değişik ile cümle
değişik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların boyutları yani uzunluk ve yükseklikleri çok değişiktir.Leur niveau, donc leur étendue est variable.
Genelde değişik dosya biçimlerini tanır.Souvent, elle reconnaît plusieurs formats de fichiers.
Kulübün değişik yaş kategorilerinde oynadıktan sonra 17 yaşında A takıma yükseldi.Il évolue dans les différentes catégories de jeunes du club, de son arrivée jusqu'aux moins de dix-sept.
Ölünün yüzünde, durumunda, ölümünden sonra görülebilen değişiklikler başlar.Apprendre à regarder la mort en face, enfin, vous voyez.
Bu yeni çekimlerin çoğu arka plan değişikliklerinden oluşuyordu.Les dépendances sur les côtés longs étaient le résultat d'une modification ultérieure des plans.
Ohri Ayasofya'sı, cami haline getirildiği sırada bir takım değişikliklere uğramıştır.Un musée (Museo degli orsanti) leur est consacré à Compiano.
Daha yenilikçi takımlar bu dramatik değişikliği maksimize etmek için başka yollar buldu.Certains auteurs ajoutent cependant d'autres explications à ce changement tactique.
Bir grafiksel kullanıcı arayüzü değişikliği de sürüm 4'te önemli rol oynuyor.Cependant, il continue à utiliser une coordonnée de temps imaginaire comme quatrième dimension.
Yüzüklerin üzeri değerli taşlar ile işlenmiş, her taş değişik bir anlam ifâde etmiştir.Chaque trou est serti d’un anneau (cheminée) sur lequel repose la clé.
Her iki kuruluşun tüzüklerinde önemli değişiklikler 1952, 1970 ve 1979'da gerçekleşti.Trois grandes réformes ont contribué à faire évoluer notablement cette répartition : 1930, 1972 et 2005.
McLaren 2014 yılına büyük değişikliklerle başladı.En 2014, Mailjet connaît de nombreuses évolutions.
(Kazanılan para miktarında bir değişiklik olmaz.)(Supposez que vous perdiez votre argent.)
Bununla birlikte faillerin hakları konusunda savaş sonrası döneme dek önemli değişikliklere gidilmedi.Il n'y a pas vraiment d'évolution par la suite jusqu'à la période d'après-guerre.
Şu an 32.000 öğrenci 90 değişik alanda eğitim görmektedir.Aujourd'hui, l’école accueille plus de 2 000 étudiants de 90 nationalités différentes,.
Ardışık değişiklikler sadece WYSIWYG düzeyinde yapılır.Le changement d’heure ne s’appliquera qu’en zone occupée.
Yağış da aydan aya çok değişiklikler göstermektedir.La pluviométrie mensuelle présente également une grande variabilité.
Don Pasquale bu değişikliklerden hem hoşlanmaz sinirlenir hem de korkar.(Dortlu:Son tradito, son tradito).Don Pasquale est horrifié et furieux (quatuor : Son tradito, son tradito).
İklim değişimleri, sıcaklık ve nemdeki değişiklikler dolayısıyla tarımsal ürünlere etki etmektedir.Des transformations d'état, les transitions de phase, affectent les gaz.
Bu değişiklik, daha sonra Ekim anayasası'na yol açacak değişimlerin başlangıcı oldu.Pour certains, elle représente le changement que promettait le Printemps arabe.
Bu baskı birkaç küçük değişikliklerle ilk bölümün hemen hemen aynısıdır.Cette version est presque identique à la première à part quelques modifications mineures.
17 Şubat 2006 tarihinde Finlandiya parlamentosu Fince alan adlarını düzenleyen bir yasa değişikliği onayladı.Le 17 août 2004, le parlement de la Serbie a passé une nouvelle loi qui recommande les nouvelles armoiries.
Değişiklik ve eklentilerle yayınlanıyor.Il est important de gérer efficacement les changements et les ajouts.
Etrüsklerin kökeni hakkında birçok değişik hipotez mevcuttur.Cependant, il y a diverses inquiétudes concernant les hyperviseurs actuels.
Bu küçük değişiklikten başka anlamlar çıkarılmasına sadece çok şaşırıyorum.Cette version n'a bénéficié que de changements mineurs.
1810'larda akciğer kanseri ile ilgili değişik görüşler ortaya atılmaya başlanmıştır.Divers aspects du cancer du poumon ont été décrits avec plus de précisions en 1810.
Sofyanidis, sadece futbolda değil, değişik spor dallarında da mücadele etmiştir.Louis Nicollin n'investit pas seulement dans le football, mais aussi dans d'autres sports.
18. yüzyıl boyunca aynı isimde değişik kulüpler kuruldu.Au XVIIe siècle, le domaine du même nom a été bâti autour.
İkinci evre çanak çömleği ise büyük değişiklik göstermektedir.La deuxième gare marque un changement crucial.
Çok önemli iki değişiklik yapıldı Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından.Plusieurs changements sont apportés au programme olympique.
İlaç ve petrokimya endüstrisinde çok değişik uygulamaları vardır.Les dérivés de la pyridine sont très nombreux dans la pharmacie et dans l’agrochimie.
Kuvvetler ayrılığıyla ilgili önemli değişiklikler yapılmıştır.Là aussi, des modifications importantes sont faites en ce qui concerne la répartition des passagers.
Bazen değişiklik gösterebiliyor .Le changement est parfois spectaculaires.
Gebelikteki en belirgin değişikliktir.La planche de bord est le changement le plus visible.
1994'te kabul edildikten sonra Anayasa'da 1996'da ve 2004'te olmak üzere iki değişiklik yapılmıştır.Les deux fêtes ont ainsi été organisées en alternance, jusqu'en 1996.
Diğer bir değişiklik kota konusunda yapıldı.La plus grande différence réside dans le changement de ville.
1 Mayıs 2009'da gerçekleşen kabine değişikliği sonrası Devlet Bakanı olarak 60. Hükümette yer aldı.Le 1er mai 2009 il a été nommé en qualité de ministre d’État au cabinet du 60e gouvernement.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Une telle conséquence d’une mutation était imprévisible.
Bu değişiklikler başarılı oldu.Et ce chantage a réussi.
2003 yıllında araç'ın iç tasarımına biraz değişiklikler yapıldı.Durant toute sa vie, il opéra de rapides changements au niveau du design des armes.
2015 yılında başka değişikleri yapıldı.En 1995, de nouveaux changements sont apportés.
Değişik ülkelerden hayranları bu konsere akın ettiler.Plusieurs centaines de fans de tous pays font le déplacement pour ce rassemblement unique.
Yeni sezonda ise takım bazı değişikliklere uğradı.Au fil des saisons, l'équipe connaîtra bien des changements.
Hezârfen lakabı ile anılması, değişik ve çok konuda bilgi sahibi olmasındandır.Autrement dit, l’aphorisme est donc censé transmettre avec concision un savoir étendu et varié.
Azerbaycan'da kadınların statüsü son bin yılda büyük değişiklikler geçirmiştir.Les femmes en Azerbaïdjan ont joué un rôle important pendant des siècles.
Kabinede iki kere değişikliğe gidildi.Le Gouvernement fut modifié deux fois.
Bu zamanlarda şehir çok değişikliğe uğradı.À la suite de cet événement, la ville a beaucoup changé.
İki değişik versiyonu bulunmaktadır.Il existe en deux versions alternatives.
İsveç'in Gregoryen Takvimi üzerindeki değişikliği 1753 yılında tamamlandı.L’adoption définitive du calendrier grégorien en Suède eut lieu en 1753.
Yılın her ayı çiftçiler değişik ürünler alırlar.Sur toute cette période, les éleveurs poursuivent différents objectifs de sélection.
En belirgin değişiklik Trance'taki dönüşümdür.Le plus important des échanges est le changement dans l'exon 7.
Şiirlerinde meleklerden değişik şekillerde bahsetmektedir.On trouve dans ses poèmes des références à différents soutras.
Bunların çeşitli kaynaklarda değişik açıklamaları bulunur.Les sources donnent des données diverses.
(Aşağıdaki Değişik Biçimler başlığına göz atınız.)(Voir l'illustration du décrochage en virage, ci-haut).
Değişik boy ve tipte olanları vardı.Car il en existe des gentils et des drôles.
Bu değişiklikle Cover Flow artık uygulama içinde mevcut değildir.Selon Raynal, ce type d'action n'est plus dans les codes actuels.
Yılanlara atfedilen ölümlerin sayısı bölgelere göre değişiklik gösterir.Le nombre de morts causées par des morsures de serpents varie énormément selon les régions du monde.
Bunlar, değişiklik dönemlerinin, bu değişiklikleri yaşayanların aracılığıyla doğrudan anlatımıdır.Il montre notamment comment les hommes vivent ces changements.
Mayıs 1995'ta yapılan referandum değişiklik sürecinin ilk adımıydı.L'été 1995 est celui du changement.
Uyum sağlama açısından ne avantajlı ne de dezavantajlı olan değişiklikler bu süreçte etkilenmezler.Les améliorations et modifications requises ne doivent pas perturber le service fourni par le système.
Bu durum çeşitli değişikliklerle günümüzde de devam etmektedir.Cette politique continue à s'appliquer actuellement, avec quelques adaptations.