Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Mi piacerebbe se la smettessi di trattarmi come un bambino.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Ojalá dejaras de tratarme como a un chiquillo.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Om du kunde sluta behandla mig som en liten pojke...
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Μακάρι να είχες πάψει ήδη να μου φέρεσαι σαν παιδί!
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Хватит вам обращаться со мной, как с ребёнком.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: devi agire in modo socio-centrico, non egocentrico.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: 자기중심이 아닌 집단중심적이어야 한다.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.B: man må handle socio-centreret, ikke egocentreret.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Temos de agir sociocentricamente, não egocentricamente.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Б: действовать надо ради общего блага, а не собственного.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Б) ти маєш діяти соціоцентрично, а не егоцентрично.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.ב', לפעול בצורה מוכוונת-חברה ולא מוכוונת-עצמי.
B: Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.ثانيا: يجب أن ينبني تصرفك على فائدة المجتمع وليس كبرياؤك.
Bencilce davranmaktan vazgeç. Benim için de tasalanma.L'enseignement est un beau métier.
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "En väitä tehdä enemmän. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Eu nu pretind să facă mai mult. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ich behaupte nicht, mehr zu tun. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ik pretendeer niet om meer te doen. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Io non pretendo di fare di più. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Jag gör inte anspråk att göra mer. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Jeg påstår ikke at gøre mere. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Je ne prétends pas en faire plus. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "내가 당신을 볼 수있는. 난 더 할 척하지 마세요. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "lo que puedo ver de ti. No pretendo hacer más. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Não tenho a pretensão de fazer mais. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nechcem predstierať, že urobiť viac. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nechci předstírat, že udělat víc. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nem úgy, mintha nem több. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Ne se pretvarjati, da naredijo več. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Nie udaję się zrobić więcej. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Saya tidak berpretensi untuk melakukan lebih. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Tôi không giả vờ làm nhiều hơn nữa. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Δεν ισχυρίζομαι να κάνουμε περισσότερα. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Аз не претендирам да направи повече. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. ""Я могу помочь что я вижу вас. Я не претендую на большее. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "Я не претендую на більше. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "מה אני יכול לראות אותך. אני לא מתיימר לעשות יותר. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "ما أستطيع أن أرى من أنت. أنا لا أدعي أن تفعل أكثر من ذلك. "
Ben daha fazlasını da yapmak gibi davranmak istemiyorum. "彼は私を見もせずにsceptically首を横に振った。
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Il faut agir de manière socio-centrique, pas égocentrique.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Je moet sociaal-centrisch handelen, niet ego-centrisch.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Musisz działać socjocentrycznie, nie egocentrycznie.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Musíte jednat v zájmu společnosti a ne ve svém zájmu.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Musíte konať socio-centricky, nie egocentricky.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Pitää toimia yhteiskunnan hyväksi, ei oman itsensä.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Sie müssen sozio-zentriert handeln, nicht egozentrisch.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Társadalomközpontúnak kell lenned, nem énközpontúnak.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Tienes que actuar para la sociedad, no para ti.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Trebuie să acţionezi în mod socio-centric, nu egocentric.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Πρέπει να δρας κοινωνιοκεντρικά και όχι εγωκεντρικά.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.Трябва да действате социоцентирно, не егоцентрично.
Ben-merkezci değil toplum-merkezci davranmak zorundasınız.最後に あなたがた何人かはご存知の物語で終わりにします
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.Ce n'est pas une raison pour se conduire comme un enfant.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.Eso no es excusa para comportarse así.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.Mycket rörande, men du beter dig som en barnunge.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.Nu e un motiv ca sã te porþi aºa.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.- Sehr ergreifend. Aber das entschuldigt nicht dein kindisches Verhalten.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.- Sehr ergreifend. Aber das entschuldigt nicht dein kindisches Verhalten.
Bu böyle davranmak için bir sebep değil.Uskookohan ukko minut pojakseen? Koskettavaa, mutta et saa käyttäytyä kuin nulikka.
Bulduğum şey, tüm yönleriyle, din farklı şekilde davranmak hakkındadır.Amit találtam, ami minden vallásra igaz, hogy a vallás lényege az eltérő viselkedés!