İbrâhim: “Peki sizin gelişinizin asıl sebebini öğrenebilir miyim ey değerli elçiler?” dedi.He said: "What is then your business, O messengers?"
O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Bu kitap, pek değerli, şerefli bir Kur'ân’dır.That this is indeed the glorious Qur'an
Kur'ân, değerli bir Elçinin, Cebrail’in getirip okuduğu sözdür!That this is indeed the word of an honoured Messenger,
O muhafızlar değerli, şerefli kâtiplerdir.Illustrious scribes
Hem o değerli baba, hem o değerli evladının hakkı için:And the parent and the offspring,
ALLAH yanında sizin en değerliniz en erdemli olanınızdır.He who has more integrity has indeed greater honour with God.
En değerli mallar terkedildiği zaman,The ten-month pregnant female camels are abandoned,
Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
İman edip takvaya sarılanlar için âhiretteki ödül elbette daha değerlidir.And undoubtedly the reward of the Hereafter is better, for those who accept faith and remain pious.
Benim akrabalarım size Allah'dan daha mı değerli ki, Allah'a sırt çevirip, onu unuttunuz?Is the pressure upon you from my relatives, worth more than Allah?
Ona değerli bir mükâfat da vardır.And for such is an honourable reward.
Allah onlara çok değerli mükafat hazırlamıştır.And He has prepared for them a generous wage.
O gerçekten çok değerli bir kitaptır.Verily it is a Book mighty.
Onlara, pek değerli eşler de verdik.Verily We!
ALLAH yanında sizin en değerliniz en erdemli olanınızdır. ALLAH Bilendir, Haberdardır.Verily the noblest of you with Allah is the most God-fearing of you; verily Allah is Knowing, Aware,
Kraliçe: “Değerli danışmanlarım!She said: "O chiefs! Verily!
O, Allah'ın katında değerli bir kişiydi.He was distinguished with God.
Kitap kendilerine gelince, onlar, onu inkar etmişlerdir; oysa o, değerli bir Kitap'dır.Falsehood cannot approach it, from before it or behind it.
Eğer sabreder ve takva gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.But if you persevere and lead a righteous life—that indeed is a mark of great determination.
Değerli Taş Kümesiobject name (optional)Gem Cluster
Küçük Değerli Taşobject name (optional)Little Gem
Bir doğruluk değerli (DOĞRU ya da YANLIŞ)A truth value (TRUE or FALSE)
Sayısal değerli gri pixel ler siyah olarak kabul edilir. Öntanımlı değer 160 tırThe numeric value gray pixels are considered to be black. Default is 160
İnsana kazananların değerliliğini ölçmek için bir şans veriyor.It gives a chance to judge the worthiness of the winners for yourself.
Değerli Dostlar,Dear Friends,
En büyük ve en değerli firmalar hala devlet malı.The largest and most valuable firms are still state property.
Shiroka-Pula: Sibovc madeni Kosova'daki bütün linyit rezervlerinin en değerlisidir.Shiroka-Pula: The Sibovc mine is the best asset of all the lignite reserves in Kosovo.
En değerli çıkartmalar en nadir olanlar.The rarest stickers are worth the most.
Arkeologlara göre sikkeler Makedonya'da bulunan en değerli eşyalar arasında yer alıyrolar.According to archaeologists, the coins are among the most valuable artifacts found in Macedonia.
Obradoviç: Değerli çalışmalar yürüten pek çok bilimsel enstitümüz var.Obradovic: We have many scientific institutes that do valuable work.
"İnsan hayatından daha değerli bir şey var mı?"Is there anything more valuable than human life?
Kütüphanede çok sayıda değerli el yazmaları bulunuyor.The library is home to many valuable manuscripts.
Yunan Kostas Kufos turnuvanın en değerli oyuncusu seçildi.Greece's Kostas Kuofos was named most valuable player in the competition.
Den Ruyter, "Birisine ait olmuş olması onu daha değerli kılıyor." diyor."It's more valuable that it was treasured by someone," she said.
Thompson, halk hayır dese bile ülkenin çok değerli vaktini kaybetmiş olacağını söyledi.Even if citizens vote no, the country will have lost valuable time, Thompson said.
Orman yangınları en çok, değerli bir turizm bölgesi olan Antalya ve çevresinde yoğunlaşıyor.Forest fires ravage mostly Antalya and the surrounding coastal region, a valuable tourist area.
Değerli olan şeyleri korumuyoruz."We don't guard things that are precious."
SETimes: Sırbistan ile ilgili en değerli anınızı öğrenebilir miyiz?SETimes: What is your most precious memory from Serbia?
Mihailov'un sanatında yarı değerli taşlardan yapılmış heykel ve mozaikler yer alıyor.Mihailov's art features sculptures and mosaics made with semiprecious stones.
Türk Serkan Erdoğan (solda) turnuvanın En Değerli Oyuncusu seçildi. [Getty Images]Turkey's Serkan Erdogan (left) was named Most Valuable Player of the tournament. [Getty Images]
Lajcak, komitenin değerli zamanı boşa harcadığını söyleyerek red eylemlerini sertçe eleştirdi.Lajcak strongly criticised the rejections, saying the committee was squandering valuable time.
Değerli Kamu Hizmetleri için Enron ÖdülüEnron Prize for Distinguished Public Service
Ermentrude din ile ilgili olduğu için oldukça değerli bir nakış işlemesi hediye aldı.Ermentrude had a gift for embroidery and an interest in religious foundations.
Eşi Charles ona oldukça değerli bir kutsal kase verdi.Her husband gave her the Abbey of Chelles.
Troy ağırlığı geleneksel olarak değerli metaller,kara barut ve kıymetli taşlarda kullanılırdı.Troy weight was customarily used for precious metals, black powder and gemstones.
SadeceTroy tekiri güncel hayatta kullanılır. O değerli metaller için kullanılır.The troy ounce is the only unit of the system in current use; it is used for precious metals.
Yükseltgenme seviyesi Değerlik Koordinasyon sayısıOxidation state Valence (chemistry) Coordination number
Popper, 2 tip önermenin bilim insanları için değerli olduğunu fark etti:[5]Popper noticed that two types of statements are of particular value to scientists:[5]
Divandakiler de “Tabii ki de siz, değerli hünkarımız” demişlerdir.'And whose mother is the better, mine or yours?' continued the caliph.
En Değerli OyuncularMVP by edition
Bu temel setlerde, aynı sayıda Gauss ilkesi çekirdek ve değerlik orbitallerini içerir.In these basis sets, the same number of Gaussian primitives comprise core and valence orbitals.
Bölünmüş değerlik temel setleriSplit-valence basis sets
Bu eskimiş unsurlar çıkarıldı ve bunlar, değerli ve daha dayanıklı metal kelepçelerle değiştirildi.When the temple was once again rebuilt additional newly identified original fragments were added.
Daireleri soyuldu, burada para, değerli eşyalar ve Olimpiyat hatıraları çalındı.Their apartment was burgled, wherein money, valuables, and Olympic memorabilia was stolen.
Amir Timur Meydanı'nı "Müze onu süsleyen değerli bir taştır" diyerek bir yüzükle taçlandırdı.He compared Amir Temur Square to a ring, saying "the Museum is a precious stone decorating it”.
Ana mezar taşı Gence Tarihi Etnografya Müzesi'nde değerli bir eser olarak sergilenmektedir.[1]The main stone is kept in Ganja Historical Museum of Ethnography as a valuable exhibit.[3]
Dana derisi, yumuşaklığı, ince dokusu ve dayanıklılığı nedeniyle değerlidir.Calfskin is particularly valuable because of its softness and fine grain, as well as durability.
İberya kralı Pompey'e altından yapılmış çok değerli hediyeler göndererek ateşkes istedi.He sent invaluable objects made of gold to Pompey and asked for a truce.
Üst kısım plastik, ahşap veya hatta değerli metaller ve kristallerden yapılabilir.The top part can be made from plastic, wood, or even precious metals and crystals.