Ana içeriğe geç
Sözlük

değerli ile cümle

değerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Washington Enstitüsü’nün değerli çalışmalarından çok faydalandım.«Γνωριμία με την πολύτιμη συλλογή του Γιώργου Κωστάκη».
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Το ίδιο συμβαίνει και με την επιλογή των διαμαντιών και των πολύτιμων λίθων.
Kınık 'Aziz, Değerli anlamına gelir.Άγιος σημαίνει αξιομνημόνευτος.
Bu bakış açısının holonomi ile ilgili çalışmalarda özellikle değerli olduğu kanıtlanmıştır.Αυτή η άποψη έχει αποδειχθεί ιδιαίτερα πολύτιμη για τη μελέτη της ολονομίας.
Değerli taş Mücevher tasarımcısı ^ inci.Τα πολύτιμα ή άλλα στολίδια-κοσμήματα.
Maçça’nın keskin tadı olmayanı daha değerlidir.Η γεύση είναι ηπιότερη του ανάμεικτου shōchū.
Akçe karşılığı daha değerli ve itibarı daha yüksek olduğundan süratle yaygınlaştı.Η εργασία του Κέυση μεγάλωνε σε όγκο, όσο μεγάλωνε και η φήμη του.
Nadir şeyler değerlidir. (proton pseudos) Kör atlar nadirdir.Σπάνια είναι τα πτηνά και ελάχιστα τα εδώδιμα είδη οστρέων.
Bu durum özellikle reklam sektöründe çok değerlidir.Αυτό είναι ιδιαίτερα χρήσιμο στην ερευνητική δημοσιογραφία.
Altın bileşiklerinde +1 ve +3 değerlikli halde bulunur.Ο αριθμός οξείδωσης του χρυσού στον AuCl είναι +1.
Değerli bir ders öğrendim.Πήρα ένα πολύτιμο μάθημα.
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Interventioner i voksenalderen er værdifulde men mindre gavnlige.
Kraliyet Deniz Kuvvetleri tarihi hakkında oldukça değerli bir makale yazmış ve savaş anılarını da yazmıştı.Tedder var forfatter til et historisk studie af Royal Navy og skrev også sine erindringer om krigen.
Çok değerli mücadeleciler kaybedildi.Store værdier gik tabt.
Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Mattak er en vigtig kilde til C-vitamin.
Deniz değerliğini artırmak için.Arbejde for at øge sikkerheden til søs.
2003-Dünya Kupası-En değerli oyuncu.Showbusiness Man of the Year.
Bu durum özellikle reklam sektöründe çok değerlidir.Betydeligst er dog hans publicistiske virksomhed.
1989 yılında finallerin en değerli oyuncusu seçildi 1999 yılında basketbol bıraktı.Han blev valgt som den mest værdifulde spiller i World Baseball Classic i 2006.
Babasından ve başka değerli hocalardan ders aldı.Han modtog også skoleklasser og andre besøgende.
Kayıpların içinde tecrübeli askerler ve değerli yöneticiler vardı.I regeringen var der både erfarne politikere og nye kræfter.
Finalde en değerli oyuncu SKT orta koridor oyuncusu Faker seçildi.Hässlers sidste klub som aktiv spiller var SV.
Antrasit en değerli kömür türüdür. %95'i karbondan oluşur.Stenkul består af 84% kulstof, og den eneste kulart der består af mere, er antracit, der består 95% kulstof.
Değerli oğullarınızdan, kızlarınızdan çok daha iyi bakarsınız (diye).(Det) er bedre å ha en god fostersønn enn en dårlig sønn.»
Erişkinlikte yapılan müdaheleler de değerlidir ama daha az yararlı olur.Intervensjoner i voksen alder kan også være verdifulle, men er noe mindre effektive.
Çok değerli mücadeleciler kaybedildi.Store verdier gikk tapt.
X reel değerli bir sürekli rassal değişken olsun ve Y = X2 olsun.La X {\displaystyle X} være en reell, kontinuerlig stokastisk variabel og la Y = X 2 {\displaystyle Y=X^{2}} .
O dönemlerde Zemlinsky’nin Johannes Brahms gibi önemli ve değerli bir destekçisi vardı.Alexander von Zemlinsky hadde en viktig støttespiller i Johannes Brahms.
Değerli olmak önemli.De var svært verdifulle.
Sille Beş göbek halıları en değerli halılardan kabul edilir.De femten båtgravene tildro seg mest oppmerksomhet.
Dünyanın en değerli dokuzuncu para birimidir.Den ble den niende mest innbringende på verdensbasis.
Tüfek şu an nadir bulunmaktadır ve çok değerlidir.Tinn er svært sjeldent og derfor meget verdifullt.
Bu site antik Yunan tarım sisteminin değerli bir örneğidir.Sletten er et verdifullt minne om det greske landbruket i antikken.
Madencilikte değerli metalleri çıkarmak için bant filtreler.Belt Filter untuk mengekstrak logam mulia di pertambangan.
Size dürüst olmak gerekirse bence yaptığı albüm, hakkında konuşulacak kadar değerlidir.Album ini yang dia buat agar terlalu berharga untuk diperbicarakan.
2002 yılından beri Altın Oyuncu Ödülü, turnuvanın en değerli oyuncusuna verilmektedir.Sejak edisi 2002, Pemain Penghargaan Emas diberikan kepada pemain terbaik turnamen.
Onun değerli madeni para ve pul koleksiyonuna ilaveten, kendisine ait kapsamlı bir sanat koleksiyonu da vardı.Selain koin dan perangko berharganya, dia juga pemilik benda seni yang mahal.
Doğru ve değerli anlamına gelir.Apa itu kehidupan yang bermakna dan bernilai?
Necef’te değerli birkaç üstaddan dersler aldı.Diakui, ia banyak menerima pelajaran berharga.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Pemilihan berlian dan batu-batu mulia pun demikian.
Antik Çağlarda değerli bir taştı.Pewarna tersebut sangat berharga di zaman kuno.
2 kez üst üste normal sezonun en değerli oyuncusu (MVP) seçilmiştir.Ia mendapat penghargaan Most Valuable Player (MVP) musim reguler tahun 2008.
Fakat bence, albüm hakkında konuşmak benim için çok değerli.Aku pikir terlalu berharga untukku untuk membicarakan tentang album."
Bu nedenle de tüm Müslümanlar için çok değerlidir.Itu terlalu banyak untuk tentara muslim.
İçerden, Komnenos ailesine sürekli bilgi sağlaması ile, Maria çok değerli bir müttefikti.Akibat pengarahan yang kaku oleh ayahnya, Maria selalu merasa serba salah.
Sille Beş göbek halıları en değerli halılardan kabul edilir.Mobil ini ditawarkan dalam lima pilihan trim.
Tüfek şu an nadir bulunmaktadır ve çok değerlidir.Sebagian koleksi tergolong cukup langka dan sungguh-sungguh bernilai.
Sarı rengi nedeniyle değerlidir.Nó rất giá trị vì màu vàng đồng đều.
İçerden, Komnenos ailesine sürekli bilgi sağlaması ile, Maria çok değerli bir müttefikti.Bằng cách lén gửi thông tin nội bộ cho nhà Komnenos, Maria xứng đáng là một đồng minh vô giá.
Çilekler, değerli C vitamini kaynağıdır.Dưa vàng cũng là nguồn vitamin C dồi dào.
Nikelin oksitlenmiş hali genelde +2 değerliklidir ancak 0, +1, +3, +4 değerlikleri de gözlemlenmiştir.Số ôxi hóa phổ biến của niken là +2, mặc dù 0, +1 và +3 của phức niken cũng đã được quan sát.
Boynuzları da değerli malzemedir.Bộ da của chúng cũng rất có giá trị.
Madde 11 Düşüncelerin ve inançların serbestçe dışavurumu en değerli insan haklarından bir tanesidir.Tự do trao đổi suy nghĩ và ý kiến là một trong những quyền quý giá nhất của con người.
Görünen o ki, başlangıçta değerli bir rehineydi.Ông về cơ bản, đã là một con tin.
1976 finallerinin en değerli oyuncusu seçildi.Ông là Cầu thủ Expos xuất sắc nhất năm 1976.
Çoban köpeklerinin en değerlilerinden biri sayılmaktadır.Đây là phân loài sói lớn nhất trong họ nhà Chó.
Bu gün çok değerli bir şey buldum.Đó là số tiền rất lớn bấy giờ.
(M1903'ler keskin nişancı tüfekleri olarak çok değerli bir rol üstlenmişlerdir.)(Súng máy M60 phục vụ tốt vai trò súng máy hạng nhẹ.)
Böbrekleri de değerli bir yiyecektir.Cây nho cũng đồng thời là một thực phẩm quan trọng.
İzlanda daki bazı gayzer alanları dünyanın ticari açıdan en değerli alanlarıdır.Các khu vực mạch nước phun ở Iceland là một trong những nơi có tiềm năng thương mại hàng đầu trên thế giới.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod