Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.If you want the rainbow, you must have the rain.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın. İşte bu kadar!それだけよ
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jeśli pragniesz tęczy, najpierw musi być deszcz.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jos sateenkaarta kaipaat, sadekuuron tarvitset.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Jos sateenkaarta kaipaat, sadekuuron vain tarvitset.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Nếu muốn có cầu vồng, phải có mưa trước đã.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ohne Regen gibt es keinen Regenbogen.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu, musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu pak musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Pokud chceš duhu, proč musíš mít i déšť.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Se queres ver o arco-íris, tens de ter chuva primeiro.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Se vuoi l'arcobaleno, devi prendere anche la pioggia.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Si tu veux l'arc-en-ciel, tu dois avoir la pluie.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Si tu veux l'ar-en-ciel, pourquoi, tu dois juste avoir la pluie...
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Tu dois avoir la pluie...
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Vill du ha en regnbåge, måste du ha regn!
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Willst Du den Regenbogen, dann nimm das Regen an.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Willst Du den Regenbogen, dann, wirklich, nimm das Regen an.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, о, просто трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, то трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.Ако търсиш дъгата, трябва да усетиш дъжда.
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.がんばって 楽しい口笛を吹いて
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.もし恋が壊れてしまったら 良くあるように
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.幸せは2倍に増える 小さな痛みの後に
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.幸運の星に見放され 影に隠れても
Eğer gökkuşağını istiyorsan, önce yağmura dayanmalısın.明るい天気を待って 日はまた昇るから
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.A masculinidade dependia de se ser o penetrador ativo.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.남성다움은 여러분이 능동적인 통찰자인가에 따라 결정됩니다.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La mascolinità dipendeva da se eri penetratore attivo.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La masculinidad dependía de si eras o no el penetrador.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.La masculinité dépendait du fait que vous étiez le pénétrateur actif.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Mannelijkheid hing af van dat je actief penetreerde.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Männlichkeit hing allein davon ab, ob du den aktiven Sexpart einnahmst.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Masculinitatea însemna ca tu să fii pentratorul activ.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Maskulinitet afhang af, at du var den aktive penetrator.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Maskulinitet krävde att du var den aktiva som penetrerade.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Męskość zależy od Ciebie aktywnego penetratora.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Sự nam tính phụ thuộc vào bạn là một người thấu hiểu chủ động.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Η αρρενωπότητα εξαρτιόταν από το εάν ήσουν ο ενεργός διακορευτής.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Мужественность зависела от того, насколько активно ты мог внедряться.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.Мъжествеността зависела от това ти да си активно проникващият.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.הגבריות הייתה תלויה בכך שאתה תהיה החודר האקטיבי.
Erkek egemenliği aktif bir geçirgensiz olmanıza dayanmaktadır.الرجولة تعتمد عليك أن تكون مخترقاً فعّال
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.El área actual de Espoo ya estaba habitada hace aproximadamente 8.000 años.
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.Esboområdet var bebott redan för ungefär 8 000 år sedan.
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.Espoon alueella on ollut asukkaita jo noin 8000 vuotta sitten.
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.La région d'Espoo était déjà peuplée il y environ 8 000 ans.
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.Первые поселенцы на территории Эспоо появились около 8000 лет назад.
Espoo bölgesinde insan yerleşimi yaklaşık 8000 yıl öncesine dayanmaktadır.منطقة إسبو (Espoo) مأهولة بالسكان منذ نحو 8000 سنة.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.A vedeti morate, da so celo naša najbolj enostavna dejanja izmenjave popolnoma odvisna od jezika.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.하지만 여러분은 아주 간단한 교류조차 언어에 의존한다는 것을 알아야합니다.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.Men du måste inse att även de enklaste handlingar av utbyte som vi engagerar oss i är helt beroende av språk.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.Należy uświadomić sobie, że nawet najprostsza wymiana całkowicie polega na języku.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.Все ж, слід також усвідомити, що навіть найпростіші перемовини повністю залежать від мови.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.Но надо понимать, что даже простейшие взаимодействия между людьми осуществляются с помощью языка.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.אבל עליכם להבין שאפילו הפעולות הפשוטות ביותר של סחר שאנחנו עוסקים בהן תלויות לחלוטין בשפה.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.لكن علينا أن ندرك أن أبسط أفعال التبادل التي نمارسها معتمدة تماماً على اللغة.
Fakat kabul etmeniz gerekir ki yapmakta olduğumuz en basit alışveriş türleri bile kesinkes dile dayanmaktadır.物々交換という極めて単純な やり取りにすら言語は必要なのです これを理解する為に古代人の
Geliyorlar. Biraz daha dayanmalısın.- Ada yang kena?