for sure.
Ulusal havayolu şirketi Olympic Airlines ve Aegean Airlines değişime hazır olduklarını açıkladılar.National air carrier Olympic Airlines and Aegean Airlines say they are ready for the change.
Beş yıldır süren demokrasi değişimi sonunda, Sırplar ekonomik açıdan hâlâ çabalıyorFive years after democratic changes, Serbs still struggle economically
Böyle giderse değişim zor." dedi.As it is, change seems to be far away," he wrote.
Yeni Hükümet bu değişimi dikkate almak zorunda kalacak.This has created some important challenges, which the incoming government will have to address.
BM: İklim değişimi krizi hâlâ önlenebilirUN: Climate change crisis still preventable
Bazı parti yöneticileri değişimden yana olduklarını ima etti.Some party executives have indicated support for change.
LDP lideri, resmi politikada değişim çağrısında bulunuyor.The LDP leader calls for a change in official policy.
Batılı siyasetçiler, seçim bölgelerinde yaşanan değişime yanıt vermek zorunda kalıyor.Western politicians have had to respond to the change of mood in their electorates.
Küresel iklim değişimiyle ilgili bir komisyon, Balkanlar'da sıcaklıkların artacağını öngördü.A panel on global climate change predicts rising temperatures in the Balkans.
Çabalar, iklim değişimlerine hazırlanmaya ve uyarlanmaya yöneltilecek.Efforts will be directed to prepare for and adapt to climate changes.
SETimes: Agos kuruluşundan bu yana nasıl bir değişim geçirdi?SETimes: How has Agos changed since its foundation?
Son birkaç yılda nasıl bir değişim oldu?How has it changed in the past few years?
Demokratik değişimlerin beşinci yılını kutlayan Belgrad'da genel hava iyimser.In Belgrade, which is marking the fifth anniversary of democratic changes, the mood is optimistic.
Gross: Değişim, bu bakımdan hem tabandan hem de tavandan gelmelidir.Gross: Change in this regard must come both from the top and the bottom.
Yükselen deniz seviyeleri iklim değişimine bağlanıyor.The rising sea levels are being attributed to climate change.
ABD başkan yardımcısından Romanya'daki değişimlere övgüUS vice president hails changes in Romania
Ancak El Esad, hiçbir gerçek değişime uygun bir ruh halinde olmadığını gösterdi.Al-Assad, however, has shown himself in no mood to implement any real change.
Değişim inanılmazdı."The change was unbelievable."
Milletvekili, her türlü değişimin fazla uzayan "statüko"dan iyi olduğunu belirtti.Any change is better than status "quo" which has been in effect too long, she said.
Balkanlar'da değişim rüzgarları mı esiyor?Winds of change in the Balkans?
Bu değişim süreci için sağlam temeller oluşturabiliriz.We can provide solid foundations for this process of change.
Seçmenler değişim istedi, Silayciç gittiSilajdzic out as voters demand change
Bu günlerdeyse değişim rüzgarları hissediliyor.These days, though, the winds of change are apparent.
Yalnızca toplumsal bir değişim, sokaktaki vatandaşın hayatında fark yaratabilir.Only societal change can make a difference to ordinary people's lives.
AGİT, 11 yıl ve belirgin değişimlerden sonra, Hırvatistan'daki görevinin tamamlandığını söylüyor.After 11 years and many dramatic changes, OSCE says its mandate in Croatia has been fulfilled.
Hayri Yağmur, Diyarbakır'a gerçek değişimin gelmesini istiyor.Hayri Yagmur wants to see real change come to Diyarbakir.
Forumda tiyatronun siyasi, sosyal ve estetik değişimdeki rolü tartışılacak.The forum will focus on theatre's role in promoting political, social and aesthetic change.
Sırbistan'ın dünya önündeki imajı değişime uğradı.Serbia's image in the eyes of the world has transformed.
Değişim dönemi başlamıştı.The era of change had begun.
Gazete pazarı büyük değişimler geçiriyor.The newspaper market has been undergoing massive changes.
Güler, filmin Türkiye'deki medya kültüründeki değişimleri de yansıttığını da ekledi.He added that the movie also reflects changes in Turkey's media culture.
Ekonomik açıdan zorlu zamanlarda, Karadağlılar değişim için açlık grevlerine başvuruyorlar.In economically challenging times, Montenegrins have embraced hunger strikes to effect change.
PDK'dan Haliti: değişim umut ediyoruzPDK's Haliti: hoping for a change
Makedon muhalefet lideri Branko Zrvenkovski yaygın şüphecilik ortamında değişim sözü veriyor.Macedonia's opposition leader Branko Crvenkovski promises change amid widespread skepticism.
Arnavut bankacılık sisteminde değişim işaretleriSigns of change in Albania's banking system
Bakan, gecikmenin nedeni olarak Yunanistan'daki hükümet değişimini gösterdi.He attributed the delay to the change of government in Greece.
Kriz derinleştikçe, ülkedeki toplumsal değişimin ilk sinyalleri de görülmeye başlıyor.As the crisis deepens, the first telltale signs of social change are appearing.
Bu arada ND değişim zamanının geldiğini söylüyor.The ND meanwhile says it is time for change.
Bu akımlar değişime direnç gösteren bölgelerde önemli sonuçlar doğuruyor.These currents have major implications in areas that resist transformation.
Yunanlılar değişimin gelmesinin uzun sürdüğünü hissediyorlar.Greeks feel that the change has been long in coming.
Belgede gelecekte yapılacak ortak projeler, araştırma gezileri ve öğrenci değişimleri öngörülüyor.The document establishes the basis for future joint projects, study visits and student exchanges.
Romen Siyaset Sahnesi Değişime HazırlanıyorRomanian Political Landscape Prepares for Changes
Miloseviç dokuz ay içinde yeni bir para girişiyle mali değişimi baltalamayı bildi.Milosevic undermined the monetary change within nine months with a new influx of money.
Yirmi yıl önce yapılan öncü bir toplantıda, siyasi değişime zemin hazırlanmıştı.A pivotal meeting twenty years ago set the stage for political change.
Makedonya, on aylık küçük bir birlik değişim projesinin parçasıydı.Macedonia, was part of a ten-month small unit exchange project.
Bu değişim, aslında bir çeşit yeni Osmanlıcılık akımının bir sonucu mu?Is what is really happening a kind of neo-Ottomanism?
Sırbistan'da Sosyalistler değişim rüzgarlarına yelken açtılarSerbia's Socialists sail on the winds of change
Bu gibi değişimlerle, SPS başta gençler arasında olmak üzere yeni üyeler çekmeyi başardı.Through such changes, the SPS has managed to attract new members, particularly among youth.
Eserde Kosova demiryollarının tarihi ve geçirdiği değişimler konu ediliyor.It relates the history of the Kosovo railway and the transitions it has faced.
Protokolde öğrenci değişimleri ve kültürel işbirliğinin ilerletilmesi öngörülüyor.The protocol envisions student exchanges and better cultural co-operation.
Seçmenler temelden değişim sunuyor gibi görünen bir partiye hücum ettiler.Voters flocked to a party that seemed to offer a substantial change.
Askerlik hizmeti 1945'ten beri zorunlu olmasına karşın süresi zamanla değişime uğradı.Military service has been obligatory since 1945, but its term has changed over time.
Daha yakına, Balkanlar'a bakıldığında, Facebook ve Twitter yine değişimde lokomotif rolü oynuyor.Closer to home in the Balkans, Facebook and Twitter are engines of change as well.
Ahtisaari: Kosova'daki siyasi değişimler statü müzakerelerini etkilemeyecekAhtisaari says political changes in Kosovo will not affect status talks
Söz konusu değişim, Kamu Sağlık Yasasında geçen ay yürürlüğe giren bir değişiklikten kaynaklanıyor.The change stems from an amendment to the Law on Public Health that went into effect last month.
Çok fazla belirsizlik mevcut ve dünya ciddi bir değişim sürecinden geçiyor.There are too many uncertainties around, and the world has been undergoing considerable change.
Misceviç: Ordunun profesyonelleşmesi büyük değişim ve dönüşüme yol açtı.Miscevic: The army's professionalisation resulted in a great change and transformation.
Hızlı bir değişim sürecine girme çağrısında bulunan parti, bu konuda seçmenlerin de desteğini aldı.The party has been calling for swift change, and voters responded to that call.
Herhangi köklü bir değişim olmayacak." dedi."I don't think that any big change will take place in the structure.

İlgili Sayfalar