Buna inanabiliyor musun? Biz Almanya'dayız.Can you believe it? We're in Germany!
Buna inanabiliyor musun? Biz Avrupa'dayız!Can you believe it? We're in Europe!
Buna inanabiliyor musun? Biz Fransa'dayız.Can you believe it? We're in France!
Buna inanabiliyor musun? Biz Şupaşkar'dayız!Can you believe it? We’re in Cheboksary!
Bir süredir Boston'dayım.I've been in Boston for a while.
Ben Tom'dayım.I'm at Tom's.
Bana dayılanmayı kes!Stop bullying me!
Dayın bu evde ölmedi mi?Didn't your uncle die in this house?
Ben İspanya'dayım.I'm in Spain.
2013'den beri Boston'dayım.I've been in Boston since 2013.
Senden çok daha uzun süredir Boston'dayım.I've been in Boston way longer than you have.
Biz hâlâ Boston'dayız.We're still in Boston.
Dayım kırklarında.My uncle is in his forties.
Zaten Boston'dayım.I'm already in Boston.
Üç dayım var.I have three uncles.
Birkaç haftadır Avustralya'dayım.I'm in Australia for a few weeks.
Ben şimdi Boston'dayım.I'm now in Boston.
Ben Mısır'dayım.I'm in Egypt.
Ben hâlâ Boston'dayım.I'm still in Boston.
Dayın kim?Who's your uncle?
Tom ve ben her ikimiz de Boston’dayız.Tom and I are both in Boston.
Ben üç aydır Boston'dayım.I've been in Boston for three months.
Tom'un dayın olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was your uncle.
Tom ve ben şimdi Boston'dayız.Tom and I are in Boston now.
Sık sık Boston'dayım.I'm in Boston a lot.
Hafta sonluğuna Boston'dayım.I'm in Boston for the weekend.
Ticaret amacıyla Boston'dayım.I'm in Boston on business.
Bu hafta Boston'dayım.I'm in Boston this week.
Tom dayı ve John dayı annemin erkek kardeşleri.Uncle Tom and Uncle John are my mother's brothers.
Bir aydan daha az bir süredir Boston'dayım.I've been in Boston for less than a month.
Tom'un dayısının ismini hatırlamıyorum.I don't remember Tom's uncle's name.
Tom'un dayısının adını hatırlamıyorum.I don't remember Tom's uncle's name.
Üç haftadır Boston'dayım.I've been in Boston for three weeks.
Sami, Leyla'ya dayılanıyordu.Sami was bullying Layla.
Dayılanma ciddi bir sorundur.Bullying is a serious problem.
Dayılarımdan biri doktordur.One of my uncles is a doctor.
Pazartesi sabahından beri Boston'dayım.I've been in Boston since Monday morning.
Bugün Boston’dayım.I'm in Boston today.
Tom'un John adında bir dayısı var.Tom has an uncle named John.
Şimdi üç yıldır Avustralya'dayım.I've been in Australia for three years now.
Hâlâ Avustralya’dayım.I'm still in Australia.
Hâlâ Avustralya’dayım ama yarından sonraki gün eve döneceğim.I'm still in Australia, but I'll be back home the day after tomorrow.
Dayıların nerede?Where are your uncles?
Dayım sağır.My uncle is deaf.
He dayı he.OK, boomer.
Dayım bana her sene doğum günü hediyesi yolluyor.My uncle sends me a birthday present every year.
Amca ve dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Şu an Malatya'dayım.I'm currently in Malatya.
Hamdi Dayı ya da Hamdullah Dayi, (d.Hamdullahi (also Hamdallahi or Hamdallaye.
Aynı dayısı gibi deli.He was like my crazy uncle.
İki gün sonra, 13 yaşındaki oğlu Peter'a şunları yazdı: Levinsburg'dayım.A few days later, on his 60th birthday, he wrote to his son, Peter, then 13: I am in Lewisburg.
Anne tarafında dayısı IV. Philip (İspanya) ile evlendi.Married her maternal uncle Philip IV of Spain.
Dayısı Şeyhî'nin vefatı üzerine Hüsrev ü Şîrîn'i II. Murad'ın emriyle tamamladı.His father was Dou Rongding (竇榮定), who carried the Sui title of Duke of Chen.
Tungsten Dayı bu elemente büyülenmiş, onun geleceğin metali olduğunu düşünen bir kişidir.Uncle Tungsten was fascinated with tungsten and believed it was the metal of the future.
"Bir Çöküşün Dramı: Vanya Dayı"."Theatre: Uncle Vanya".
1899'da Anton Çehov, Vanya Dayı'yı yayımladı.Anton Chekhov published Uncle Vanya in 1899.
Çift çocuklarına Kaliforniya valisi olan dayısı Newton Booth'un adını verdi.He was named after his maternal uncle Newton Booth, then the governor of California.
Hasan istediği gibi dayısına benzemedi.The Paraguayan does not work as he should.
Dayı, annenin erkek kardeşi.His uncle was his mother's brother.