Necran'ın tarihi 4000 yıl öncesine kadar dayanmaktadır.The history of Najrān can be traced back to 4,000 years ago.
Trump'ın başkan adaylığı serüveni 1987'li yıllara dayanmaktadır.Trump himself appears in the 1987 miniseries adaptation.
Ekonomi genel olarak turizme dayanmaktadır.The economy is mostly based on tourism.
Taksonomi 16s rRNA dizilerine dayanmaktadır ve stafilokok türlerinin çoğu 11 ana grupta incelenir.Sotheby's has eleven service categories that cover most facets of the art market.
Ekonomileri avcılık, balıkçılık ve toplayıcılığa dayanmaktaydı.Their economy was based on fishing, hunting, and gathering.
Akşemseddin'in soyu, baba tarafından Ebu Bekir'e dayanmaktadır.To the south there is the shrine of Baba Jhara Wala (باوہ جھاڑا والا ).
Onun müzikal notasyon serisi geometrik ve renk sabitlemelerine bağlı caz öğelerine dayanmaktadır.His musical compositions are characterized by their emphasis on instrumental colour and atmosphere.
Geçmişi 14. yüzyıla dayanmaktadır.It dates from the 14th century.
Köyün kültürü büyük ölçüde Ahıska TürkӀerinin kültürüne dayanmaktadır.In Turkey's village culture, the father's authority is strongly emphasized.
Yani çözümleme, inceleyicinin yorumuna kısmen dayanmaktadır.Instead, they mostly rely on the perception of movement.
Fütüvvetnâmelere göre, Ahiliğin anenevi menşei Ali'ye dayanmaktadır.The Shias believe that Muhammad designated Ali as his successor by God's command (Eid Al Ghadir).
Köyün kuruluş tarihi 1600'lü yıllara dayanmaktadır.The fishing village dates to the 1600s.
Bu bestelediğim şarkı geleneksel Bask ritmine dayanmaktadır.This is a song that I wrote based on traditional Basque rhythms.
Gerçek bir hikayeye dayanmaktadýr.Based on a true story
Dediğim gibi, beyin cerrahisi çok eski bir geleneğe dayanmaktadır.So as I said, neurosurgery comes from a long tradition.
Ama eğer bir altuzayım varsa, tek bir temele dayanmak zorunda değil.But if I have a subspace, it doesn't have just one basis.
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.Eight Amazing Engineering Stories The chapters features more information about this subject.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Masculinity depended on you being the active penetrator.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.One fifth of human kind depend on fish to live.
Socialab'ın geçmişi, TECHO Innovation Center'ın yaratıldığı 2007'e kadar dayanmaktadır.The history of Socialab dates back to the year 2007 when the TECHO Innovation Center was created.
Üşüttüm, şimdi ağrıya dayanmak zorundayım.I caught a chill, I'll just have to bear it.
Kelime ilk olarak Latince'deki dayanmak, acı çekmek anlamına gelen patior'dan geliyor.It comes initially from the Latin patior, to endure, or to suffer.
Tümü biyolojinin prensiplerine dayanmaktadır.It's all grounded in the tenets of biology.
Liderler daha çok halk tabakalarına dayanmak zorunda oldukları için gücü paylaşmaya başladılar.And as leaders had to rely on more of their populace, they began to share power.
Aslında, bu inanışlar çoğunlukla size söylenenlere dayanmaktadır.Instead, these beliefs are mostly based on what you've been told.
Bilinmeyen bir bölgeye giriyoruz ve uzmanlığımız ve sistemlerimiz hala geçmişe dayanmaktadır.We're entering uncharted territory, and yet our expertise and our systems are based on the past.
Bana böyle bakmana dayanmak ne kadar zor, biliyor musun?Do you know how hard it is to bear your looking at me like that?
Beni sevmen için daha ne kadar dayanmak zorundayım?For you to love me How much Must I just gaze at you alone like this
Tümü biyolojinin prensiplerine dayanmakta.It's all grounded in the tenets of biology.
Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız."By your endurance you will win your lives.
Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"I seek the help of God alone for what you impute."
Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Onlar ki sabrettiler ve Rabblerine dayanmaktadırlarWho persevere and place their trust in their Lord.
Bir de hiçbir bilgiye dayanmaksızın O'na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular.All praise be to Him.
Hayır, zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.And yet the wicked follow their own lusts without understanding.
Onlar, sabreden kimselerdir ve yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.Who persevere and place their trust in their Lord.
O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir.There is no God but He; I depend on Him alone, the Lord of the glorious Throne."
"Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım.I place my trust in God who is my Lord and your Lord.
Ki onlar, sabretmiş olup yalnız Rablerine güvenip dayanmaktadırlar.Who persevere and place their trust in their Lord.
De ki: “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım.Tell them: "A clear proof has come to me from my Lord, and Him you deny.
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız.Tell them: "A clear proof has come to me from my Lord, and Him you deny.
Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır.Yet endurance is best.
Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır.Surely We have put on their necks fetters up to the chin, so their heads are raised;
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız.Say: 'I stand upon a clear sign from my Lord, and you have cried lies to it.
Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir.In Him I have put my trust. He is the Lord of the Mighty Throne.'
O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden kafaları yukarı kalkıktır.We have put on their necks iron collars reaching to chins, so that their heads are forced up.
Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"But patience is beautiful, and God is my Help against what you describe.”
Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."But patience is beautiful, and God is my Help against what you describe.”
Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır.[Jacob] said, "Rather, your souls have enticed you to something, so patience is most fitting.
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır.We have enchained their necks up to their chins.
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım.Say, "I have received enough authoritative evidence from my Lord but you have rejected it.
Kararlar, büyük oranda hemşirelerin sorgu sırasında verdikleri imzalı itirafnamelere dayanmaktaydı.The verdicts were based largely on signed confessions the nurses made during the investigation.
Avrupa modelinin ileride nasıl bir gelişim göstereceği konusu pek çok faktöre dayanmaktadır.How the European model evolves in the future hinges on several factors.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.The economy of the village is based on agriculture and animal husbandry.
Aşiretinin kökleri Mervaniler’in kurucusu olan (Bad)’a dayanmaktadır.He is the leader of the Badıkan Tribe, one of the oldest tribes in Turkey.
Bu destana ait bilgiler Firdevsî'nin Şehnâme adlı eserine dayanmaktadır.The information about this epic is based on Firdevsî's work called Şehnâme.
Sürücü, onlar geri dönerken iki kat voltaja dayanmak zorundadır.The driver must withstand the doubled voltage returned to it.
Bu formüle dayanmaktadır:It is based on this formula:[1]
Bu da IQR ile ifade edilen çeyrekler arası aralığa dayanmaktadır.which is based on the interquartile range, denoted by IQR.
Aynı kök politikası kavramı 1995 yılındaki Netscape Navigator 2'ye dayanmaktadır.The concept of same-origin policy dates back to Netscape Navigator 2 in 1995.