Ben Tom'un davranışına şaşırmadım.I'm not surprised at Tom's behavior.
Tom'un davranışı hakında endişeleniyorum.I'm worried about Tom's behavior.
Senin kötü davranışların var.You have bad manners.
Tom Mary'nin davranışı tarafından biraz şaşırtıldı.Tom was a little surprised by Mary's behavior.
Tom'un davranışı kabul edilemezdi.Tom's behavior was unacceptable.
Tom'un davranış şekliyle ilgili her zaman bir sorun yaşadım.I've always had a problem with the way Tom behaves.
Tom'un davranışından bıktım.I'm fed up with Tom's behavior.
Aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi genellikle benzer davranışa yol açar.An inferiority complex and a superiority complex often lead to the same behavior.
Utanmam gerektiğini bilmeme rağmen davranışımdan utanmıyorum.I'm not ashamed of my behavior, even though I know I should be.
Tom bir müşteriye karşı olan kaba davranışı nedeniyle hemen kovuldu.Due to his impolite behavior toward a customer, Tom was immediately fired.
Davranışlarımı açıklamak benim için zor.It's hard for me to explain my actions.
Mary, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi farketmişti.Mary had noted a distinct change in Tom's behavior and work habits.
Bu çocuğun davranışı sadece korkunç.This child's behaviour is just terrible.
İnsanları yaşla değil, davranışla yargılayın. Yıllar aldatıcıdır.Judge people not by age, but by behavior. Years are deceptive.
Onun antisosyal davranışları, onu izole etti.His antisocial behavior isolated him.
Birçok insanın davranışları şüpheli.The behaviour of many people is questionable.
Bazı insanlar onun davranışını tuhaf bulacaklar.Some people will find his behaviour strange.
Tom'un son zamanlardaki davranış tarzı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of the way Tom has been behaving lately?
Ben senin davranışlarını izliyorum ve ben bile ne düşünülür bilmiyorum.I'm watching your behaviour and don't even know what to think.
Sizin davranışınız dayanılmaz.Your behaviour is intolerable.
Onun davranışı kötüydü.His behaviour was bad.
Son iki yıl içinde, onun davranışını değiştirdi.She changed her behaviour in last two years.
Tom'un onun davranışlarının başkalarını nasıl etkilediği hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom has no idea how his behaviour affects others.
Tom'un davranışlarının onun iş arkadaşları üzerinde çok olumsuz etkileri vardı.Tom's behaviour had very negative effects on his workmates.
Tom'un davranışı hakkında bazı şikâyetler aldık.We've gotten some complaints about Tom's behavior.
Tom'un davranışları hakkında bir şey yapmalısın.You need to do something about Tom's behavior.
Tom hayvan davranışları konusunda bir uzmandır.Tom is an expert on animal behavior.
Kötü düşünceler kötü davranışlara yol açar.Bad thoughts lead to bad deeds.
Tom'un kaba davranışı, çocukları korkuttu.Tom's rough manner frightened the children.
Onun davranışı beni gerçekten şaşırttı.His behavior truly surprised me.
Davranışımla gurur duymuyorum.I'm not proud of my behavior.
Tom'un Mary'nin davranışına açıkça kızgın.Tom is obviously upset with Mary's behavior.
Standart davranışlar vardır.There are standard behaviors.
Davranışı beni rahatsız etti.His behavior bothered me.
Tom patronunun korkutucu davranışından morali bozulmuş hissetti.Tom felt demoralised by his boss's intimidating behaviour.
Onun davranışı henüz toplumsal olarak kabul edilebilir değildir.Her behaviour just isn't socially acceptable.
Tom Mary ile davranışı hakkında konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about her behavior.
Marlon'un davranışının nedenlerini bilmiyorum.I don't know the motives for Marlon's behaviour.
Tom'un davranışları sarhoş olduğunda tahmin edilemez.Tom's behaviour is unpredictable when he's drunk.
Onun davranışları beni rahatsız ediyor.Her actions disturb me.
O tür bir davranışa tahammül etmez.He doesn't tolerate that type of behaviour.
Tom'un davranışını beğenirim.I like Tom's attitude.
Kendimizi niyetimizle başkalarını ise davranışlarıyla yargılarız.We judge ourselves by our intentions and others by their actions.
Tom'un partideki davranışı affedilmezdi.Tom's behavior at the party was inexcusable.
Tom Mary'nin kötü bir davranışı olduğunu söyledi.Tom said Mary had a bad attitude.
Yalan söylemek iyi davranış değildir.Lying is not good behaviour.
Davranışın utanç vericiydi.Your behaviour was disgraceful.
Senin davranışlarından rahatsız oluyorum.I'm getting annoyed by your behavior.
Ben dün akşamki davranışım için özür dilemek istiyorum.I want to apologize for my behavior yesterday evening.
Bayanın davranışı her zaman onurluydu.The lady's behaviour was always dignified.
Onun anormal davranışından ne sonuç çıkarıyorsun?What do you conclude from her abnormal behavior?
Tom, oğlunun davranışlarından utanıyor.Tom is embarrassed by his son's behavior.
Ben son davranışım için pişmanım.I regret my recent behavior.
Çok medenice bir davranış.That's very civil of you.
Gerçekten kötü bir davranışın olduğunu düşünüyorum.I think you've got a really bad attitude.
Tom'un davranışı beni çileden çıkardı.Tom's behavior infuriated me.
Yaklaşık beş içkiden sonra, Tom'un davranışı öngörülemez olur.After about five drinks, Tom's behaviour becomes unpredictable.
Tom'un davranışına katlanamam.I can't tolerate Tom's behavior.
Davranışın affedilmezdi.Your behavior was inexcusable.
Tom kardeşinin davranışlarından sorumlu olduğunu dikkate almadı.Tom did not consider that he was responsible for his brother's behaviour.