Ana içeriğe geç
Sözlük

dayı ile cümle

dayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Maar hij nodigde me uit om naar een ceremonie te komen die ze deze dag hadden voor de grootmoeder.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Mais il m'a invité à venir à une cérémonie qu'ils avaient ce jour-là pour sa grand-mère.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Ma lui mi invitò a venire ad una cerimonia che avrebbero tenuto quel giorno per la nonna della bambina.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Nhưng ông ta đã mời tôi đi dự một buổi lễ dành cho bà cụ trong ngày hôm đó.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Pero él me invitó a ir a una ceremonia que harían ese día en honor a la abuela.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Αλλά με κάλεσε σε μια τελετή που έκαναν εκείνη τη μέρα για τη γιαγιά.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Но он пригласил меня на церемонию, которую они проводили в тот день в память бабушки.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Чичото ме покани да отида на церемонията, която те правеха за баба й в този ден.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.אבל הוא הזמין אותי להגיע לטקס שהם ערכו באותו יום עבור הסבתא.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.ولكنه دعاني للحضور إلى مراسم كانوا يعدونها في ذلك اليوم من أجل جدتها.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.私を招待してくれました そこでは、おばあちゃんの衣服や写真を
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.De oom ging terug naar zijn familie, en Natasha en Tim en Gene en ik gingen uit eten.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Der Onkel kehrte zu seiner Familie zurück und Natasha, Tim, Gene und ichgingen abends essen.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.El tío volvió a su casa y Natasha, Tim, Gene y yo salimos a comer.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.삼촌은 집으로 돌아갔기 때문에 나타샤, 팀, 진과 저만 저녁을 먹으러 갔죠.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.L'oncle est rentré chez sa famille, et Natasha, Tim, Gene et moi sommes allés au restaurant.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Lo zio tornò alla sua famiglia e Natasha, Tim, Gene ed io andammo fuori a cena.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Người cậu trở về nhà. Natasha, Tim, Gene, và tôi đi ăn tối.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Nós fomos jantar essa noite para festejar. O tio voltou para a sua família.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Unchiul s-a întors la familia lui, iar Natasha, Tim, Gene și cu mine am luat cina în oraș.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Wuj wrócił do swojej rodziny, a Natasha, Tim, Gene i ja poszliśmy na kolację.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Ο θείος επέστρεψε στην οικογένειά του και η Νατάσα, ο Τιμ, ο Τζην και εγώ βγήκαμε για φαγητό.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Дядя поехал домой, а Наташа, Тим, Джин и я отправились на ужин.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.Чичото се върна при своето семейство, а Наташа, Тим, Джийн и аз отидохме на вечеря.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.הדוד שב למשפחה שלו, ונטשה, טים, ג'ין ואני יצאנו לארוחת ערב.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.عاد الخال إلى عائلته، وذهبنا نتاشا و تيم و جين و أنا إلى العشاء.
Dayı evine geri döndü ve Natasha, Tim, Gene ve ben akşam yemeğine çıktık.ナターシャとティムとジーンと私でディナーにでかけました ジーンがナターシャにナイフとフォークの使い方を教えて
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.A nagybácsikáim alkohol okozta betegségekben haltak meg.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.I miei zii sono morti di malattie legate all'alcol.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.제 삼촌들은 알콜과 관련된 질환으로 돌아가셨죠.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Meine Onkel starben an alkoholbedingten Krankheiten.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Mes oncles sont morts de maladies liées à l'alcool.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Mijn ooms stierven aan alcohol-gerelateerde ziekten.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Mina morbröder dog av alkoholrelaterade sjukdomar.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Mis tíos murieron de enfermedades relacionadas con el alcohol.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Os meus tios morreram de doenças relacionadas com o álcool.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Unchii mei au murit de boli legate de consumul alcoolului.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Wujkowie zmarli od chorób wywołanych alkoholem.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Οι θείοι μου πέθαναν από ασθένειες που σχετίζονται με το αλκοόλ.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Моите чичовци са починали от болести, причинени от алкохола,
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.Мой дядя умер от злоупотребления спиртным.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.דודי נפטר ממחלות הקשורות לאלכוהול.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.وأعمامي توفوا بسبب أمراض متعلقة بالكحوليات.
Dayılarım içkinin neden olduğu hastalıklardan ölmüşlerdi.だから 祖母は 先程の3つ約束が必要と考えたのです
"dayısına sizler gibi yaşamanın"너희들이 길을 걸을때 어떤 느낌인지,
"dayısına sizler gibi yaşamanın""Não sei se é a decisão correta ou não, mas gostaria que viessem ao almoço amanhã
"dayısına sizler gibi yaşamanın"ותגידו לדוד איך זה מרגיש ללכת במורד הרחוב,
"dayısına sizler gibi yaşamanın"و تقولا للخال كيف تشعران حين تسيران في الشارع،
"dayısına sizler gibi yaşamanın"人々に何て言われていて 生活の為に何をしているのか 話して欲しいと頼みました
Dayı son derece öfkeliydi. Bir çuval inciri berbat etmiştim. Tekrar ne yapacağımı bulmaya çalışıyordum.Eles gritaram com eles — aquilo ficou muito feio.
- Dayı? - To hell with you and your dayı.-Dayı; -Στην κόλαση μαζί σας και σας dayı.
- Dayı? - To hell with you and your dayı.-Dayı? ? לאן אתה הולך-. לעזאזל איתך ועם dayı שלך.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Au țipat la el, au -- a fost foarte urât.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ellos dos le gritaban y terminó siendo muy desagradable.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Họ quát lên với hắn ta. Họ đã nói chuyện khá khiếm nhã.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Ils criaient sur lui, ils ont été - c'était vraiment moche. Et nous sommes sortis, et il était furieux.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.그들이 그 남자에게 소리를 질렀습니다. 상당히 험악했죠.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Loro gli gridarono conto, stavano... è stato davvero un brutto momento.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada. Neyse, dışarı çıktık.Então os dois vieram ao almoço e fomos expulsos do restaurante.
Dayıya bağırıyorlardı ki sanırım epeyce küfür dolaşıyordu ortada.Sie brüllten ihn an. Es wurde wirklich ausfallend.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod