Ana içeriğe geç
Sözlük

değerli ile cümle

değerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu amaçla eserleri taranan hukukçular, Klâsik Hukuk Dönemi'nin en değerli, en seçme hukukçulardır.Soudit na Ústavním soudu je pro právníka asi ta nejhezčí práce.
Antik Çağlarda değerli bir taştı.Již od starověku ceněný kámen.
Dolayısıyla bu malzemeler endüstriyel açıdan değerlidir.Tyto látky mají velký průmyslový význam.
Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Jahody jsou velmi bohatým zdrojem vitamínu C.
Kupa ası tarot kartı çok değerlidir.High card (nejvyšší karta) je vysoká karta.
Değerli dinleyenler, bunu kendimize hiç unutturmayalım.Za dobro buďte vděční, nezapomínejte na ně.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Modelul este din aur împodobit cu pietre prețioase.
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Este o locație importantă și pentru musulmani.
Rengeyiğinin her parçası değerliydi ve bunlar mümkün olduğu kadar değerlendirilirdi.Dacă existau detalii specifice despre voce, le respectam cât de bine puteam.
Daha değerli olanları ise gümüşten yapılırdı.Dar podoabele erau mai ales din argint.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Același lucru este valabil și pentru selectarea diamantelor și pietrelor prețioase.
Bir alkali metal olarak bir tane değerlik elektronuna sahiptir.Fiind un metal alcalin, are valența unu.
Değerli taş Mücevher tasarımcısı ^ inci.Ca piatră prețioasă, la confecționarea bijuteriilor.
İçinde çok değerli tablolar bulunur.Pictură interioară deosebit de valoroasă.
Hubaraların eti çok değerlidir.Carnea vatosului este foarte apreciată.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.Erau apreciate încăperile mari, bine luminate.
Deri sayısının fazlalığı o kişinin değerli kimse olduğunu gösterir.Această gamă de calități, au făcut ca el să fie un om deosebit.
Germanyum (+2) ve (+4) değerliklerini alır.Cele două feluri de sarcini, (+) și (-) sunt de valoare egală (simetrie valorică).
Günümüzde içinde değerli eserler saklıdır.Din această perioadă se păstrează în interior stucaturi valoroase.
Değerli taşlar ışığı geçiren minerallerdir ve böylece optik yöntemlerle saptanabilmektedirler.A drágakövek átlátszó ásványok, ezért optikai módszerekkel vizsgálhatók.
Mihrap ve minberindeki sanatkarlık açısından değerlidir.Régészeti és őslénytani szempontból jelentéktelen.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Imádja a favicceket, a szójátékokat és mindenféle viccet.
Ayrıca değerli bir madendir.Fontos bányászati régió.
Daha değerli olanları ise gümüşten yapılırdı.A legértékesebb ékszerek aranyból készültek.
Değerli, faydalı ya da güzel şeyler vardı.Rengeteg szépet, jót és hasznosan tanultam tőle.
Yirmi euro (€20), orta değerli bir euro banknotudur.A kéteurós érme (2€) a legnagyobb értékű eurós érme.
Burada değerli tecrübeler edindi.Itt szerezhette kitűnő gazdasági ismereteit.
Yaratıcılık, yeni ve bir şekilde değerli bir şey oluşturma olgusudur.Lételeme az alkotás, valami új, valami egyedi létrehozása.
MSRE, değerli uzun vadeli bir işletme deneyimi sağlamıştır.A hitelesség érdekében Mailer hatalmas kutatómunkát végzett.
Yüzyıllar boyunca diri, taze, değerli kalırlar.Ezután a festmény hosszú ideig, akár évszázadokig friss és ragyogó színekben pompázik.
En değerli suşi bileşeni ise o-toro adı verilen ton balığının yağlı etidir.A legértékesebb szusiösszetevő a toro, a hal zsíros része.
O değerli metaller için kullanılır.Tarkoitus oli löytää arvokkaita metalleja.
Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Kypsät appelsiinit ovat hyviä C-vitamiinin lähteitä.
Lezzetli eti ticari açıdan değerlidir.Laji on kaupallisesti merkittävä.
Bu değerli ödülü toplam dört kez almıştır.Palkinnon hän sai neljä kertaa.
Doğu karması boğu karmasını 125- 115 yenerken, Allen Iverson, maçın en değerli oyuncusu seçilmiştir.Idän joukkue voitti 125–115 ja ottelun parhaana pelaajana palkittiin Allen Iverson.
Finallerin en değerli oyuncusu Fransız oyun kurucu Tony Parker olmuştur.Kisojen arvokkaimmaksi pelaajaksi valittiin Ranskan Tony Parker.
Shaquille O'neal finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Loppuotteluiden arvokkaimmaksi pelaajaksi valittiin Shaquille O’Neal.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Vapaa ajatusten ja mielipiteiden vaihto on ihmisten kallisarvoisimpia oikeuksia.
Çok güzel yanar-döner parıltılar verdiğinden mücevhercilikte değerli taş olarak kullanılır.Läpinäkyvänä topaasi on arvostettu jalokivi.
Bu performansıyla finalin En Değerli Oyuncusu (MVP)'si seçildi.Hänet valittiin ottelun arvokkaimmaksi pelaajaksi (MVP).
Aşkımız, kalbimiz ve ruhumuz ile, Değerli ve onurlu neyimiz varsa.Viisaudella ja totuudella me palvelemme ja kunnioitamme sinua.
Değerli olmak önemli.Ne voivat olla arvokkaita.
Michael Jordan dördüncü kez finallerin en değerli oyuncusu seçilmiştir.Michael Jordanista tuli ainoa pelaaja, joka on valittu neljä kertaa finaalien parhaaksi pelaajaksi.
Toplantıya katılanları değerli hediyeler ve unvanlar dağıtarak kendisine bağlamaya çalışır.Jakakaa intiaaneille riittävästi lahjoja ja herättäkää heidän kiinnostuksensa yhteistyöhön.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Sen vuoksi hänen piti myydä kotitalonsa ja suuren osan yksityisestä taidekokoelmastaan.
Her biri boyutları geçme gücünü elde edebilmek karşılığında kendileri için en değerli şeyi vermelidir.Sen mukaan jokaisen ihmisen on voitava mahdollisimman laajasti käyttää kykyjään omaksi edukseen.
Babelsberg Filmstüdyosu dünyada en eski tarihsel değerli geniş skalalı film stüdyosuna sahiptir.Studiolla on merkittävä historiallinen arvo maailman vanhimpana suuren luokan filmistudiona.
2000-01 sezonunda A-1 Liga'da En Değerli Oyuncu seçildi.Miljković on Italian A1-liigassa 2000-luvulla eniten pisteitä tehnyt pelaaja.
Business Weekly'ye göre Burberry, dünyanın 98. en değerli markasıdır.Σύμφωνα με το περιοδικό Business Weekly, ο Burberry είναι η 98η πιο πολύτιμη μάρκα στον κόσμο.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Άρθρο 11 - Η ελεύθερη ανταλλαγή σκέψεων και ιδεών είναι ένα από τα πολυτιμότερα δικαιώματα του ανθρώπου.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Το μοντέλο είναι διακοσμημένο με χρυσό και καλυμμένο με πολύτιμες πέτρες.
Bu hayvanlar bir zamanlar çok değerli avlardı.ΟΙ δαυλοί πλάσματος ήταν κάποτε αρκετά ακριβοί.
2000-01 sezonunda A-1 Liga'da En Değerli Oyuncu seçildi.Την περίοδο 1996 ήταν πολυτιμότερος παίκτης στην Α1.
Lebron James geçen seneden sonra bu senede finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Ο Λεμπρόν Τζέιμς ψηφίζεται ο πολυτιμότερος παίκτης των τελικών για δεύτερη συνεχόμενη χρονιά.
Değerli olmak önemli.Το πραγματικό είναι πολύτιμο .
Burada değerli tecrübeler edindi.Με αυτή την ιδιότητα απέκτησε χρήσιμες εμπειρίες.
O dönemlerde Zemlinsky’nin Johannes Brahms gibi önemli ve değerli bir destekçisi vardı.Ο Τσεμλίνσκυ είχε ως πολύτιμο συμπαραστάτη του τον Γιοχάνες Μπραμς.
Çok değerli mücadeleciler kaybedildi.Έτσι χάθηκε ένας άριστος μαχητής..
İçinde çok değerli tablolar bulunur.Περιλαμβάνει εικόνες μεγάλης αξίας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod