dayanıklı ile cümle

dayanıklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.그리고 정면에서 이것은 매우 강하고 견고한 듯 나타납니다. 그리고 측면에서 아주 약한 것 같죠.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Spredu sa tento predmet zdal byť veľmi silný a robustný a zboku sa zdal byť veľmi slabý.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Szemből ez a tárgy nagyon erősnek, masszívnak tűnt, oldalról viszont egészen gyengének.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Từ đằng trước, vật này trông có vẻ rất cứng cáp và khỏe mạnh, nhưng nhìn bên hông thì có vẻ như nó rất yếu.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Von vorn wirkte dieses Objekt stark und robust, von der Seite allerdings sehr schwach.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Y mirado de frente este objeto parecía muy fuerte y robusto. pero de los costados, parecía casi débil.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Ze předu se tento objekt zdál velice silný a robustní, a ze strany se zdál být velice slabý.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Z przodu wygląda bardzo solidnie, a z boku bardzo delikatnie.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Από μπροστά, το αντικείμενο φαινόταν πολύ στιβαρό και γερό, ενώ από το πλάι, φαινόταν πολύ ισχνό.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.И отпред, този обект изглеждаше много силен и енергичен, а от страни, почти изглеждаше много слаб.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Спереди этот предмет казался очень сильным и прочным, а со стороны — слабым и хрупким.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.Спереду, предмет виглядає міцним і кремезним, а збоку - майже непомітним.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.ומהחזית, האובייקט נראה כחזק מאוד ועמיד, ומהצד, הוא כמעט נראה מאוד חלש.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.ومن الأمام، يظهر هذا الشيء قويا جدا ومتينا، ومن الجانب، يظهر وكأنه ضعيف جدا.
Önden, bu obje çok güçlü ve dayanıklı görünüyordu, yandan bakınca ise çok zayıf.しかし横から見るととても弱そうです だから部屋に入ってくる人は全然気にかけません
Örneğin, "takım çalışması" ya da "dayanıklılık" gibi.제가 제시하는 단어들은 협동심이라던가 인내라던가
Örneğin, "takım çalışması" ya da "dayanıklılık" gibi.אז אלה מילים כמו "עבודת צוות" או "התמדה"
Örneğin, "takım çalışması" ya da "dayanıklılık" gibi.وهذا مثل العمل الجماعي في الفرق الرياضية .. او سباقات التحمل ..
Örneğin, "takım çalışması" ya da "dayanıklılık" gibi.「忍耐」といった言葉です 「資源分配」などの
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Exista un grad de reziliență atunci, dacă vreți, pe care-l putem invidia când privim înapoi.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Ez egy fokú reziliencia volt, amint látják, abban az időben, amire csak irigységgel tudunk visszanézni.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Había un grado de resiliencia, si se quiere, en ese momento al que ahora sólo podemos mirar con envidia.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Il y avait à cette époque une résilience que nous ne pouvons que considérer avec envie.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.상당한 탄력성이 존재했던 이 시대를 이제는 질투섞인 시선으로 뒤돌아 볼수밖에는 없습니다.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Pada saat itu ada semacam derajat ketahanan yang kini hanya bisa dilihat kembali dengan rasa iri.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Thời đó đã có sự phục hồi ở 1 mức độ nào đó mà khi chúng ta nhìn lại, chúng ta thấy ghen tỵ.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.Вот вам, если хотите, уровень жизнестойкости того периода, которым сегодня мы можем только восхищаться.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.היתה מידה של עמידות, אם תרצו, באותה תקופה שעכשיו אנחנו יכולים להסתכל עלייה רק בקנאה.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.كانت هناك درجة من المرونة ، إذا أردت ، في ذلك الوقت التي لا يمكن أن ننظر إليها الآن إلا بشيء من الحسد.
O zamanlar, bugün sadece imrenerek baktığımız belli bir dayanıklılık derecesi vardı.今は羨望のまなざしでその頃を振り返るだけです それではこの理論は どう展開するのでしょう?
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.그러면 여러분, 이것이 사회적 복원력 1점 가점입니다,
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.Muy bien, todos un punto más en resiliencia social,
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.Замечательно, плюс одно очко за социальную устойчивость.
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.בסדר, כולם, זה פלוס 1 ביכולת התאוששות חברתית,
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.حسناً، جميعكم لديكم مرونة اجتماعية إضافية واحدة
Pekala, bu hepiniz için +1 sosyal dayanıklılık demek.友達やご近所や家族や コミュニティから
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Die ist nicht nur Spritzwassergeschützt, sondern komplett Wasserdicht?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Ei siis ainoastaan vedenpitävä, vaan täysin vedenpitäväkö?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Het is niet alleen waterafstotend, is het echt waterbestendig?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Jest nie tylko nieprzemakalna, ale cała wodoodporna?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Não é só resistente à água, também aguenta debaixo de água?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?- Nem csak nedvességálló, hanem teljesen vízálló
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Není to jen voděodolné, je to úplně vodotěsné?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?¿Sólo contra agua, o aguanta bajo el agua?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?¿Sólo contra agua, o aguanta bajo el agua? Sí, amigo, aguanta bajo el agua.
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Δεν αντιστέκεται απλά στο νερό, είναι τελείως αδιάβροχη?
Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Није само водоотпорно, већ потпуно водоотпорно.
Saldırılara , ana indeksin kapanması dahil, zararlı dosyalara, büyük gasp ataklarına karşı dayanıklı olmalı.데이터 손상이나, 악성 파일 주입, 주요 서버에 대한 공격을 견딜 수 있어야 한다고 합시다. 아마 구축하는데 몇년은 걸린다고 하셨을 겁니다.
Saldırılara , ana indeksin kapanması dahil, zararlı dosyalara, büyük gasp ataklarına karşı dayanıklı olmalı.עמידה בפני: סגירת האינדקס הראשי, ווירוסים, השתלטות על צמתים ראשיים. הייתם מניחים שזה יארך שנים.
Saldırılara , ana indeksin kapanması dahil, zararlı dosyalara, büyük gasp ataklarına karşı dayanıklı olmalı.主要なノードの占拠といった攻撃にも耐えることができる ものすごい期間がかかり とんでもない費用が必要だと言われていたでしょう しかし勿論これはP2Pファイル交換のことです
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Je crois que nous devons devenir plus forts, alors.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Úgy tűnik, még nehezebb kell legyen.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.Πρέπει να γίνουμε σκληρότεροι.
Sanırım zorluklara karşı dayanıklı olmalıyız.علينا ان نصبح اكثر صرامة
Şansıma, biraz daha fazla parası olan müşterilerim olmaya başladı. Bu sayede daha dayanıklı birşeyler yaptım.Din fericire am început să am clienţi cu ceva mai mulţi bani, aşa că lucrurile erau ceva mai constante.
Şansıma, biraz daha fazla parası olan müşterilerim olmaya başladı. Bu sayede daha dayanıklı birşeyler yaptım.Gelukkig begon ik klanten te krijgen die wat meer geld hadden, dus de dingen werden ook wat duurzamer.
Şansıma, biraz daha fazla parası olan müşterilerim olmaya başladı. Bu sayede daha dayanıklı birşeyler yaptım.Na szczęście zacząłem miewać bardziej zamożnych klientów, więc i budynki stawały się bardziej solidne.
Şansıma, biraz daha fazla parası olan müşterilerim olmaya başladı. Bu sayede daha dayanıklı birşeyler yaptım.Untungnya saya mulai mendapatkan klien yang memiliki uang lebih banyak, jadi bangunannya bisa lebih permanen.
Şansıma, biraz daha fazla parası olan müşterilerim olmaya başladı. Bu sayede daha dayanıklı birşeyler yaptım.К счастью, у меня стали появляться более богатые заказчики, так что материал был более долговечен.
Şehirler yalnızca en eski-kuruluşlarından değildir Onlar daha dayanıklıVilles ne sont pas seulement la plus ancienne des institutions ils sont les plus durables

İlgili Sayfalar