Ana içeriğe geç
Sözlük

dayı ile cümle

dayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Wrzeszczeli na niego, było bardzo nieprzyjemnie.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ze schreeuwden tegen hem... een lelijk tafereel.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Του φώναζαν, ήταν -- κατέληξε πολύ άσχημα.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Двамата крещяха на чичото -- сигурно е било много грозно.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.На него накричали ... Это была ужасная сцена.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.הם התחילו לצעוק עליו, הם היו -- זה נעשה ממש מכוער.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.كانوا يصرخون في وجهه، كانوا -- ازداد الأمر سوءا.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.ものすごい剣幕でした
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Ik stelde voor aan de oom dat we Father Keene gingen opzoeken om uit te vinden hoe het adoptieproces werkte.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.저는 아이의 삼촌에게 킨 신부님을 만나보고 입양 절차가 어떻게 되는지 알아보자고 권했습니다.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Tinha três mulheres a cuidar das crianças.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Tôi đã đề nghị người cậu cùng đi tới đó gặp Cha Keene để hỏi thêm về thủ tục nhận con nuôi.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.Предложих на чичото да отидем при отец Кийни, за да разберем как протича процесът на осиновяване.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.אז הצעתי לדוד שנלך לשם ונפגוש את האב קין, ונברר איך ילך הליך האימוץ.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.ومن ثم فقد اقترحت على الخال أن نذهب لملاقاة الأب كين لنتعرف على الكيفية التي تتم بها عملية التبني.
Dayıya, rahip Keen'e gidip evlat edinme işlemleri hakkında konuşmayı önerdim.キーン神父に会って養子縁組の過程が どうなっているか見るように勧めました 伯父さんには こういったことは全て
Dedem içki yasağından dolayı hapisteydi. Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Dědeček byl za prohibice ve vězení, strýčkové zemřeli na nemoci spojené s alkoholem.
Dedem içki yasağından dolayı hapisteydi. Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Ông ngoại tôi đã ở tù suốt thời kỳ cấm nấu và bán rượu, cậu tôi chết vì bệnh do rượu gây ra.
- Efendim? - Dayı, leave your home immediately!-Κύριε; -Dale, αφήστε το σπίτι σας αμέσως!
Eger ihtiyar çiftçi Mustafa dayı bizimle savasmayı seçerse islerini bitirmek için baglantılarımız da hazır.A kdyby se starý farmář Joe rozhodl s námi soudit, naše síť je rozhozena a jsme připraveni se o něj postarat.
Eger ihtiyar çiftçi Mustafa dayı bizimle savasmayı seçerse islerini bitirmek için baglantılarımız da hazır.그리고 늙은 농부 죠가 우리와 계속 싸우겠다면 우리에겐 이미 치밀한 네트워킹이 준비되어 있지
Eger ihtiyar çiftçi Mustafa dayı bizimle savasmayı seçerse islerini bitirmek için baglantılarımız da hazır.И если старый фермер Джо решит бороться с нами, у нас есть готовая схема, чтобы позаботиться о нём.
"Evet, amca, dayı.""Ano, strýčku."
"Evet, amca, dayı.""Áno, strýko."
"Evet, amca, dayı.""Có, chú, bác."
"Evet, amca, dayı.""Da, unchiul".
"Evet, amca, dayı.""Igen, bácsi."
"Evet, amca, dayı.""Ja, farbror."
"Evet, amca, dayı.""Ja, onkel."
"Evet, amca, dayı.""Ja, Onkel."
"Evet, amca, dayı.""Ja, oom."
"Evet, amca, dayı.""Ja, stric."
"Evet, amca, dayı.""예, 숙부님."
"Evet, amca, dayı.""Niin, setä."
"Evet, amca, dayı.""Oui, mon oncle."
"Evet, amca, dayı.""Sì, zio."
"Evet, amca, dayı.""Tak, wujkiem".
"Evet, amca, dayı.""Ya, Paman."
"Evet, amca, dayı.""Ναι, ο θείος."
"Evet, amca, dayı.""Да, дядя".
"Evet, amca, dayı.""Да, чичо".
"Evet, amca, dayı.""Так, дядя".
"Evet, amca, dayı.""نعم ، عمي".
"Evet, amca, dayı.""あなたはこのトリックを再生するとはどういう意味ですか?"Bickyはかなりよくノックアウト思えたので、私
Evet, Cleveland Ohio'dayız. Evsizsin. - Evet.Para juzgar otro sistema, otra organización de seres humanos, debes relacionarlo con el sistema actual.
Evet, Cleveland Ohio'dayız. Evsizsin.Ok,siamo a Cleveland Ohio,tu sei un senzatetto,
Evet, Cleveland Ohio'dayız.Като много други хора изгубих работата си и съм бездомен от 2 години.
Evet, hala Oveido'dayım.Igen, ittragadtam Oviedóban.
Evet, hala Oveido'dayım.Ja, ik zit nog steeds vast in Oviedo.
Evet, hala Oveido'dayım.Sí, estoy muy varada en Oviedo.
Evet, hala Oveido'dayım.Sim estou presa em Oviedo.
Evet, hala Oveido'dayım. Yine de şehir turuna çıktılar.Da, tot în Oviedo sunt. <i>Dar s-au dus să viziteze obiective turistice până la urmă.</i>
Evet, hala Oveido'dayım. Yine de şehir turuna çıktılar.Je suis encore coincée à Oviedo. <i>Mais le tourisme se poursuivit.</i>
Evet, hala Oveido'dayım.لقد علقت في أوفييدو
Fakat biz Güney Kaliforniya'dayız,하지만 저희는 로스앤젤레스에 가까운
Fakat biz Güney Kaliforniya'dayız,Most azonban Dél-Kaliforniában vagyunk,
Fakat biz Güney Kaliforniya'dayız,אבל אנו נמצאים בדרום-קליפורניה,
Fakat biz Güney Kaliforniya'dayız,لكننا في جنوب كاليفورنيا ،
Fakat biz Güney Kaliforniya'dayız,南カリフォルニアにいるので
Günde iki kez Discovery Channel'dayız -- böyle yapamayız."Andiamo in onda due volte al giorno su Discovery Channel, non possiamo fare questo!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod