Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.Byłam w Niemczech, musiałam tam pojechać na jeden dzień.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.Ich bin auf diesem Bild in Deutschland - ich war für einen Tag dort.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.Ik moest ernaartoe voor een dagtrip.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.당일치기 여행을 떠났을 때죠
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.В Германия съм на тази - трябваше да отида за един ден.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.הייתי צריכה ללכת לטיול של יום אחד.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.كان يجب أن أذهب في رحلة تستغرق يوما واحدا.
Burada Almanya'dayım, bir günlük ziyaret için gitmek zorundaydım.私は気分が悪くて、ホテルの部屋にいて
Burada, Central'dayım.Estou aqui, em Central.
Burada, Central'dayım.Estoy aquí, en Central.
Burada, Central'dayım.Io sono qui a Central City.
Burada, Central'dayım.Jag är här i Central.
Burada, Central'dayım.Jeg er her i Central.
Burada, Central'dayım.Jestem w Central.
Burada, Central'dayım.Olen täällä Centralissa.
Burada, Central'dayım.Είμαι εδώ, στο Σέντραλ. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ Κινγκ Μπράντλεϊ
Burada, Central'dayım.Я здесь, в Централе. КИНГ БРЭДЛИ
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Aici e unchiul care semnează actele de adopție.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Aqui é o Gene a mostrar ao tio, no mapa, onde ficava Atlanta, onde vivia.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Aquí esta el tío firmando sus papeles de adopción.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.C'est l'oncle en train de signer les papiers d'adoption.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Das ist der Onkel beim Unterschreiben der Adoptionsunterlagen.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Đây là người cậu ký giấy cho con nuôi.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Hier tekent de oom de adoptiepapieren.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.아이의 삼촌이 입양서류에 서명하고 있는 모습입니다.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Questo è lo zio mentre firma le carte dell'adozione.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Tutaj wuj podpisuje dokumenty adopcyjne.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Εδώ ο θείος υπογράφει τα χαρτιά υιοθεσίας.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Здесь дядя подписывает бумаги на удочерение.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.Това е чичото, който подписва документите за осиновяване.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.וכאן הדוד חותם על מסמכי האימוץ.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.هذه هو الخال يوقع أوراق التبني.
Burada dayı evlat edinme evrakını imzalıyor.私達はその夜を祝うためにディナーに出かけました
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.A Gail não pôde vir. Passavam muito tempo debruçados sobre um dicionário.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Aici e Gene care-i arată unchiului unde e Atlanta pe hartă, unde locuiește el.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Aquí esta Gene mostrándole al tío donde quedaba Atlanta en el mapa (es donde vivía).
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Đây là Gene chỉ cho người cậu vị trí của Atlanta, nơi họ đang sống.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Dit was Gene die de oom laat zien waar Atlanta ligt op de kaart.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.E questo è Gene mentre mostra allo zio dov'è Atlanta sulla mappa, dove lui viveva.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Et voici Gene montrant à l'oncle où Atlanta, où il vivait, se trouve sur la carte.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Gene, wie er dem Onkel zeigt, wo seine Heimatstadt Atlanta liegt.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.그리고 진이 아이의 삼촌에게 그가 살고있는 애틀랜타의 사진을 보여주고 있습니다.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Tu Gene pokazuje wujowi, gdzie leży Atlanta, miejsce jego zamieszkania.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Και εδώ ο Τζην δείχνει στο θείο που είναι η Ατλάντα στο χάρτη, όπου έμενε.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.А это Джин показывает дяде девочки Атланту, где они живут, на карте.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.Това е Джин, който показва на чичото къде е Атланта, където той живее.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.כאן ג'ין מראה לדוד איפה אטנלטנה נמצאת על המפה, איפה שהוא גר.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.وهذا هو جين يُري الخال أين هي أطلنطا على الخريطة حيث يسكنون.
Burada gene dayıya yaşadığı yer olan Atlanta'nın yerini haritada gösteriyor.これは伯父さんが養子縁組の書類にサインしているところ
- Call your dayı then.-Καλέστε Dale σας στη συνέχεια.
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...C'est bien si nous n'avons pas un enfant, oncle...
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...Esta bien si no vamos a tener un hijo, padre...
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...Δεν πειράζει αν δεν έχουμε παιδί, θείε...
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...- Не става без детето! Какво да правим вуйчо?...
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...- Что я могу поделать,дядя?...Не будет так не будет детей.
- Çocuk olmazsa olmaz, ne yapalım dayı bey...لا بأس إذا لم يكن لدينا طفل يا عمى...
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Aber er lud mich ein, zu einer Zeremonie, die sie für ihre Großmutter an diesem Tag hatten.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Ale zaprosił mnie na ceremonię odbywającą się tego dnia na cześć ich babki.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.Dar el m-a invitat la o ceremonie care avea loc în ziua respectivă, în amintirea bunicii ei.
Dayı beni bir törene davet etti, büyükanneyi anma törenine.하지만 그는 할머니의 기일에 저를 불렀습니다.