Genel tedbirler ulusal seviyede yapılacak düzenlemelere dayanmaktadır.S-a subliniat faptul că majoaritatea erorilor au loc la nivel național.
Ancak üşterinin ödediği ücretin karşılığını alabilmesi sadece maddi varlıklara dayanmamaktadır.Într-adevăr, cheltuielile pe care le are de efectuat statul nu se pot efectua decât în bani.
Yukarıdaki Yunan mitolojisine dayanmaktadır.Este inspirat din mitologia greacă.
Yüreğim fazla dayanmaz, biliyorum.Nu prea conduc lucrurile, știi.
Köy ahalisinin kökeni, Bozoklara dayanmaktadır.Spiritualitatea Înălțării se întemeiază pe speranță.
Bir oratoryonun metni kutsal sayılan İncil'de bulunan hikâye konularının metinlerine dayanmakta idi.Din păcate, publicul se aștepta, așa cum era obișnuit, ca oratoriul să fie pe teme biblice.
Bir dilin şeklî tanımlamaları nasıl olsa konuşma diline dayanmaktadır.Limba cu care ne naștem, ne forțează să gândim într-un anume mod.
Kelime Eski Yunanca kökenlidir ve "bir günden fazla dayanmayan" anlamına gelen "ephemeron" un çoğul şeklidir.Cuvântul derivă din ephemeria greacă, adică „durează doar o singură zi, de scurtă durată”.
Ford’un global C1 platformuna dayanmaktadır, bu da pek çok Mazda3 parçasına sahip olduğu anlamına gelmektedir.A Ford C1-es alvázán alapul, ami azt is jelenti, hogy sok közös alkatrésze van a Mazda3-mal.
Apple A4, ARM işlemci mimarisine dayanmaktadır.Az Apple A4 az ARM processzor-architektúrán alapul.
6 ay içerisinde, 'güvenilir, kapsayıcı ve bir mezhebe dayanmayan' bir hükûmet oluşturulacaktır.A rendelkezésre álló fél óra alatt kell egy strukturált, hiteles, magabiztos érvrendszert összeállítaniuk.
Sistem Fransa'daki TGV'ye dayanmaktadır.Ilyen rendszer a francia TGV is.
Senaryo Daniel E. Taylor ve Emmy ödüllü Kario Salem tarafından kaleme alınmış bir hikâyeye dayanmaktadır.A forgatókönyvet Daniel E. Taylor története alapján az Emmy-díj-as Kario Salem írta.
Türk edebiyatının tarihi yaklaşık 1500 yıl öncesine dayanmaktadır.A török irodalom csaknem 1500 évet ölel át.
Bu çıkarımlar ikinci Borel–Cantelli önermesine dayanmaktadır.Mindkét állítás a második Borel-Cantelli-lemma következménye.
Sollefteå hakkında en eski bilgiler 1270 yılına dayanmaktadır.A színek legrégebbi említése 1270 körüli forrásból származik.
Endosporlar bakterilerin uzaydaki boşluk ve radyasyona dayanmalarını sağlar.Az endospóráknak köszönhetően a baktérium még az űrben található vákuumot és sugárzást is túlélheti.
Bölgede demir üretiminin tarihi 13. yüzyıla dayanmaktadır.A régió acélgyártásának története legalább a 13. századig nyúlik vissza.
Ekonomisi eskiden beri kürk ticaretine dayanmaktadır.A gazdaság alapjait a szőrmekereskedelem fektette le.
Babil sayıları ile ilgili en eski izler de bu döneme kadar geçmişe dayanmaktadır.A babiloni számok legkorábbi nyomai is ebből a korból származnak.
Kuruluşu 1400'lü yıllara dayanmaktadır.Alapítását az 1400-as évekre teszik.
Bu Mahallenin tarihi geçmişi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır.Az ókori Kelet periodizációja alapvetően relatív időrendeken alapul.
Werther’in bu acıya dayanması ise imkânsızdır.Werther csalódására azonban ez a szerelem beteljesületlen marad.
Geçmişi 750 yıl öncesine dayanmaktadır.Ez 750 évig maradt így.
Veri merkezinin geçmişi bilgisayar endüstrisinin ilk çağlarındaki büyük bilgisayar odalarına dayanmaktadır.Az adatközpontok története a számítástechnika korai időszakainak hatalmas számítógépszobáinál kezdődött.
Kökenleri Litvanya'nın kuzey bölgesine dayanmaktaydı.Másokat bányamunkára kényszerítettek Nicaragua északi részén.
Kamu hukuku ve özel hukuk ayrımına dayanmaktadır.Alapja a magántulajdon és a magánszerződések.
Son tahlilde Noel kutlamalarının kökeni de Satürnalya Bayramı'na dayanmaktadır.Részben a ház sikerének köszönhető hogy Nagykarácsony lett a Mikulás-levelezés központja.
Aynı adlı mangaya dayanmakta olup Kyoto Animation tarafından hazırlanmıştır.A mangából animesorozat is készült a Kyoto Animation jóvoltából.
Würzburg şehrinin tarihi 1400 yıl öncesine dayanmaktadır.Marburg 1140 óta város a pénzérmék tanúsága alapján.
Amerikanizm kelimesinin kökeni Amerikan Bağımsızlık Savaşına kadar dayanmaktadır.Az amerikai álom alapgondolata az amerikai függetlenségi nyilatkozatnak is része.
Velaro, Siemens'in Deutsche Bahn için ürettiği yüksek hızlı ICE 3M/F trenlerine dayanmaktadır.A Siemens Velaro a német ICE 3 nagysebességű villamos motorvonat exportra szánt változata.
Film gerçek olaylara dayanmaktadır.A film igaz történeten alapul.
Köyün kuruluşu 1700'lü yıllara dayanmaktadır.Főoltára az 1700-as évekből való.
Temellerini Roma hukukundan alan Kara Avrupası hukuk düzeni, derlenmiş yazılı kurallara dayanmaktadır.A római gyerekek írás-olvasás oktatása a törvény szövege alapján történt.
İkonografi Vahiy Kitabına dayanmaktadır.Ikonográfiája A jelenések könyvén alapul.
Bayrağın kökeni Fransız Devrimi'ne kadar dayanmaktadır.A zászlót a Nagy Francia Forradalom hatására alakították háromszínűvé.
Bu evlerin bir depreme dayanma özelliği de toprağın dibine yapılmamasıdır.Példa Kulcs Vissza, a háztetőn szükséges ez az alap, nem a földön.
Yüzbaşı Tolkin Film gerçekten yaşanmış bir olaya dayanmaktadır.Büchner drámája valóságos történeten alapul.
Şehrin geçmişi eskiye dayanmaz.A belváros megőrizte a múltat.
Harita Dr. Boldizsár Vásárhelyi'nin çalışmasına dayanmaktadır.A térkép dr. Vásárhelyi Boldizsár munkája alapján készült el.
Xcas ve Giac, daha önce Erable projesinden elde edilen deneyimlere dayanmaktadır. ^Xcas ja Giac perustuvat aiempaan Erable-hankkeen kokemukseen.
Sistem, XML'e dayanmaktadır.Se perustuu pääosin XML:ään.
Konsol, Nintendo 64'e dayanmakta olup doğrudan televizyona takılmaktadır.Konsoli perustuu Nintendo 64:ään, on ohjaimen muotoinen ja kytketään suoraan televisioon.
The Local Stigmatic Heathcote Williams'ın bir tiyatro oyununa dayanmaktadır.Se perustuu Heathcote Williamsin näytelmään.
Zend adı Zeev ve Andi'nin kısmi bileşimine dayanmaktadır.Nimi Zend tuli yhdistämällä Zeevin ja Andin (Zeev ja Andi) nimet.
Philippa Gregory'nin tarihi roman serisine dayanmaktadır.Sarja perustuu Philippa Gregoryn historialliseen romaanisarjaan The Cousin’s War.
Ancak bunlar da belgelere dayanmamaktadır.Sillä ei voi kuitenkaan validoida dokumenttia.
690)nin ifadelerine dayanmaktadır.Mielipiteensä antoi 490 vastaajaa.
Velaro, Siemens'in Deutsche Bahn için ürettiği yüksek hızlı ICE 3M/F trenlerine dayanmaktadır.Velaro on saksalaisen Siemensin Deutsche Bahnin käyttämästä ICE 3:sta kehittämä suurnopeusjunamalli.
Nobel ödüllü yazarın bu komedisi, gerçek bir olaya dayanmaktadır.Nobelin rauhanpalkinnon saajat Tämä kirjailijaan liittyvä artikkeli on tynkä.
Film, Güney Afrika'da gerçekten yaşanmış tarihi bir olaya dayanmaktadır.Elokuva on Etelä-Afrikassa kuvattu toimintapainotteinen elokuva.
Konusu, Crystal Lee Sutton'ın gerçek yaşam öyküsüne dayanmaktadır.Elokuva pohjautuu Crystal Lee Jordanin tositarinaan.
Geçmişi 1650' li yıllara dayanmaktadır.Se oli kylmimmillään vuoden 1650 aikoihin.
Yerleşimin bulunduğu bölgenin tarihi oldukça eskilere dayanmaktadır.Historiallisesti heidän asuttamansa alue on saattanut olla laajempikin.
Robert Kirkman'ın aynı isimli çizgi romanına dayanmaktadır.Se perustuu Robert Kirkmanin samannimiseen sarjakuvasarjaan.
Aracın temeli Ford F-250 serisi Super Duty kamyonetlere dayanmaktaydı.Excursion on rakennettu Ford F350 Super Duty -kuorma-auton pohjalle.
Dirayet tefsiri denilince sadece, akla dayanma gelirse, bu çok yanlış bir anlama olur.Tiedän vain, että asian näkeminen mutta siitä vaikeneminen olisi suurta petosta.
Yörenin başlıca geçim kaynakları tarıma dayanmaktadır.Maakunnan erityisolot loivat pohjan siirtolaisuudelle.
Mitolojiye dayanmamaktadır.Hän ei saavuttanut mitaleita.