Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.Dieses Video basiert auf einem Kapitel des Buches Eight Amazing Engineering Stories
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.הוידאו הזה מבוסס על פרק בספר \"שמונה סיפורי הנדסה מדהימים\"
Bu video, Sekiz Harika Mühendislik Hikayeleri kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır.هذا الفيديو مبني على فصل في كتاب ثمان قصص هندسية مدهشة\"Eight Amazing Engineering Stories\"
Bu vücut fazla dayanmaz.Aquele corpo não se aguentará muito mais tempo.
Bu vücut fazla dayanmaz.Den där kroppen håller inte så länge.
Bu vücut fazla dayanmaz.Den der krop holder ikke længe.
Bu vücut fazla dayanmaz.Ese cuerpo va a durar poco.
Bu vücut fazla dayanmaz.Ono już i tak długo nie pociągnie.
Bu vücut fazla dayanmaz.Quel corpo non reggerà ancora per molto.
Bu vücut fazla dayanmaz.Tuo ruumis ei kestä pitkään.
Bu vücut fazla dayanmaz.Αυτό το σώμα δεν θα αντέξει για πολύ ακόμα.
Bu vücut fazla dayanmaz.Это тело долго не протянет.
"Cisimler durma eğilimine sahiptir" varsayımına dayanmaktadır.약 2000년 동안의 가설은 '물체는 멈추려는 성질이 있다.' 였습니다.
"Cisimler durma eğilimine sahiptir" varsayımına dayanmaktadır.באם יש גוף במנוחה, במנוחה לחלוטין... נחפש דוגמה שכבר ראיתם, נניח שיש לנו סלע
"Cisimler durma eğilimine sahiptir" varsayımına dayanmaktadır.仮説は、"物体は停止する自然な性質がある。" 物体は・・・性質がある・・・
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.ca unii cari ştiţi că încercarea credinţei voastre lucrează răbdare.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.da I vet at prøvelsen av eders tro virker tålmodighet;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.ker veste, da preizkušnja vere vaše rodi stanovitnost.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.이는 너희 믿음의 시련이 인내를 만들어 내는 줄 너희가 앎이라
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.och veten, att om eder tro håller provet, så verkar detta ståndaktighet.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sabendo que a aprovação da vossa fé produz a perseverança;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sabiendo que la prueba de vuestra fe produce paciencia
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sachant que l`épreuve de votre foi produit la patience.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sapendo che la prova della vostra fede produce la pazienza
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.tietäen, että teidän uskonne kestäväisyys koetuksissa saa aikaan kärsivällisyyttä.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Tudván, hogy a ti hiteteknek megpróbáltatása kitartást szerez.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.und wisset, daß euer Glaube, wenn er rechtschaffen ist, Geduld wirkt.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vediac, že dokázanosť vašej viery pôsobí trpezlivosť.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Vědouce, že zkušení víry vaší působí trpělivost.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vì biết rằng sự thử thách đức tin anh em sanh ra sự nhịn nhục.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vì biết rằng sự thử_thách đức_tin anh_em sanh ra sự nhịn_nhục .
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vidende, at eders Tros Prøve virker Udholdenhed;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Wees dan maar blij; want als de weg ruw is, kan uw geduld groeien.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Wiedząc, iż doświadczenie wiary waszej sprawuje cierpliwość;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.γνωριζοντες οτι η δοκιμασια της πιστεως σας εργαζεται υπομονην.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.знаючи, що доказ вашої віри робить терпіннє;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.зная, что испытание вашей веры производит терпение;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.בדעתכם כי בחן אמונתכם מביא לידי סבלנות׃
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.عالمين ان امتحان ايمانكم ينشئ صبرا.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.因 為 知 道 你 們 的 信 心 經 過 試 驗 、 就 生 忍 耐
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.因 為 知道 你 們 的 信心 經過試驗 、 就 生 忍耐
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Albowiem cierpliwości wam potrzeba, abyście wolę Bożą czyniąc, odnieśli obietnicę.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Avete solo bisogno di costanza, perché dopo aver fatto la volontà di Dio possiate raggiungere la promessa
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.For I trenger til tålmod, forat I, når I har gjort Guds vilje, kan opnå det som er lovt.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Geduld aber ist euch not, auf daß ihr den Willen Gottes tut und die Verheißung empfanget.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.I behöven nämligen ståndaktighet för att kunna göra Guds vilja och få vad utlovat är.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.너희에게 인내가 필요함은 너희가 하나님의 뜻을 행한 후에 약속을 받기 위함이라
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Lebo vám je trpezlivosti treba, aby ste si, keď vykonáte vôľu Božiu, odniesli zasľúbenie.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Mert békességes tûrésre van szükségetek, hogy az Isten akaratát cselekedvén, elnyerjétek az ígéretet.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Než potřebíť jest vám trpělivosti, abyste vůli Boží činíce, dosáhli zaslíbení.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Porque os es necesaria la perseverancia para que, habiendo hecho la voluntad de Dios, obtengáis lo prometido
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Sillä te tarvitsette kestäväisyyttä, tehdäksenne Jumalan tahdon ja saadaksenne sen, mikä luvattu on.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Stanovitnosti vam je namreč potreba, da dobite obljubo, storivši voljo Božjo.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.thi I have Udholdenhed nødig, for at I, når I have gjort Guds Villie, kunne opnå Forjættelsen.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.U moet volhouden om de wil van God te doen. Als u dat doet, krijgt u wat Hij heeft beloofd.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Διοτι εχετε χρειαν υπομονης, δια να καμητε το θελημα του Θεου και να λαβητε την επαγγελιαν.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпение нужно вам, чтобы, исполнив волю Божию,получить обещанное;
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.Терпіннє бо вам треба мати, щоб, волю Божу вчинивши, прийняли обітуваннє.
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.כי צריכים אתם לסבלנות למען תעשו רצון אלהים ונשאתם את ההבטחה׃
Çünkü Tanrının isteğini yerine getirmek ve vaat edilene kavuşmak için dayanma gücüne ihtiyacınız vardır.لانكم تحتاجون الى الصبر حتى اذا صنعتم مشيئة الله تنالون الموعد.