Ana içeriğe geç
Sözlük

değerli ile cümle

değerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
NBA En Değerli Oyuncu Ödülü (Most Valuable Player, kısaca MVP), NBA'de oyunculara verilen bir ödül.NBA Most Valuable Player (MVP) är ett pris som ges ut i den amerikanska basketligan NBA.
Tüfek şu an nadir bulunmaktadır ve çok değerlidir.Vikunjaullen är sällsynt och mycket dyrbar.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Lukten är nämligen mycket starkare än smaken.
Özellikle İtalyan barok sanatı üzerine değerli çalışmalar içerir.Hon har särskilt studerat italiensk barockskulptur.
Güncel olarak dört değerlikli bir aşı bulunmaktadır.Bu aşı tüm dört aşının birleşimi olarak mevcuttur.Det finns nu ett kvadrivalent vaccin, som är en kombination av alla fyra vacciner.
Aşkımız, kalbimiz ve ruhumuz ile, Değerli ve onurlu neyimiz varsa.Vi skall träna vår kropp och själ för en fast och orubblig vilja.
Ancak Vitellius böyle değerli bir adamın kurban edilmesine karşı çıktı.Pencho vägrar acceptera ett sådan offer.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Samlar sin faders och sin läromästarens anteckningar.
Willis Reed ikinci kez finallerin en değerli oyuncusu seçildi.Det har dock sagts att Laurie var den bättre spelaren av de två.
Demek ki zümrüt de değerlidir.Myrvegetationen är också värdefull.
Borsa değeri açısından Apple 2012'nin Eylül ayından itibaren Dünyanın en değerli şirketi olmuştur.Apple var enligt amerikansk press i början av 2011 världens högst värderade varumärke.
Rönesans dönemi Avrupalıları, Japonların sahip olduğu değerli maden miktarına hayran kalmışlardı.Dessutom var Holdens byggkvalitet långt under vad japanska kunder var vana vid.
Bu gün çok değerli bir şey buldum.Сьогодні вона особливо цінна.
Çok değerli odunları vardır.Має цінну деревину.
Güncel olarak dört değerlikli bir aşı bulunmaktadır.Bu aşı tüm dört aşının birleşimi olarak mevcuttur.На сьогоднішній день існує квадро щеплення, що комбінує всі чотири вакцини.
Fayansı, yarı değerli bir taş olarak kabul ediyorlardı.Застосування — як дорогоцінний камінь.
Soy gazların her biri, tamamen dolu değerlik elektron kabuğuna sahiptir.Кожен з трьох резервуарів має велику газову шапку.
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Також уживається в значенні повелителя мусульман взагалі.
Deniz değerliğini artırmak için.Це викликає підвищення рівня моря.
Değerli olmak önemli.Зачіплення цівочне.
O değerli metaller için kullanılır.Воно належить до благородних металів.
Yıldız oyuncu All-Star maçında yer aldı ve en değerli oyuncusu seçildi.Знову був включений до матчу всіх зірок, де став найціннішим гравцем.
Ayrıca değerli taşlar ve birçok mineral ile de ilgilenirler.Спеціалізується на дорогоцінних каменях і мінералах.
Yarı değerli taş olarak takılarda kullanılır.Використовується як дорогоцінний камінь.
Nehirde avlanan en değerli balık Nil levreği'dir.На річці розвинене рибальство, найцінніша з місцевих порід риб — нільський окунь.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Вільне повідомлення ідей і поглядів є одним з найцінніших прав людини.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Модель вставляється в золоту оправу, вкриту дорогоцінними каменями.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Вважається смачнішим за лисичку справжню.
Piaget daha sonra, değerli saat ustalığının simgesi olan manşet saatini piyasaya sürer.Згодом компанія Piaget запускає годинник-запонку, що стає символом дорогоцінних годинників.
Odunu değerli değildir.Харчової цінності не має.
Burada değerli tecrübeler edindi.Тут здобув певний досвід.
Elmas ve diğer değerli taşların kütlelerinin ölçümünde kullanılır.Аналогічно здійснюється відбір алмазів і дорогоцінних каменів.
İki yıl boyunca çok değerli genç savaş pilotları yetiştirir.Протягом війни підтримувала молодих пілотів.
Bu yüzden yumurtaları çok değerlidir (500 bin pounda yakındır tanesi).Чисельність дуже невелика (ймовірно, близько 500 особин).
O'neal, bu 3 şampiyonlukta 3 kez NBA finallerinin en değerli oyuncusu seçildi.О'Ніл отримав звання Найціннішого гравця Фіналу НБА тричі поспіль.
Değerli olan kürkleri ticari bir önem taşır.Ці волокна являють високий комерційний інтерес.
Rengeyiğinin her parçası değerliydi ve bunlar mümkün olduğu kadar değerlendirilirdi.Це наш дуже цінний ресурс, і ми хочемо, щоб вони вносили якомога більше.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Маючи гострий нюх на гроші і високоякісні твори мистецтва, він зібрав надзвичайно цінну і коштовну колекцію.
Topkapı Hançeri ise müzede sergilenen başka bir değerli eşyadır.Колекція зброї є особливою гордістю музею.
Yirmi euro (€20), orta değerli bir euro banknotudur.Двадцять євро, також €20 — третя за номінальною вартістю банкнота євро.
Babelsberg Filmstüdyosu dünyada en eski tarihsel değerli geniş skalalı film stüdyosuna sahiptir.У Бабельсберзі розміщена Студіо Бабельсберг, найстаріша широкоекранна кіностудія у світі.
Tom değerli eşyalarını bir kasaya koydu.Том поклав свої цінні предмети до сейфу.
Eski halılar yeni halılardan daha değerlidir.Старі килими цінніші за нові.
Business Weekly'ye göre Burberry, dünyanın 98. en değerli markasıdır.Podle Business Weekly je Burberry 98. nejhodnotnější firmou na světě.
2006 yılında Henry'ye ticari olarak Dünya'nın en değerli 9. oyuncusu olarak değer biçildi.V roce 2006 byl Henry ohodnocen jako devátý komerčně nejcennější fotbalista světa.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Stejně je tomu, i pokud jde o výběr diamantů a drahých kamenů.
Burada değerli tecrübeler edindi.Zde posbíral mnoho zkušeností.
Bu model, değerli taşlarla kaplı altınla işlenmiştir.Jde o zlatý model osázený drahými kameny.
Hayvanları, değerli taşları ve her türlü şakayı severler.Vlkodlaci mají rádi drahé kameny a zlato.
Görünen o ki, başlangıçta değerli bir rehineydi.Zpočátku to byl královský majetek.
Güncel olarak dört değerlikli bir aşı bulunmaktadır.Bu aşı tüm dört aşının birleşimi olarak mevcuttur.V současné době existuje kvadrivalentní vakcína, která je kombinací všech čtyř vakcín.
Kevin Durant maçın en değerli oyuncusu oldu.Hráč Kevin Durant byl vyhlášen nejlepším hráčem turnaje.
Borsa değeri açısından Apple 2012'nin Eylül ayından itibaren Dünyanın en değerli şirketi olmuştur.V roce 2013 se Apple stala nejhodnotnější značkou světa.
Bu gün çok değerli bir şey buldum.Jeho práce je dnes velmi ceněna.
Firmanın katma değerli ürünleri Alaska'nın diğer bölgelerinde de dükkânlarda satışa sunulur.Společnost bude mít na starost i jeho prodej ve vybraných teritoriích světa.
Koleksiyon özellikle resim tabloları alanında çok değerlidir.Naše obrazy jsou v nejlepším případě srovnatelné s uměleckými kresbami.
2006 - World Grand Prix - En değerli oyuncu.2006 - Theatre World Award Vítěz → Nejlepší herečka ve vedlejší roli (Mr.
Böbrekleri de değerli bir yiyecektir.Ryzec pravý je též vynikající jedlá houba.
Çok güzel yanar-döner parıltılar verdiğinden mücevhercilikte değerli taş olarak kullanılır.Galalitem lze velmi věrně imitovat i drahokamy.
Bu görevler sonucunda çok değerli bilimsel verilere ulaşıldı ve Ay'dan 381.7 kilogram (842 Ib) örnek alındı.Měsíční mise získaly cenná vědecká data a 382 kilogramů měsíčních vzorků.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod