İşte Doğu Borneo'dayız.Estamos, então, no leste do Bornéu.
İşte Doğu Borneo'dayız.Jadi ini Kalimantan Timur.
İşte Doğu Borneo'dayız.Nous sommes à l'est de Bornéo.
İşte Doğu Borneo'dayız.Siamo nel Borneo Orientale.
İşte Doğu Borneo'dayız.Suntem acum in East Borneo.
İşte Doğu Borneo'dayız.Takže jsme ve východním Borneu.
İşte Doğu Borneo'dayız.Và chúng tôi đến East Borneo.
İşte Doğu Borneo'dayız.We zijn dus in Oost-Borneo.
İşte Doğu Borneo'dayız.Wschodnie Borneo.
İşte Doğu Borneo'dayız.И ето ни в Източно Борнео (част от Малайзия).
İşte Doğu Borneo'dayız.Итак, мы в Восточном Борнео.
Kang Won Do'dayım.Gangwon Do-ban vagyok.
Kang Won Do'dayım.Je suis à Kang Won-do.
Kang Won Do'dayım.Τώρα είμαι στην επαρχία Τσανγκγουόν
Kang Won Do'dayım.انا في بلدة كانغوان
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).avec les enfants des frères et des sœurs (par exemple oncle et nièce)
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).barn till syskon (till exempel morbror och systerdotter).
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).hijos de primos (también entre tíos y sobrinos).
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).sisarusten lasten kanssa (esimerkiksi eno ja sisarentytär).
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).с детьми братьев/сестёр (например, дядя и дочь сестры).
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).مع أطفال الإخوة والأخوات (على سبيل المثال الخال وبنت الأخ أو الأخت).
kardeş çocuklarıyla (örneğin dayı ve yeğen).叔、伯、姑、舅、姨与侄(女)、甥(女)(例如舅舅不能和兄弟姊妹的女儿结婚)
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiAsta e prima ei vizită înapoi în Coreea, iată-l pe unchiul ei. Aceasta e sora ei vitregă. A mers și în sat.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiĐây là chuyến đi về Hàn Quốc đầu tiên. Đó là cậu cô. Đây là chị em cùng mẹ của cô.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiDit is haar eerste reis terug naar Korea. Daar is haar oom. Dit is haar halfzus.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesi처음으로 한국에 돌아갔던 날입니다. 삼촌도 보이고요. 이사람은 나타샤의 이복동생입니다. 나타샤가 마을로 돌아갔을때 입니다. 가장 친했던 친구의 어머니입니다.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiΑυτό είναι το πρώτο της ταξίδι στην Κορέα, εδώ ο θείος της. Η μισή αδελφή της. Επέστρεψε στο χωριό.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesiזה הטיול הראשון שלה לקוריאה, והנה הדוד שלה. זו אחותה למחצה. היא חזרה לכפר, זו האמא של החברה הכי טובה שלה.
Kore'ye ilk dönüşü, dayısıyla. üvey kardeşi köyüne döndü. bu en yakın arkadaşının annesi義理の妹 彼女が村に帰った時の 親友のお母さん
Londra'da British Museum'dayız.[hraje hudba]
Londra'da British Museum'dayız.Jsme v britském muzeu, stojíme před relikviářem svatého trnu, který byl v majetku
Londra'da British Museum'dayız.[la musique jouer]
Londra'da British Museum'dayız.[musica]
Londra'da British Museum'dayız.[muziek]
Londra'da British Museum'dayız.[muzyka]
Londra'da British Museum'dayız.[nhạc dạo]
Londra'da British Museum'dayız veJesteśmy w Muzeum Brytyjskim i oglądamy fryz otaczający Partenon.
Londra'da British Museum'dayız veNe aflam la Muzeul Britanic si privim frizele care inconjoara Partenonul
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Jsme v Britském muzeu a díváme se na jedny z nejslavnějších soch všech dob.
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Ми в Британському музеї розглядаємо деякі з найвідоміших скульптур всієї історії.
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .Това е периодът, когато Атина е демокрация. "Златната епоха". А Партенонът е бил най-важният му монумен
Londra'da British Museum'dayız ve tarihteki en ünlü heykellerden bazılarına bakıyoruz. .今映っているのは 長い歴史の中でとても有名になった彫像です。 というより、多分最も有名な彫像とも言えます。
Londra'da British Museum'dayız veМи в Британському музеї розглядаємо фризи, що оточували Парфенон.
Londra'da British Museum'dayız veМ: Итак, мы в Британском музее.
Londra'da British Museum'dayız veНамираме се в Британския музей и в момента разглеждаме фриз, който е ограждал Партенона.
Londra'da British Museum'dayız veنحن الآن في المتحف البريطاني و ننظر على frieze الذي يحيط بمعبد بارثينون.
Londra'da British Museum'dayız.[грає музика]
Londra'da British Museum'dayız.[играет музыка]
Londra'dayız, Wallace Koleksiyonu'nu inceliyoruz.hudba
Londra'dayız, Wallace Koleksiyonu'nu inceliyoruz. Şu an gördüğümüz eser, Fragonard'ın.(hudba)
Londra'dayız, Wallace Koleksiyonu'nu inceliyoruz. Şu an gördüğümüz eser, Fragonard'ın.[muziek]
Londra'dayız, Wallace Koleksiyonu'nu inceliyoruz.Намираме се в Колекцията Уолъс в Лондон.
Merhabalar, gene Roma'dayız. Bugün Trajan sütununu inceleyeceğiz.(hudba)
Merhabalar, gene Roma'dayız. Bugün Trajan sütununu inceleyeceğiz.(musica)
Merhabalar, gene Roma'dayız. Bugün Trajan sütununu inceleyeceğiz.(muzyka w tle)
Merhabalar, gene Roma'dayız. Bugün Trajan sütununu inceleyeceğiz.(reproducción de música)
NA: Ayrıca Twitter'dayız.나디아: 트위터에도 있고요.
NA: Ayrıca Twitter'dayız.Również na Twitterze.
NA: Ayrıca Twitter'dayız.Tudi na tviterju smo.
NA: Ayrıca Twitter'dayız.נדיה אל-זאקאף: וגם בטוויטר.