Geçiş metali olmayan metallerdeki değerlik elektronlar bu kabukta bulunur.Valence electrons in non-transition metal elements reside in this shell.
Kaliforniyum 4, 3 ve 2 değerliklerini gösterir.Californium exhibits oxidation states of 4, 3, or 2.
INH+RP+EB, INH+RP+SM gibi kombinasyonlar değerlidir.For example, ZF + DC + BP is consistent, if ZF is.
Çok değerli mücadeleciler kaybedildi.The valuable trophy was lost.
Spurs Forvet'i Tim Duncan şampiyonluk serisindeki oyunuyla En Değerli Oyuncu ödülünü aldı.Spurs' forward Tim Duncan was named the Most Valuable Player of the championship series.
Finallerin en değerli oyuncusu Tim Duncan olmuştur.The Spurs were without their best player Tim Duncan throughout the whole series.
Kendinden önceki yazarlardan aktardığı alıntıların günümüze kalmasını sağladığı için çok değerlidir.She had been a little bit afraid to hear what her previous hosts had to say.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.She taught her brother and other disciples.
Bu çalışma, soybilimci ve tarihçiler için genetiğin değerli bir yardımcı olacağının gösterdi.This has been an invaluable resource for historians and genealogists.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.The model is in gold and set with precious stones.
Yağmalanmasa da, "çok değerli ve sanatsal varlıkları"'nı kaybetti.Though not pillaged, it lost "many valuable and artistic objects."
2004 yılında ABD Kolej Ligi’nin en değerli oyuncusu seçildi.He was named the British American Football League's Most Valuable Player in 2004.
Bu elementlerde değerlik elektronu, aynı zamanda bir iç kabuk olabilir.In these elements, a valence electron can also be in an inner shell.
Dirk Nowitzki, finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Dirk Nowitzki was voted the NBA Finals Most Valuable Player.
Yıldız oyuncu All-Star maçında yer aldı ve en değerli oyuncusu seçildi.He played in the league's all-star game and was named the most valuable player.
Kayıpların içinde tecrübeli askerler ve değerli yöneticiler vardı.Veteran soldiers and valuable administrators were among the heavy casualties.
Yazılarında değerli ve önemli bilgiler yer almaktadır.They are provided useful and informative books.
Washington Enstitüsü’nün değerli çalışmalarından çok faydalandım."陈冲导演新作《英格力士》杀青 巨资还原时代风貌".
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.She likes stuffed animals and other cute things.
Babelsberg Filmstüdyosu dünyada en eski tarihsel değerli geniş skalalı film stüdyosuna sahiptir.The Filmstudio Babelsberg is the oldest large-scale film studio in the world.
Sarı rengi nedeniyle değerlidir.It is valued for its uniform yellow colour.
Borsa değeri açısından Apple 2012'nin Eylül ayından itibaren Dünyanın en değerli şirketi olmuştur.By 2015, Apple was the world's most valuable company.
Sonuç olarak sayıları kısıtlı olan değerli arazilerin yağmalanması da başlamıştır.Prices of remaining trade goods fell dramatically as well.
Aralık ayının en değerli oyuncusu seçildi.In December, he was awarded the league Best player of the month.
Değerli olmak önemli.All Things VALIANT.
Shaquille O'neal finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Lakers center Shaquille O'Neal was named the Most Valuable Player of the series.
Burada değerli baharat ürünleri satın almasına izin verildi.It is valued for its attractive spring blooms.
Değerli taş Mücevher tasarımcısı ^ inci.The First Stone Tool Makers.
Rus oyuncu Ilya Kovalchuk en iyi forvet ve turnuvanın en değerli oyuncusu seçildi.Ilya Kovalchuk was named the best forward and the most valuable player of the tournament.
Hurda türevleri olarak en yüksek değerli olanlar metal türevleridir.As can be expected, metals hold the highest values of fracture toughness.
1904 yılında Rusya kendisinin ilk Ek değerli pulunu yayımladı.At the end of 1904 Russia issued its first semi-postal stamps.
1902 ve 1903 yıllarında 15 değerli olarak görüldü.The 15 values appeared in 1902 and 1903.
Piero, değerli kitapların koleksiyonunu yapmıştır.Mitchell was already forming a collection of books.
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.It is used as a semi-precious stone.
1. Mıntıka mücevher gibi değerli eşyaların üretiminde ustalaşmıştır.District 1 specializes in producing luxury items such as jewelry.
Seçim sistemine göre toplumdaki bazı sınıfların oyları diğerlerine göre daha değerliydi.The game reflects that some of the world's military forces are more advanced than others.
Su değerlidir.Water is precious.
Ve bu değerli geri-bildirimile kendimiz içinde neler olup bittiğini anlayabiliriz.And this is valuable feedback that we can use to understand what's going on inside of ourselves.
Sakson ve Norman ataları olduğu gibi bizim için de değerlidir.It is as precious to us as it was to our Saxon and Norman ancestors.
Bence ilçenin en değerli varlığı, en değerli varlıklarından biri bu adam.The biggest asset, in my opinion, one of the biggest assets in Bertie County right now is this man:
Mutlak değerli ifade, bölü, mutlak değerli ifade.And the absolute value divided by the absolute value.
Söleyin değerli búyúklerimiz! şimdi ne yapacağiz?What shall we do now?
Kendinize diyorsunuz ki, "Bu oldukça değerli bir şey."So you say to yourself, "Well, that's worth something."
Bu koca yer bir mısırın yapısı kadar değerli.The whole thing has the structural value of corn.
Bu aynı zamanda J&J için çok değerli bir reklam ve pazarlama gelirine de dönüştü.And it's also become a very, very valuable sort of advertising revenue for J&J as well.
Çoğu insana göre bu büyük bir başarıdır, sanattır, yüce bir şeydir, şaşalıdır ve değerlidir.For many it's greatness, an art, something magnificent, splendor and value.
Ama ben bu değerli vücuda dokundum.<br />40 milyon olabilir mi?But I touched this precious body. Would it be 40 million?
Benim önerdiğimi ne kadar değerli bulduklarını bilirim.I know exactly how much they value what I will offer.
Ve oksijende iki tane fazladan değerlik elektronumuz var. .And then you have two extra pairs of valence electrons in the oxygen.
Ne olmaz - O bir reçete, en değerli reçete verildi söylüyorlar.He had been given a prescription, most valuable prescription--what for he wouldn't say.
Bu yüzden onlardan gelen mektuplar çok değerli.So, it was a really big deal when the letters showed up.
Bizim aklımızda, ilgili ölçek ise öğrenci bölü --değerli insan zamanı-- öğretmen oranı.In our mind, the relevant metric is student-to-valuable-human-time- with-the-teacher ratio.
Size en değerli şeydir, ama zinciri her zaman bir sorun oldu.It's the most valuable thing to you, but the chain was always a problem.
Babam edecekse, bu değerli öyle önemsiz olursa olsun nasıl olur.Whatever my dad makes, it becomes precious no matter how trifling it is.
Nijerya'da insanlar en değerli eşyalarını başları üzerinde taşırlar.In Nigeria, people carry their most precious belongings on their heads.
Bence bunlar iyi bir egzersiz ve sonrası için değerli bir deneyim.I think they're good practice and super-valuable experience later on.
Ve insanlar rakamlardan daha değerlidir.And people are more than numbers.
Bazı insanlara göre zaman çok değerlidir.Time means more to some people than others.
Değerlik elektronlarını yazayım.But let me just actually write the valence electrons.
Bunların hepsi 3 değerlik elektrona sahipler.So these all have three valence electrons.