Ana içeriğe geç
Sözlük

değer ile cümle

değer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı değerler insanları Amerikalı yapar.Certain values make people American.
İnsanlar arasında olduğumuz sürece, insanlığa değer verelim.So long as we are among humans, let us cherish humanity.
O sadece üç dolar değer.It's only worth three dollars.
Bunlar en az üç yüz dolar değerinde olmalı.These must be worth at least three hundred dollars.
Bunlar muhtemelen en az üç yüz dolar değerinde.These are probably worth at least three hundred dollars.
Bunların en az üç yüz dolar değerinde olduğunu düşünüyorum.I think these are worth at least three hundred dollars.
O, kızı için değerli bir mücevher satın almak istiyor.He wishes to buy a valuable jewel for his daughter.
Bugün avro yaklaşık bir dolar değer.The Euro is worth approximately one dollar today.
Bugün avro yaklaşık bir dolar değerinde.The Euro is worth approximately one dollar today.
Provence manzaraları resmedilmeye değerdir.The landscapes of Provence are very picturesque.
Alplerdeki köyler resmedilmeye değerdir.The villages in the Alps are very picturesque.
Bu dikkate değer bir şey değil.It's nothing worth considering.
O, tartışmaya değer bir şey.That's something worth discussing.
Onun değerli bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's worth something?
O düşünmeye değer bir şey.That's something worth considering.
Bu sizin için bir şeye değer miydi?Would this be worth something to you?
Bunun değerli bir şey olduğunu düşünüyor musun?Do you think this is worth something?
Bu hakkında düşünmeye değer bir şey.That's something worth thinking about.
Sonunda yapmaya değer bir şey buldum.I finally found something worth doing.
Belki bu düşünmeye değer bir şey.Maybe that's something worth considering.
Sonunda yapmaya değer bir şey duydum.I've finally found something worth doing.
Onur sahip olduğumuz en değerli şey.Honor is the most precious thing we possess.
Şansımızı değerlendirmeliyiz.We've got to take the chance.
Sen hiç bu değersiz şeyin bazılarından kurtulmayı düşündün mü?Have you ever considered getting rid of some of this junk?
Onun değerini tahmin edebilir misin?Can you estimate its value?
Buna değer mi?Is it worth it?
Çalışanlarımız bizim en değerli varlıklarımızdır.Our employees are our most valuable assets.
Tom neyin dikkate değer olduğunu bilir.Tom knows what's worth paying attention to.
O her şeyi değerlendirir!He makes everything worth it!
Bir iş yapmaya değerse, o iyi yapmaya değer.If a job's worth doing, it's worth doing well.
Buna değer olabilir.It might be worth it.
Gerçekten neye değer?What's it really worth?
Bu kesinlikle denemeye değer.It's certainly worth a try.
Bu bir denemeye değerdi.It was worth a shot.
Bu, riske değer mi?Is it worth the risk?
Yaşamımın en değerli deneyimlerinden biriydi.It was one of the most rewarding experiences of my life.
Saray farelerle dolu olduğunda topal bir kedi, hızlı bir attan daha değerlidir.A lame cat is more valued than a fast horse when the palace is full of mice.
Hepsi buna değerdi.It was all worth it.
O gerçekten buna değer miydi?Was it really worth it?
Tom benim değerli bir arkadaşım.Tom is a dear friend of mine.
Mary çok değerli bir yüzük takıyor.Mary is wearing a very valuable ring.
Tom birkaç çok değerli tablolara sahip.Tom owns a few very valuable paintings.
Tom çok değerli bir keşif yaptı.Tom has made a very valuable discovery.
Yanlış hesap nedeniyle onlar değerli bir zaman kaybettiler.Due to the miscalculation, they lost valuable time.
Hiç şüphe yok ki, Mary bunun değerini anlıyor.No doubt, Mary understands the value of this.
Mary'nin limonlu kekleri ölmeye değer.Mary's lemon cheesecake is to die for.
Almanlar güçlü bir sosyal refah devletine değer verirler.Germans value a strong social welfare state.
Muhtemelen Başbakan, "dinî değerlere dayalı siyaset"i kast ediyordur.Probably, the prime minister means 'politics based on religious values.'
Zaman değerlidir.Time is precious.
Değerlendirme her zaman objektif değildir.Valuation is not always objective.
Tom'un zamanı çok değerlidir.Tom's time is very valuable.
Kızlar genellikle ne kadar çekici olduklarıyla değerlendirilirler?Girls are often judged by how attractive they are.
Fiyat biraz yüksek ama buna değer.The price is kind of high, but it's worth it.
İşim birçok kez daha değer.My work is worth many times more.
O, yapacak değersiz bir şeydi.That was a vile thing to do.
Mary ve Tom, birbirlerinin mahremiyetlerine değer verirler.Mary and Tom value their privacy.
Zamanın değerinin farkında olmamız gerekiyor.We need to be aware of the value of time.
Biz senin tavsiyene değer veriyoruz.We value your advice.
Tom'un bağlılığı takdire değerdir.Tom's loyalty is admirable.
En kısa sürede tam bir değerlendirme istiyorum.I want a full evaluation as soon as possible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod