Seslerde değişiklik olabilir.声色を変えられる。
Değişiklik, Taraf Devletlerin basit çoğunluğuyla onaylanacaktır.可決には単純過半数の賛成を要する。
Diğer genetik değişiklikler ebeveynler tarafından tohum hücrelerin oluşturulması sırasında ortaya çıkabilir.娘細胞は母細胞の表層で組み立てられ出芽する。
Koşulların gözlemlenmesi havadaki burgaca ve termal değişikliklere bağlıdır.シーイングの条件は、大気中の乱流や熱変動に依存する。
Bu çok önemli bir değişiklikti.これは本質的な変化であった。
3. yüzyıl sonlarında önemli değişiklikler oldu.20世紀には、3回の大きな変化があった。
Bu yıl festival yönetiminde de değişiklik yapıldı.この年もフェスティバルのために再度渡欧した。
İlk tasarlandığından beri tasarımında donanım geliştirmeleri haricinde pek bir değişiklik olmamıştır.制服制定以来、このデザインはほとんど変わってはいない。
Dış görünümde pek fazla değişiklik olmaz.外見に大きな変化は見られない。
Selim'in hükümranlığı sırasında önemli bir değişiklik daha olmuştur.ノルマンディーでは公の統治により大きく変動した。
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.同様の警告は日本の厚生労働省からもされている。
Çin'de büyük değişiklikler oldu.中国に大きな被害を出した。
O günden beri bayrağın tasarımında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.この球団旗は以降、変更されていない。
LED farlar eklenmiş ve küçük ölçekli bir takım değişiklikler yapılmıştır.ダンジョン追加や細かな仕様変更等がなされた。
Bundan sonra bazı mahallî değişikliklere uğramıştır.やがて彼女に大きな転機が訪れる。
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.この転換には、選挙の情勢が影響している。
Ama ne değişiklik!変更なし。
Gerçekten de tamamen bir değişiklik yap, fundalığı dene.変えるなら徹底的に変えろ!
2010 Nisan ayında seçim kanunda birtakım değişiklikler yapıldı.2010年4月に新党改革に改称。
Derginin yayın kadrosunda önemli bir değişiklik olmamıştır.番組の内容に大きな変更は無し。
Otobüs ücretlidir ve mesafeye göre değişiklik gösterir.代替バスは距離制の運賃である。
Oyunun hızı da oyuncuların patenli olup olmamalarına bağlı olarak değişiklik gösterir.体力はプレイヤーが負傷しているかどうかで変化する。
Mevsimler çok az değişiklik gösterir.季節変化は比較的少ない。
Bazı içsel değişiklikler nedeniyle, 2003 yılında bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak yeniden kuruldu.1998年の憲法改正に基づき、2000年から2001年にかけて実施された自治体の再編により、基礎自治体として発足した。
Ancak kimi gelişmiş ülkelerde bu tanımın standartlarında değişiklik görülmektedir.不良の中でもこのスタイルに変化する者が現れた。
7. Yürütülebilir dosyadaki değişiklikleri kaydet.変更可能な項書き換え。
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.雌にはこのような変化は見られない。
Bu süreç boyunca ekonomi politikalarında da değişiklikler gerçekleştirildi.それに伴い、経済面での改革も進んだ。
Tarım alanında da gerçek anlamda bir değişiklik olmadı.農地改革にはやる気が全く見えなかった。
Önceki yıllara göre bazı değişiklikler vardı.年によって若干の変化はある。
Ülkedeki diğer tüm inançlarda olduğu gibi bu politikayla da İslam köklü değişiklikler geçirdi.このため、国内のあらゆる宗教と同様、イスラム教も抜本的な変革を迫られることとなる。
Birçok kez de, aynı eseri birkaç kez küçük değişikliklerle çizdi, bazılarında da hiçbir fark olmadan.更に彼はしばしば同じ構成で絵を描いたが、それらにはほとんど違いがないか、全く違いがないものがある。
Güvenlik durumu kaybı işlenen suça göre değişiklik gösterir.安寧から破滅に変わる場所。
Pnömatika benzerine pek rastlanamayacak değişiklikte bir kitaptır.特記しない限りペンシラーとしての作品である。
Bu Harold'un hayatına köklü bir değişiklik getirecektir.ヘーゲルの人生にとって大きな転機が訪れる。
17. ve 18. yüzyıllarda bu klişede pek bariz değişiklik görülmez.17世紀と18世紀を通じて、村にこれといった変化はなかった。
Gazetenin dış görünüşü ve logosunda değişiklikler yapıldı.カタログの乱丁と会場の変更が行われた。
Müziği düzgün bir şekilde ilerletmek için aynı zamanda hafif bir değişiklik yapılması gerekebilir.そのことで成体になるまでに環境の変化があっても柔軟に適応することができるとされる。
Yük kapasitesini artırmak için, bir değişiklik gerekir.転送速度などに違いが生じることから、何らかの改造が必要になる。
Yıldan yıla seçici kurulların içinde de değişiklikler olmaktadır.(年度により、若干の変更の可能性あり。
Ancak; halen 25. madde üzerinde bir değişiklik yapılmamıştır.56番に対する代替エントリーは行われなかった。
Dizi eski oyuncu kadrosunda küçük bir değişiklik olmuştur.ただし、若い衆役(大部屋俳優)の出演者に一部変更があった。
Değişikliklerin diğer ortak çalışanlara yayılması birkaç saniye sürer.合体した者は、敵の動きを数秒止めることが出来るようになる。
Bu konudaki kanun ve anayasa değişiklikleri 2012 tarihlidir.本条文は2012年の憲法改正でも修正されず現在に至る。
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.このような大きな転機が、今の彼を作り出している。
Bununla birlikte, tarih alanındaki yazılarında bir değişiklikte bulunmadı.なお、この回はストーリー面での大きな変更はない。
Fakat bu bilgisayarlarda bulunan dosyalarda değişiklik yapılamamasını kapsar.この場合、データの変更は全く行われない。
Fakat değişiklikten önceki "Kadamut" ismi kullanılmaya devam edilmiştir.以降名称変更の継続運営が続く。
Bu eserinde orijinal örnekten bazı değişiklikler yapmıştır.このことにより原作から変更された設定もある。
Öyle ciddi değişiklikler olmuştur ki, arkadaşları ona artık "bizim Gage" diyememektedirler.後輩からは慕われているが、「親友」と呼べる友人はいない。
Böylece merkeze bağlı ilçe sayısı on olmuştur; bağlı sancak sayısında herhangi bir değişiklik olmamıştır.下に置く兵事区の数が増えたものの、師団管区ないし師管の実態に大きな変更はなかった。
Yalnız sakal uzamasında, hemen hemen hiç değişiklik görülmez.エルフである為、外見はほとんど変化していない。
Samsung Experience, Android'in varsayılan ana ekranında birkaç değişiklik yapar.インテリアにはこれも起亜車初となるAndroidOSをベースとした8インチタッチスクリーン式ナビゲーションが備わる。
Böylece yapım şirketleri değişiklik için soru sormayacaktı.ただし、製造会社の変更のみで、製造場所については変更されていない。
Değişiklikler arasında, simgelerin maksimum boyutu 256x256 artış olmuştur.マップサイズが最大256×256ヘックスになった。
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.しかし、これらの要求は交渉の途上で修正が加えられることがある程度期待できる。
Jüri üyeleri gençler ile ellili yaşlardakiler arasında değişiklik göstermektedir.老人も若者と変わりないことを宣告する。
Kat sayısı kılıçtan kılıca değişiklik gösterir.剣の当たり方によってヒット数が変化する。
Hedef ve fırlatma zamanı üzerinde yapılan değişikliklerden başka, görev profili neredeyse aynı kaldı.除了發射時間與目標的改變外,這個任務幾乎保持一樣。
1924 yılında Tucholsky'nin özel hayatında da büyük değişiklikler oldu.1924年也是图霍夫斯基私人生活的转折点。