davranışlar ile cümle

davranışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ahtapotların oyun olarak tanımlanabilecek davranışlarda da bulundukları gözlemlenmiştir.Lembro que identificávamos os atletas pela maneira como jogavam.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.As feministas lésbicas consideravam os papéis de gênero como imitações arcaicas do comportamento masculino.
Kök bulma algoritmalarının davranışları nümerik analizde incelenir.O comportamento de algoritmos para encontrar raízes é estudado em análise numérica .
Bütün bir sistemin davranışlarını etkileyen içsel geri besleme döngüleri ve gecikme süreleri ile ilgilenir.Ele lida com ciclos de retroalimentação interna e atrasos que afetam o comportamento do sistema como um todo.
Bilimsel araştırmalar, bireye ait cinsin bireye ait davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır.A investigação científica mostra o sexo do indivíduo influencia em seu comportamento.
Caligula’nın sürekli davranışlarını eleştirmesi onu yeterince sinirlendirince, suikaste kurban gitti.Tendo tido o suficiente de raiva de Calígula em suas críticas e comportamento, ela comete suicídio.
Daha önceki davranışlarım için herkesten özür dilerim" dedi.E peço desculpas a qualquer um que tenha se ofendido."
Çoğu zararlı durumun gerçekleşmesinin nedeni kullanıcının dikkatsiz davranışlarıdır.A maioria das contaminações ocorre por ação do usuário.
Genellikle yavaş yüzseler de bazen hareketli davranışlar da sergileyebilirler.Embora geralmente letárgico, esses tubarões podem se mover de forma muito rápida.
Bu onların çok serbestlik derecesiyle ortak davranışlarını yönetir.Isto determina o comportamento coletivo com muitos graus de liberdade.
Östrojen seviyeleri tiroit bezinin davranışlarını etkileyebilir.Os níveis de estrogénio podem também afectar o comportamento da tiroide.
Görsel nümayiş daha çok agonistik davranışlarda ortaya çıkar.O conceito de autoajuda também encontrou um lugar em gêneros mais expansivos.
Tutarsız davranışlar sergiler.Caminhos autoevitantes são fractais.
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Estima-se que seu sistema social eram altamente avançados.
Bir de bakmış Sarıkız orada kazları besliyor ve davranışlarından hiç de kötü yola düşmediği anlaşılıyormuş.Ele come desesperadamente os Biscoitos Gatinhos restantes, imaginando por que não está funcionando.
Garip davranışlarından dolayı insanlar sarhoş olduğunu ve kendisine "PK" (sarhoş) derler.Seu olhar estava voltado particularmente para p ousado que o chamara de "cachorro".
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.As letras dessas bandas de glam rock normalmente enfatizavam o hedonismo e o comportamento selvagem.
İnsan davranışlarını sınırlamak, denetim altına almak yerine insan özgür bırakılmalıdır.Se encoraja a responsabilidade pessoal, em vez da supervisão.
Hayvan davranışları ile ilgili çalışmaları vardır.Também tinha interesse pelo comportamento dos animais.
Bağlı elektronun dalga benzeri davranışları atomik orbital denilen bir özellikle açıklanır.O comportamento similar a onda de uma ligação eletrônica é descrita por uma função denominada orbital atômico.
Etoloji, hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalı.Etologia: Ciência que estuda o comportamento animal.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.A preferência e motivação animal é sempre inferida a partir do comportamento.
İslâm'da büyük günâhlar (kebâir) dini açıdan büyük ve temel kötü, uygunsuz davranışlara verilen isimdir.Daarnaast gaat het over de heerlijke beloning of de verschrikkelijke bestraffing op de Laatste Dag.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.Hun loyaliteit was echter gering en hun acties waren vaak onberekenbaar.
Filler de insanlar gibi büyürken davranışları öğrenmek zorundadır.Net als mensen moeten olifanten bepaalde gedragingen leren tijdens hun groei.
Örneğin; Kanunlar insan sosyal davranışlarını belirleyen bir sistemdir.Structuren bepalen dus het sociaal handelen van de mens.
Buna göre erdem, hangi davranışların insanca ya da kabul edilir olduğunu belirten bir kavramdır.Het is dus de opvatting die een mens heeft over hoe de wereld is of zou moeten zijn.
Sosyal davranışları hakkında bilgi yoktur.Over zijn burgerlijke status is niets bekend.
Willow'un vampir halindeki davranışları çok huysuz ve aşırı derecede kaprislidir.Ieder plan van Ladd is extreem gewelddadig en bloederig.
Riley ise tutarsız davranışlar sergilemeye başlar.Burrows om zowat onmogelijke acties uit te voeren...
Cinsel içerikli davranışları bulunur.Ten tweede zijn ze uitgesproken seksueel actief.
Oysa ona göre zihinsellik, gözlemlenebilen davranışlarda ve etkinliklerde aranmalıdır.Dit wordt gedaan door (jonge) mensen die graag willen zien en gezien worden.
Buna karşın güney türü tipik geyik davranışları gösterir.In het Zuiden heeft Broederlijk Delen een typische manier van werken.
Onu rahatsız etmemek için su kıyısında yürürken iyi davranışlar sergilemek gerekir.Om te voorkomen dat de grond uitput zal men dat goed moeten dimensioneren.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?Is de onrechtmatige gedraging hem toerekenbaar?
Hamerkopun davranışları diğer kuşlarda görülmeyen bazı özellikler gösterir.Het gedrag van de hamerkop kent typische aspecten, die bij weinig andere vogels worden aangetroffen.
Görsel nümayiş daha çok agonistik davranışlarda ortaya çıkar.Hierdoor overheerst in agonistisch gedrag de agressie.
Gibi kompulsif davranışlardan kaçınmak.Możliwe jest zatrzymanie kompulsywnych zachowań.
Taktizmler, prefenderumlu davranışlarda kendini gösterir.Manifestują to, sami zachowując się w nieprzewidywalny sposób.
Cinsel davranışlarında da anormallik görülmüştür.Bywają anomalie seksualne.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.W większości przypadków ruch staje się chaotyczny.
Leylekler bu davranışları yalnızca yuvalarda gösterir.Bociany wykazują takie zachowanie wyłącznie w okolicach gniazda.
Bu durum genellikle "iyi" ve "kötü" davranışların abartılmasına varır.Z tego powodu jest często obiektem żartów i oskarżeń o „zbyt białe” zachowywanie się.
Davranışlar sıklıkla tekrarlanır ve alışkanlık haline getirilir.Gdy zachowania przystosowawcze powtarzają się, stają się nawykami.
Agonistik davranış, etolojide, dövüşme ile ilgili sosyal davranışlar için kullanılan terimdir.Zachowania agonistyczne są to wszelkie zachowania społeczne związane z walką.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Ewolucja wpływa na każdy aspekt budowy i zachowania organizmów.
Artık davranışları tutarsızlaşmıştır.Obecnie jest już nieczynny.
Bu nedenle farklı görünüş ve davranışlara sahiptirler.Przejawia osobliwe manieryzmy i zachowania.
Sosyal davranışları konusunda kesin veriler yoktur.Brak jednak wyraźnych wskazówek, w jaki sposób stopniować społeczną szkodliwość.
Ubıhların tutsaklara karşı davranışları çok insancıldı.Zachowanie dużych kotów jest zrozumiałe.
Yazı: "Minnettar olan insanlık cesur davranışları asla unutmaz."Święcenia „raz ważnie przyjęte nigdy nie tracą ważności”.
Sesli iletişim yaygındır ve kimileyin saldırgan davranışlarla birlikte sergilenir.Brzęczące lub skrzeczące dźwięki używane są przy zachowaniach agresywnych.
Laplace, oldukça oynak fikirli davranışlarda bulunuyordu.Tego typu zachowań obawiał się właśnie Logan.
Bu nesne, kişi ya da davranışlar aşağılanmaz, tersine bir değer atfedilir.Niech mowa twoja nie będzie kłamliwa ani próżna, lecz poparta czynem.
Üyelerin küstahça davranışlarından dolayı grubun takma adı "Team No Respect" (Saygısız Takım) oldu.Ugrupowanie określano „drużyną bez szacunku” ze względu na zuchwałe maniery członków.
Yabancı Durum Testleri’ndeki davranışlarına göre çocuklar üç sınıfa ayrılırlar.Po zbadaniu poziomu umysłowego podzielono dzieci na cztery klasy.
Cinsel anlamda uygunsuz provokatif davranışlar sergileyebilir, duygularını etkileyici tarzda dışavururlar.Mogą czuć się niekomfortowo, wyrażając swoje emocje.
Gemiye alınan üç kazazede de garip davranışlar sergilemektedir.Oficer szybko odkrywa, że na pokładzie statku dzieją się dziwne rzeczy.
Hormonlar vücuttaki farklı organ sistemlerinin davranışlarını etkileyen kimyasallardır.Kofeina wpływa na zachowanie różnych organizmów.
Tutarsız davranışlar sergiler.Występowanie nierównomierne.

İlgili Sayfalar