Ana içeriğe geç
Sözlük

değer ile cümle

değer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, yapmaya değer bir anlaşma değil mi?Isn't that a deal worth making?
Bu iftira olarak değerlendirilmiyor mu?Isn't that considered slander?
Bu şehre değer veriyorum.I cherish this city.
Gerçekten istedikleri fiyatın değerinde olduğunu düşünüyor musun?Do you really think it's worth the price they're asking?
Bunun çaba göstermeye değer olduğunu mu düşünüyorsun?Do you think it's worth the effort?
Sen değersiz bir kocasın. Senden nefret ediyorum.You're a worthless husband. I hate you.
Bir adım geri at, neyin önemli olduğunu değerlendir ve hayattan keyif al.Take a step back, evaluate what is important, and enjoy life.
Yardımına ve dostluğuna değer veriyorum.I value your help and friendship.
Sanırım bu iyi değerlendirilmiş paradır.I think this is money well spent.
Değerimi ispatlamama izin ver.Allow me to prove my worth.
Bence kesinlikle bu buna değer.I think it's definitely worth it.
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.Cherish our cultural relics; it is all our duty.
Diller değerli bir bilimsel veri kaynağıdır.Languages are a source of valuable scientific data.
Diller, bilimsel araştırma için değerli konulardır.Languages are valuable subjects for scientific research.
Dil ölümü, değerli bilimsel verilerin kaybedilmesidir.Language death is loss of precious scientific data.
Bir dil öldüğünde değerli bilimsel veriler sonsuza dek ölür.When a language dies, valuable scientific data disappears forever.
Sami çok değerli bir öğretmendi.Sami was a much esteemed teacher.
Senin dostluğuna değer veriyorum.I value your friendship.
Dostluğuna değer veriyorum.I value your friendship.
Bu ilkelerin ölmeye değer olduğunu düşünüyorum.I think these principles are worth dying for.
Sami üç ayrı psikiyatrik değerlendirmeye tabi tutuldu.Sami underwent three separate psychiatric evaluations.
Tom Jackson harika bir öğretmen olarak değerlendirildi.Tom Jackson was considered a great teacher.
Biz şairlere değer veririz.We value poets.
Sessiz bir davranış, heybetli bir konuşmadan daha değerlidir.A quiet act is worth more than an impressive speech.
Zaman, bir insanın harcayabileceği en değerli şeydir.Time is the most valuable thing a man can spend.
Tom, bunun almaya değer bir risk olduğunu söylüyor.Tom says it's a risk worth taking.
Tom'un birçok değerli resimleri var.Tom owns many valuable paintings.
Denemeye değer bir yöntem.It's a method worth trying.
Umarım bu beklemeye değer.I hope it's worth the wait.
Sen değerli bir müşterisin.You're a valuable client.
Benim zamanım çok değerlidir.My time is very valuable.
Bitcoin'in değeri ilk defa bugün 5000 doların üzerine çıktı.Bitcoin's price rose above $5,000 for the first time today.
Altın gümüşten daha değerlidir.Gold is more valuable than silver.
İşine değer veriyorsan ağzını hemen kapa.Just shut your mouth if you value your job.
Sami İslami değerlere inanıyordu.Sami believed in the values of Islam.
Çölde, suyun ağırlığı altın değerindedir.In the desert, water is worth its weight in gold.
Boston ziyaret etmeye değerdir.Boston is worth visiting.
Tom kendini az değer görmüş hissediyor.Tom feels underappreciated.
İyi sağlık, altından daha değerlidir.Good health is more valuable than gold.
Sami, Leyla'ya değersiz olduğunu söyledi.Sami told Layla she was worthless.
Sami kendini yeterince değerli hissetmedi.Sami didn't feel valued enough.
Tom'u yanlış değerlendirmişiz.We've misjudged Tom.
Tom'u yanlış değerlendiriyormuşuz.We've misjudged Tom.
Bir örgü tanığı, on tane işitsel tanıktan daha değerlidir.An eyewitness is worth more than ten auditory witnesses.
Bu araştırmaya değer.It's worth investigating.
Haber değeri taşıyor mu?Is this newsworthy?
Sami İslam hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunuyordu.Sami made bad comments about Islam.
Tom'un taktığı yüzük çok değerli.The ring Tom is wearing is very valuable.
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.It's easy to misinterpret the actions and intentions of others.
Esperantodan daha değersiz hobiler var.There are hobbies more worthless than Esperanto.
Bu insanlar açıklığa değer verir.Those people appreciate clarity.
Ben değerliyim.I am valuable.
Konfederasyon bayrağı güneyli değerlerin bir sembolü.The confederate flag is a symbol of southern heritage.
Sen benim için bu hayattaki en değerli şeysin.You're the most important thing in my life.
Bu eşsiz koleksiyonun kültürel değeri maddi değerinden çok daha büyük.The cultural value of this unique collection is far greater than its material value.
Modern sanata değer verir.He appreciates modern art.
Senin iyi-kötü değerlendirmene güvenmiyorum.I don't trust your judgement of good and bad.
Bu fırsatı değerlendirelim.We should make use of this opportunity.
Bir resim bin kelimeden daha değerlidir.An image is worth more than a thousand words.
Kaliteye değer veriyoruz.We value quality.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod