Ana içeriğe geç
Sözlük

davranmak ile cümle

davranmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.Johto kohtelee henkilökuntaa huonosti.
Şeytan, yokmuş gibi davranmak yerine hoş görüyü temsil eder!Saatana edustaa ystävällisyyttä sen ansaitseville rakkauden kiittämättömiin haaskaamisen sijaan!
O çocuklara kötü davranmak istemiyorum.En halua käyttäytyä epäystävällisesti niitä lapsia kohtaan.
Herkese eşit davranmaktaydı.Να αντιμετωπίζονται όλοι με τον ίδιο σεβασμό.
Cinderella adlı kıza üvey annesi ve üvey kız kardeşleri kötü davranmaktadır.Hun får det nedladende tilnavn Askepot af sin forfærdelige stedmor og slemme stedsøstre.
Bannion bir tür anti kahraman, bir vigilante, yani bir intikamcı gibi davranmaktadır.Monsieur Donizetti ser ut til å behandle oss som et erobret land; det er en veritabel invasjon.
Cinderella adlı kıza üvey annesi ve üvey kız kardeşleri kötü davranmaktadır.Mereka ingin masa depan Dalimunte dan adik-adiknya lebih baik.
Savaş esirlerine ve sivillere karşı kötü davranmak da savaş suçu oluşturan davranışlar arasında yer alır.Perlakuan semena-mena terhadap tawanan perang atau penduduk sipil juga bisa dianggap sebagai kejahatan perang.
Sheeran her şarkıya müzikal gibi davranmak ve kadınlar hakkında sözler yazmaktan kaçınmak istedi.Anh muốn mỗi ca khúc đóng vai trò như một vở nhạc kịch và cố gắng tránh viết lời bài hát về phụ nữ.
Bu yüzden üzerinden geçen araçlar dikkatli davranmaktadır.Đường dốc nên xe nào qua đây cũng phải thận trọng.
Burada parti neredeyse fiili bir hükümet gibi davranmaktadır.Hiệp hội hoạt động như một tổ chức phi lợi nhuận phi chính phủ.
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Chắc chắn là anh ta giao thiệp với ma cô và gái mại dâm.
Öğretim üyeleri öğrencilere arkadaş gibi davranmaktadır.Do đó, các sinh viên trẻ đã trở thành bạn ông.
Ancak bundan sonra mesafeli davranmak zorundayız.これから君たちは瞑想しなければならない。
Herkese eşit davranmaktaydı.あらゆる身分の者を平等に扱っていた。
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.身なりには無頓着。
Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir.勇ましい者だからと言って全てが正義とは限らないらしい。
Patronlar çalışanlarına çok kötü davranmaktadır.従業員の扱いが非常に荒い。
Herkese eşit davranmaktaydı.她平等地對待任何人。
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.克里斯蒂娜女王十六歲時獲樞密院邀請參與政事,但她請求像父親一樣,待十八歲才親政。
Hizmetkâra göre Legrand garip davranmaktadır.他说勒格朗的表现很怪异。
Bu olaydan beri Harry' ye soğuk davranmaktadır.哈里曾因此事而困扰良久。
Oyuncular birçok eşya varmış gibi davranmaktadır.一般演员要携带一些东西作为道具。
Çevre üzerindeki ağaçlar korunacak ve doğal bir çit gibi davranmak için daha fazla çevreye taşınacaktır.주변에 있는 나무는 그대로 유지되고 더 자연스러운 울타리로 작동하기 위해 주변으로 이동한다.
Asistanlar da stajyer doktorlara iyi davranmaktadır.후배들, 간호사들을 태우기도 잘 한다.
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.존 스토트 신부는 외교관을 하려고 했지만 열 일곱살에 회심하면서 성직자로 꿈이 바뀌었다.
Herkes küçük bir çocuk gibi davranmaktadır ona, fakat cesareti karşısında ona saygı duymaya başlayacaklardır.ממשיכה להתנהג אליו כילד קטן אך בו זמנית נוהגת להעבידו לתפעל אותו עקב עצלנותה.
Buffy de onların küçük kızı gibi davranmaktadır.מתנהגת אליה כמו ילדה קטנה.
Eşine ve üvey kızına kötü davranmaktadır.Spremi on i srednju kćer.
Ona göre, herkese eşit davranmak adalet için yeterli değildir.Jer ljudima činiti loše ne razlikuje se uopće od činjenja nepravde.
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.Ipak, neovisno se opaža.
Fakat prenses erkeklerden ölesiye nefret etmekte ve onlara çok acımasız davranmaktaymış.Princ in njegovi pristaši so proti njima naščuvali ljudstvo, da ju je kruto umorilo.
Herkese eşit davranmaktaydı.Visiems išėjo po lygiai.
Bu yüzden üzerinden geçen araçlar dikkatli davranmaktadır.Todėl mašinos yra kruopščiai surenkamos.
Ama umursamaz gibi davranmaktadır.Elgiasi taip, lyg nieko nebijotų.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Compreendi que aqueles miúdos não queriam ser rudes com o meu filho.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Comprendí que esos niños no pretendían ser maleducados con mi hijo.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Det föreföll mig att de där barnen inte hade menat att vara elaka mot min son.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Dotarło do mnie, że dzieci w szkole nie chciały być niegrzeczne w stosunku do syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era chiaro che quei ragazzi non volevano essere maleducati con mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era clar că acei copii nu aveau intenția să fie răi cu fiul meu.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Ik zag haarscherp dat die kinderen mijn zoon niet wilden kwetsen.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.J'ai compris que ces enfants n'avaient pas eu l'intention d'être méchants avec mon fils.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.그 아이들이 제 아들에게 무례하게 대하려고 한 것은 아닙니다.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Mir wurde bewusst, dass diese Jungs nicht absichtlich gemein zu meinem Sohn waren.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Rájöttem, hogy azok a gyerekek nem akartak gorombák lenni a fiammal.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Saya menyadari bahwa anak-anak itu tak bermaksud jahat pada anak saya.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvědomila jsem si, že tyto děti nechtěli být hrubé k mému synovi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvedomila som si, že tie deti nechceli byť hrubé na môjho syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Xin lưu ý rằng mấy đứa trẻ không cố ý xúc phạm con trai tôi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Τότε συνειδητοποίησα ότι αυτά τα παιδιά δεν φέρθηκαν με αγένεια στο γιο μου.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Стало ясно, что у тех мальчиков не было намерения нападать на моего сына.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Тези деца всъщност не са искали да проявят грубост към сина ми.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.זה הגיע לנקודה שהילדים האלו לא התכוונו להתנהג בגסות אל בני.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.واتضح جليا أن هؤلاء الأطفال لم يقصدوا أن يكونو فظين مع ابني.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.息子を殴った子どもたちには いじめの意図などなく 周りの大人たちの影響を受けたにすぎない
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Chciałbym, żebyś przestała traktować mnie jak chłopca.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Gostava que deixasses de me tratar como um garoto.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Hvis du bare kunne stoppe med at behandle mig som en lille dreng.
Bana küçük bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçsen artık.Lakkaa kohtelemasta minua kuin pikkupoikaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod