dayanışma ile cümle
dayanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa bir süre önce yenilenen, Belgrad'daki Nebojsa Kulesi, Balkan dayanışmasının bir simgesi.The newly renovated Nebojsa Tower in Belgrade is a symbol of Balkan solidarity.
Bunun ilk adı dayanışma vergisiydi.First it was known as the solidarity tax.
NATO başkanı Türkiye ile dayanışma sözü verdi, "azami ihtiyat" çağrısında bulunduNATO chief voices solidarity with Turkey, urges 'maximum restraint'
Ancak dayanışma ve hoşgörü ruhuna bu yıl biraz gölge düştü.The spirit of solidarity and tolerance has become somewhat clouded this year, however.
Başbakan, "Dayanışma göstermemiz gerektiğine inanıyorum."I believe that we should demonstrate solidarity.
Bu, daha çok bu insanlar arasındaki bir dayanışmayı yansıtıyor." dedi.There's a big problem at the TV stations … It's more of a kind of solidarity to all these people."
Yaşanan son trajik olaylar, ancak dayanışmamızı güçlendirmeye yarayacaktır."Our solidarity is only reinforced by the latest tragic events."
Dayanışma, siyasi bilgeliğin ve devlet adamlığının bir göstergesidir.Solidarity is a sign of policy wisdom and statesmanship.
Jeremiç, "Bu yüzden Libyalılarla dayanışma hissediyoruz." dedi."Therefore we feel solidarity with Libyans," he said.
Hırvatistan Cumhurbaşkanı Stipe Mesiç teröre karşı dayanışma çağrısında bulundu. [Getty Images]Croatian President Stipe Mesic called for solidarity against terrorism. [Getty Images]
Türkiye ile gerçek bir dayanışma hissediyorum." diyor."I feel real solidarity with Turkey."
Eşi görülmemiş bu dayanışma muazzam sonuçlar verdi.Such unprecedented solidarity yielded tremendous results.
Toplantıdan sonra konuşan Merkel, "Almanya dayanışmasını sergileyebilir.After their meeting, Merkel said "Germany can express its solidarity.
Özelikle bugünlerde dayanışmaya oldukça ihtiyacımız var.We need solidarity especially these days.
Vatandaşlar arasında iş bölümü ve dayanışmayı öngörür.It envisages the division of labor and solidarity among citizens.
6 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. ↑ "ZENCİ MUSA | Afro Türkler Dayanışma Derneği".6 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. ↑ "ZENCİ MUSA | Afro Türkler Dayanışma Derneği" .
Bekar Adam (1960, Büyük Kervan Matbaası) Dayak Dağıtımı (1982, Dayanışma Yayınları)Bekar Adam (1960, Büyük Kervan Publishing) Dayak Dağıtımı (1982, Dayanışma Publishing)
Polonya'da Solidarnosc (Dayanışma) hareketinin ortaya çıkışını gözlemledi.In Poland where he observed and aided[citation needed] the emergence of Solidarnosc.
Dayanışma ve özgürlük haçıCross of Freedom and Solidarity
2016 - Macar-Leh Dayanışma Yılı2016 - Year of Hungarian-Polish solidarity
Dayanışma karikatürü 1917 Sivil özgürlükler posteri 1940 Feminizm Kütüphaneciler DRM'ye karşı Otpor!Solidarity cartoon 1917 Civil liberties poster 1940 Feminism Librarians Against DRM Otpor!
Reagan yönetimi Dayanışma Sendikası'nı el altından desteklemiştir.The Reagan administration engaged in clandestine support for Solidarity.
2005 - Nisan: Şehirde İslam Dayanışma Oyunları düzenlendi.2005 - April: 2005 Islamic Solidarity Games held in city.
2011–2015: Birlik Dayanışma ve Kalkınma Partisi yönetimi2011–2015: Union Solidarity and Development Party rule
Mesleki dayanışma, meslektaşlar arasındaki ilişkidir.Collegiality is the relationship between colleagues.
Mesleki dayanışma ve Akademik KütüphaneCollegiality and the Academic Library
Danimarka'da kuir anarşistler "Kuir dayanışması" yazan pankartlaQueer anarchists in Denmark with banner reading "Queer solidarity"
2016, İtalyan Dayanışma Yıldızı Nişanı[1]2016: Grand Officer of the Order of the Star of Italian Solidarity[9]
1989 Yuvarlak Masa Görüşmeleri, Dayanışma'nın 1989 seçimlerine katılmasına yol açtı.The 1989 Round Table Talks led to Solidarity's participation in the 1989 election.
1996 - Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) kuruldu.Er war 1996 Mitgründer der Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP).
Richard Rorty: Olumsallık, İroni Ve Dayanışma.Richard Rorty: Kontingenz, Ironie und Solidarität.
Halk sürekli dayanışma içerisindedir.So ist auch das Volk, ewig das gleiche!
Özgürlüğün yıldızında Dayanışmayı yenileyelim Ulusların kardeşliğini.Am Stern der Freiheit Lasst uns die Solidarität erneuern der Nationen in Brüderlichkeit.
Bir dayanışma kampanyası ile yedi ay boyunca USA ve Kanada'yı dolaştı.Die folgenden sieben Monate tourte er im Rahmen einer Solidaritätskampagne durch die USA und Kanada.
İsim, Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi'ne dayanışma göstermek için seçildi.Der Name wurde als Anspielung auf die südvietnamesische Befreiungsfront Vietkong gewählt.
Bir düşünce ve dayanışma birliğidir.Glaube und Verantwortung im Widerstand.
Tutuklu arkadaşı Ossietzky ile dayanışma içinde bulunmak için tekrar yazmayı düşünüyordu.Um dem inhaftierten Ossietzky beizustehen, dachte er auch daran, wieder an die Öffentlichkeit zu treten.
2013 yılında köyün yardımlaşma ve dayanışma derneği kurulmuştur.Im Jahr 2013 wurde ein Verein zur Pflege und Erhaltung der Burg gegründet.
Bu sıkıntılı dönemi dayanışma ile aşarak ülkeyi düze çıkarmayı başarmalıyız." dedi.Indem wir unsere Vergangenheit ehren, bauen wir die Zukunft auf«.
Daha sonra "Yabancılarla Dayanışma" adı altında bir yardım fonu oluşturdu.Später gründete er den Hilfsfonds „Ausländersolidarität“.
Ayrıca Kandamış köyü yardımlaşma ve dayanışma derneği bulunmaktadır.Weiterhin sollten unterirdische Unterkünfte für Sicherheits- und Unterstützungskräfte entstehen.
İç dayanışmanın zayıflığı dış dayanışmada görülmemektedir.Verwandtschaften mit dem Relief an den Externsteinen sind nicht zu übersehen.
Haber geldiğinde, muhafazakar koalisyonun dayanışması çöktü.Kurz nach seinem Rücktritt zerbrach die Koalition der konservativen Gruppen.
İstanbul'da 1992 yılından beri faaliyet gösteren dayanışma derneği mevcuttur.Ab 1992 setzten sich Valentinstagsfeiern in Indien durch.
2006 yılında çıkarılan Uçak biletlerindeki dayanışma vergisine karşı çıkmıştır.Il s’oppose en 2006 à la taxe de solidarité sur les billets d'avion.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1983 : Lech Wałęsa, militant syndicaliste polonais reçoit le prix Nobel de la paix.
Özgürlük ve Dayanışma Partisi kurucusu.Le serment de la liberté et de l'égalité.
İstanbul'da ve İzmir'de "Sevdilli ve Çevre Köyleri Dayanışma ve Yardımlaşma Dernekleri" vardır.Pour l'heure, nous pouvons uniquement apporter à nos fans d'Istanbul notre amour et notre soutien."
Afşar halkının özelliğinden,midir bilinmez dayanışma mükemmel dir.Quant au caractère du notaire, tu le trouves impossible.
Açıklanacak olan antlaşma taslağı, alışılmış bir saldırmazlık - dayanışma paktı metniydi.L’idée d’un complot dont elle serait la cible la tourmente insidieusement.
Al-Tadamun Dayanışma olarak tercüme edilebilir.L'ARN messager peut alors être traduit.
Haber geldiğinde, muhafazakar koalisyonun dayanışması çöktü.Quand les nouvelles se confirmèrent, la solidarité entre les conservateurs disparut.
Taksim Dayanışma grubunun üyeleri iş makinalarının önüne geçerek daha fazla yıkım yapılmasını engelledi.Le mauvais travail de l'état-major empêche ses hommes d'avancer pendant plus d'une heure.
Tutuklu arkadaşı Ossietzky ile dayanışma içinde bulunmak için tekrar yazmayı düşünüyordu.Pour soutenir le prisonnier Ossietzky, il pense revenir sur le devant de la scène.
Köydeki gençler düğün sahiplerine yardım ederek dayanışma içinde olurlar.Même à l’hôtel, les femmes de ménage nous encouragent.
1 Mayıs 2009: Emek ve Dayanışma Günü Kutlamaları.10 mai : sortie de Hopes and Fears de Keane.
1982 - Komünist Polonya yönetimi, Solidarność (Dayanışma Sendikası) ve diğer işçi sendikaları yasaklandı.1982: quedan prohibidas todas las organizaciones laborales polacas, incluido el sindicato Solidaridad.
İsim, Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi'ne dayanışma göstermek için seçildi.El nombre fue elegido por su similitud con el Frente Nacional de Liberación de Vietnam.
1947) Dünya İnsan Dayanışma GünüI (1947) Mientras la tierra dure.
Aynı zamanda Dayanışma'nın hukuk müşaviri ve hukuk müşaviri üyesiydi.Fue asimismo coautora de la ley de mediación y de la ley de adopción.