Babil sayıları ile ilgili en eski izler de bu döneme kadar geçmişe dayanmaktadır.Les plus anciennes traces de Zababa remontent à cette période.
Roman gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır.Le roman s’inspire d’une histoire vraie.
690)nin ifadelerine dayanmaktadır.À partir de 990, tous les actes ont sa souscription.
Almanya’nın savaş stratejisi, Schlieffen Planı’na dayanmaktadır.L’Allemagne entend prendre l’initiative militaire selon le plan Schlieffen.
Büyük ölçüde olumlu akademik değerlerin bilimsel faaliyetlerinden kaynaklanan itici güç dayanmaktadır.Les valeurs académiques positives sont basées sur la force motrice provenant des activités scientifiques.
Tarihi 550 yıla dayanmaktadır.Elle est datée de 550 000 ans.
Konsol, Nintendo 64'e dayanmakta olup doğrudan televizyona takılmaktadır.Le système ressemble à une manette de Nintendo 64 et se branche à la télévision.
Monroe'nun sesi, psikiyatrist David Viscott'un sesine dayanmaktadır.Sa voix est basée sur celle du psychiatre David Viscott (en).
Britanya İmparatorluğu'nun temelleri, iki ayrı krallık olan İngiltere ve İskoçya krallıklarına dayanmaktadır.La fondation de l'Empire britannique eut lieu alors que l'Angleterre et l'Écosse étaient des royaumes séparés.
Eğitim programı İngiltere`deki Heriot-Watt Üniversitesi ile ortaklık ve iş birliği ilişkisine dayanmaktadır.Le système d’éducation est basé sur son partenariat avec l'Université Heriot-Watt en Écosse.
Türkiye'de buz hokeyinin oynanmaya başlanması 1980'li yılların başlarına dayanmaktadır.C'est dans la décennie 1980 que le hockey sur glace fit son apparition en Turquie.
Nikelin tarihi MÖ 20 yılına kadar dayanmaktadır.Le record du monde d'Evans tiendra 20 ans.
Geçmişinde ise ekime dayalı tarımsal faaliyeti çok eskiye dayanmaktır.Son style de vie atypique pour l’époque continuera de choquer grandement.
Karahisar köyünün tarihi çok eskilere kadar dayanmaktadır.L'histoire de Karaman remonte à longtemps.
Bazı tarihçilere göre eserin kaynağı gerçek bir olaya dayanmaktadır.Nombre de sociétés traditionnelles croient que le pouvoir d’une chose réside dans son origine.
Aşiretin kökeni 1114 yılında doğan Kürt Kralı Zahir Beg Caf'a dayanmaktadır.Il a été créé en 1114 par le roi kurde Zaher Beg Jaff.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.Au début, l'économie autour du lac était basée sur le commerce des fourrures.
Bu televizyon kanalının kurulması 1931 yılına kadar dayanmaktadır.La loi ordonnant la construction de ce canal date de 1931.
Tang ve Batı Göktürkler arasındaki çatışmalar, Tang Hanedanlığı'nın kurulduğu döneme kadar dayanmaktadır.Les contacts entre les Tang et les Turcs Occidentaux existent depuis la fondation de la dynastie.
Bu yöntemlerin her biri farklı fiziksel prensibe dayanmaktadır.Il en existe différents types, basés sur des principes physiques différents.
1650 tarihine dayanmaktadır.L'oeuvre date de 1650.
Eyalet ekonomisi tarım, üretim ve maden endüstrilerine dayanmaktadır.L'économie de l'État est fondée sur l'agriculture, l'industrie et l'exploitation minière.
Elektriğin tıbbi amaçlarla ilk kullanımı da bu olaya dayanmaktadır.L'utilisation médicale d'origine antique de l'électricité se poursuit dans les mêmes temps.
Toyota Yaris'in tasarımına dayanmaktadır.L'usine est spécialisée dans la production de Toyota Yaris.
Sistem, XML'e dayanmaktadır.Il est fondé sur le XML.
Mazda Capella’da kullanılan GF platformuna dayanmaktadır.Elle est basée sur la Mazda Capella.
Genel tedbirler ulusal seviyede yapılacak düzenlemelere dayanmaktadır.Il assure la cohérence des actions mises en place au niveau local.
Geleneği gezi yazıları ve sömürgecilik dönemi raporlarına da dayanmaktadır.Il en est de même des rééditions et des tirages de la période du déclin.
Geçmişi 14. yüzyıla dayanmaktadır.Elles datent ainsi du quatorzième siècle.
Robert Kirkman'ın aynı isimli çizgi romanına dayanmaktadır.Il est basé sur le comic du même nom de Robert Kirkman.
Bu görüş dokuz ana ilkeye dayanmaktadır.Ce service initial était constitué de neuf routes principales.
Tarihte sığır yetiştiriciliği çok eskilere dayanmaktadır.L'utilisation comme aliment du bétail est manifestement ancienne.
Tamamen dışarıdan gelire dayanmaktadır.L'intérieur est digne de l'extérieur.
Tarihi eskilere dayanmaktadır.Bedirxani soyundandırlar.Ses œuvres d'art sont d'époque. ↑ Malte
O, propagandanın sanatsallığına dayanmaktadır.C’était de l’art dans un but de propagande.
Evrenin halihazırdaki erken "model"leri Big Bang kuramına dayanmaktadır.Le générique de début présente la formation de l'univers à partir du Big Bang.
Görüntü verileri Zygote Media Group'un verilerine dayanmaktadır.Les modèles humains sont basés sur des bases de données anatomiques collectées par le Zygote Media Group.
Belirlediği işlerin yürütülmesi için atanan görevlilerden oluşan bir bürokrasiye dayanmaktaydı.Il mit en place un réseau de volontaires qui lui transmettaient des mesures.
İkinci etaptaki sorular ise dikkate dayanmaktadır.Seul ce qui est dans la partie 2 peut être audité.
Bu aktiviteler genellikle ücretsiz olup, gönüllülüğe dayanmaktadır.Ces formations sont le plus souvent gratuites et financées par l’État.
Eserin konusu tarihsel gerçeklere dayanmaktadir.Le récit est fidèle aux faits historiques.
Tarihi mö 3000'li yıllara dayanmaktadır.Il est réveillé par les humains de l’an 3000.
Zend adı Zeev ve Andi'nin kısmi bileşimine dayanmaktadır.Le nom "Zend" est un mot-valise de leurs prénoms, Zeev et Andi.
Düşünür Ivan Illich'e dayanmakta.Préface d’Ivan Levaï.
Kelimenin kökeni İskandinav Þelamǫrk adı biçemine dayanmaktadır.Il affirme pour sa défense que son nom à consonance ridicule est d'origine scandinave.
Pro Pen, Wacom sayısallaştırıcı teknolojisine dayanmaktadır.El Pro Pen está basado en la tecnología Wacom.
Görüntü verileri Zygote Media Group'un verilerine dayanmaktadır.El modelo humano está basado en datos del Zygote Media Group.
Tasarımı Bell 407'e dayanmakta olup yerini daha uzatılmış Bell 429'a bırakmıtır.Está basado en el monomotor Bell 407 y ha sido reemplazado en producción por el más espacioso Bell 429.
Rk 62, 1962 yılında tasarlanmıştır ve Sovyet AK-47 tasarımının Polonya lisanslı varyantına dayanmaktadır.El RK 62 diseñado en 1962 está basado en el AK-47 soviético.
Grubun müzikal ünü, büyük ölçede 1967'de çıkan iki albümleri, Da Capo ve Forever Changes'a dayanmaktadır.Su reputación musical se basa principalmente en sus dos álbumes de 1967, Da Capo y Forever Changes.
Gal halkının kökeni Keltlere dayanmaktadır.Es posible que su fundación se deba a los celtas.
Operanın başlığı Tomorrow, In a Year 'dı ve Charles Darwin'in Türlerin Kökeni adlı kitabına dayanmaktaydı.La ópera, llamada Tomorrow, In a Year, está basada en El origen de las especies de Charles Darwin.
Araç, General Motors'un J platformuna dayanmaktaydı.Esta primera serie se basa en la plataforma C de General Motors.
Güney Avustralya ekonomisi diğer Avustralya eyaletlerinden daha fazla ölçüde ihracata dayanmaktadır.La economía de Australia Meridional se apoya más que la de ningún otro estado en la exportación.
SPE'nin kuruluşu, kuruluş tarihinden çok daha önce bir döneme dayanmaktadır.La historia de SPe inicio bien antes de la actual fundación.
Konsol, Nintendo 64'e dayanmakta olup doğrudan televizyona takılmaktadır.El sistema se parece a un joystick de Nintendo 64 y se conecta directamente a la televisión.
Film, Winston Groom’un 1986 yılında piyasaya sürülen romanına dayanmaktadır.La película se basa en la novela homónima de Winston Groom publicada en 1986.
Son fatura, tüketilen suşi tabaklarının sayısına ve türüne dayanmaktadır.La cuenta es calculada contando el número y tipo de platos del sushi consumido.
Suriye ekonomisi, tarım, petrol, endüstri ve hizmete dayanmaktadır.La economía de Siria está basada en la agricultura, el petróleo, la industria y el turismo.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.Al principio la economía alrededor del lago estuvo basada en el comercio pieles.