Şurada gazete okuyan adam benim dayım.The man reading a paper over there is my uncle.
Dayı Tom benim annemin erkek kardeşidir.Uncle Tom is my mother's brother.
Dayım bizim için yeni bir TV seti getirdi.My uncle brought a new TV set for us.
Dayım okulun yakınında yaşıyor.My uncle lives near the school.
Dayınla konuşmak istiyorum.I want to talk with your uncle.
İşe giderken dayıma rastladım.On my way to work, I ran into my uncle.
Dayım öleli üç yıl oldu.My uncle has been dead for three years.
Dayım ona bir hediye verdi.My uncle gave him a present.
Dayım amatör bir kriket oyuncusudur.My uncle is an amateur cricket player.
Dayımın üç çocuğu var.My uncle has three children.
Dayım iki yıl önce kanserden vefat etti.My uncle died of cancer two years ago.
Dayım, Vietnam Savaşı gazisidir.My uncle is a veteran of the Vietnam War.
Dayım iki yıl Washington DC'de yaşadı.My uncle lived in Washington, D. C. for two years.
Dayım trafik kazasına karıştı.My uncle was involved in the traffic accident.
Osaka'da yaşayan amcam/dayım dün bizi ziyaret etti.My uncle, who lives in Osaka, visited us yesterday.
Bir aydır dayımla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Bugün Tokyo'dayım.I am in Tokyo today.
Geçen hafta dayımla birlikte kaldım.I stayed with my uncle last week.
Ben iki aydır Japonya'dayım.I have been in Japan for two months.
O benim dayım.He is my uncle.
Tatillerini dayısının evinde geçirir.She spends her holidays at her uncle's.
Ben Londra'dayım.I am in London.
Ve şimdi Lvov'dayım.And I'm in Lvov now!
Tom'un üç dayısı var.Tom has three uncles.
Hala Polonya'dayız sanıyorum!I think we are still in Poland!
Ben Lyon'dayım, ama belki bir iş bulmak için Paris'e gideceğim.I am in Lyon, but maybe I'll go to Paris for hunting a job.
Annemin erkek kardeşi benim dayımdır.The brother of my mother is my uncle.
Ben şimdi Roma'dayım.I am in Rome now.
Dayım bana bu kol saatini verdi.My uncle gave me this watch.
Ne kadar teyzen ve dayın var?How many aunts and uncles do you have?
Ne kadar halan ve dayın var?How many aunts and uncles do you have?
Ben Tom'un dayısıyım.I'm Tom's uncle.
Ben Boston'dayım.I'm in Boston.
Tom otuza merdiven dayıyor.Tom is pushing thirty.
Tom senin dayın.Tom is your uncle.
Birkaç yıldır Avustralya'dayım.I've been in Australia several years.
Birkaç aydır Boston'dayım.I've been in Boston for a few months.
Üç yıldır Boston'dayım.I've been in Boston for three years.
Hâlâ Boston'dayım fakat yarın evde olacağım.I'm still in Boston, but I'll be back home tomorrow.
Sizi Tom'un dayısı sanmıştım.I thought that you were Tom's uncle.
Dayı olacağım.I'm going to be an uncle.
Tom dayı oğlum.Tom's my cousin.
Dayımla yaşıyorum.I live with my uncle.
Dayımla yaşarım.I live with my uncle.
Boston'da dayımla kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Önümüzdeki ay Bostan'daki dayımı ziyaret edeceğim.I'll visit my uncle in Boston next month.
Bu hafta boyunca Boston'dayım.I'm in Boston all this week.
Şimdi Boston'dayım.I'm in Boston now.
Gelemem çünkü Londra'dayım.I can't come because I'm in London.
Amca ya da Dayı, babanın ya da annenin kardeşidir.An uncle is a brother of your father or your mother.
Biz İtalya'dayız.We're in Italy.
Şu anda Esperanto öğretmek için Güney Amerika'dayım.Now I am in South America to teach Esperanto.
Bir yıldan daha fazla süredir Boston'dayım.I've been in Boston for over a year.
Şu anda Boston'dayım.I'm in Boston right now.
Boston'da yaşayan bir dayım var.I have an uncle who lives in Boston.
Uzun süredir Boston'dayız.We've been in Boston for quite a while.
Şu anda Boston'dayız.We're in Boston now.
Ekim ayından beri Boston'dayım.I've been in Boston since October.
Bu akşam İzlanda'dayım. Yarın evde olacağım.I am in Iceland this evening, I'll be home tomorrow.
Buna inanabilir misin? Biz Japonya'dayız!Can you believe it? We're in Japan!