Ana içeriğe geç
Sözlük

dayı ile cümle

dayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
NA: Ayrıca Twitter'dayız.نادية السقاف : وعلى موقع تويتر أيضاً
NA: Ayrıca Twitter'dayız.時代の波に乗ってますね
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Dlaczego nadal jesteśmy w Afganistanie dekadę później?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Mengapa kita masih di Afganistan satu dekade kemudian?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Miért vagyunk még mindig Afganisztánban egy évtizeddel később?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Perché siamo ancora in Afghanistan, dopo dieci anni?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Porque é que ainda estamos no Afeganistão, dez anos depois?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?¿Por qué seguimos en Afganistán una década después?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Proč jsme pořád v Afghánistánu po deseti letech?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Tại sao chúng ta vẫn ở Afghanistan sau một thập niên?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Varför är vi fortfarande kvar i Afghanistan ett decennium senare?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Waarom zijn we nog steeds in Afghanistan, tien jaar later?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Warum sind wir zehn Jahre später immer noch in Afghanistan?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Γιατί είμαστε ακόμα στο Αφγανιστάν μετά από μία δεκαετία;
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Защо десет години по-късно все още сме в Афганистан?
Neden on yıl sonra hala Afganistan'dayız?Почему мы все еще в Афганистане после первых десяти лет?
Neredesin? Trivandrum'dayım tabii ki.În Trivandrum, prostuţo.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Alors ces deux-là sont venus déjeuner, et nous avons été jetés du restaurant.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Așa că cei doi au venit la masă și am fost dați afară din restaurant.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Así que los dos vinieron a almorzar y terminaron echándonos del restaurante.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Ci dwoje przyszli na lunch i wyrzucono nas z restauracji.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Così questi due vennero a pranzo e e fummo sbattuti fuori del ristorante.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Die zwei kamen also zum Mittagessen, und wir wurden aus dem Restaurant geworfen.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Dus deze twee komen lunchen, en we werden het restaurant uit gezet.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.그래서 그들 둘은 점심때 나왔습니다. 그리고 곧 우리는 레스토랑 밖으로 쫓겨났죠.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Và rồi, cả hai đến ăn trưa, chúng tôi bị đuổi ra nhà hàng.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Έτσι ήρθαν το μεσημέρι και μας πέταξαν έξω από το εστιατόριο.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.Двамата дойдоха на обяда и ни изхвърлиха от ресторанта.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.И вот эти двое пришли на ланч, и нас выкинули из ресторана.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.אז שניהם הגיעו לארוחת צהריים, וזרקו אותנו מהמסעדה.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.فجاء هذان الاثنان إلى الغذاء، و طردنا من المطعم.
Neyse, bu ikisi ve dayı ertesi gün öğle yemeğine geldiler ve hep birlikte restorandan atıldık.私達はレストランから放り出されました ヒョンスクのおじさんはどなり散らし
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Am ieșit și el era furios.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Andammo fuori che lui era proprio furioso.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Et je savais que j'avais totalement raté mon coup.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.I wyszliśmy na zewnątrz, a on był wściekły.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Khi chúng tôi ra ngoài hắn ta rất tức giận
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.우리는 밖으로 나왔습니다. 그는 매우 화가 나 있었죠.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Salimos y él estaba enfurecido.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Und wir gingen raus, er war fuchsteufelswild.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.We gingen naar buiten en hij was woedend.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Βγήκαμε έξω και ήταν έξαλλος.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Излезнахме навън и той беше просто бесен.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.Мы вышли на улицу, он был вне себя от ярости.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.ויצאנו החוצה, והוא זעם.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.وخرجنا ، وكان فعلا مشتعل غضبا.
Neyse, dışarı çıktık. Dayı son derece öfkeliydi.このことによりすべてが白紙に戻ってしまい
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Allora ha detto si, e ci siamo ritrovati in Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Anh ta nói đồng ý, và chúng tôi đã tìm thấy chính mình tại Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Así que dijo que sí y nos encontramos en Afganistán.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Ele disse que sim, e quando demos por nós, estávamos no Afeganistão.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Er sagte also ja, und wir fanden uns in Afghanistan wieder.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Hij zei ja en we vertrokken naar Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Iar el a spus da, şi ne-am trezit în Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Il a dit oui, et nous nous sommes retrouvés en Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Jude zgodził się i znaleźliśmy się w Afganistanie.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.그는 승낙했습니다. 그리고 아프가니스탄에도 같이 가게되었습니다.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Lalu dia bilang ya, dan kami pun berada di Afghanistan.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.No a on řekl, že ano, a byli jsme v Afghánistánu.
O da bana evet dedi, ve bir de baktık Afganistan'dayız.Och han sa ja, och vi fann oss själva i Afghanistan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod