Oyuncunun eylemleri insanların davranışlarına etki edebilir.Prisutnost drugih osoba utječe na ponašanje pojedinaca.
Bu davranışlarda bulunanlara yasalarca belirlenmiş çok büyük cezai yaptırımlar uygulanır.Karakeristično za takve države su montirani sudski postupci.
Her ikisinin de öne sürdükleri şey, davranışın, duyguları belirlediğidir.Ove dvije funkcije uzajamno se kompenziraju, isto kao što to rade mišljenje i osjećaji.
Kinoloji çalışma sahası; köpek ırkları, davranışları, bakımı, eğitimi ve hastalıkları ile ilgilenir.Kinologija se bavi pasminama, uzgojem, njezi, ponašanjem, treniranjem, bolestima i poviješću domaćih pasa.
Stereotipik ve yineleyici motor davranışlar AS’nin ve diğer OSB’nin tanısında ana noktalardan biridir.Stereotipno i repetitivno motoričko ponašanje predstavlja jezgru pri dijagnosticiranju AS-a i ostalih ASD-ova.
Antik Roma'da cinsel tavır ve davranışlar Roma sanatında görülmektedir.Posljedice političkih i vjerskih podjela u rimskom carstvu osjetit će se i u umjetnosti.
Tutarsız davranışlar sergiler.Ostale nedefinirane aktivnosti smrtonoša.
Bu davranışı onun ölümle cezalandırılmasına neden olmuştur.Ovo poricanje bilo je njegova smrtna presuda.
Davranışları dengeli ve kararlı idi.U donošenju planova bio je odlučan i tvrdoglav.
Köpeksi maymunların çoğu bir grup içinde yaşar ve iyi gelişmiş sosyal davranış sergiler.Većina kitova su izraženo druželjubive životinje s visoko razvijenim društvenim međuodnosima.
Mitlerde tanrılar insanlara benzer şekilde davranışlara sahipti.Blagoslovi sela su imali zajednički karakter.
Bu hırçınca davranışlarını devam ettirdi.Ma gdje bio, ponašanje mu je prepotentno.
Şimdi, bunun dışında bir davranışa zorlanmamı da doğrusu hiç aklım almıyor.Ne osjećam da me to obvezuje na bilo koji način..
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.Leedsu se pridružio kao pripadnik omladinske škole, a debitirao je na vrlo neobičan način.
Profesyonel Dosya Sistemi çöp sepeti davranışını dosya sistemi düzeyinde ekledi.Dopuštenja datotečnog sustava određuju prava pristupa datotekama na datotečnom sustavu.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.Najznačajniji lokaliteti su: Društvene promjene pratile su i promjene u ljudskom duhu.
Bir açıklamaya göre özel bir stereotipik davranışın algısal bir girdiye göre bir işlevi olduğudur.Stoga bi, prema ovome određenju, altruističko ponašanje bio jedna posebna vrsta prosocijalnog ponašanja.
Allmusic ise şarkının alıntı yapılmasının yeterince yüzsüz bir davranış olduğunu vurguladı.Axl je onda bio sramežljiv što se tiče pjevanja.
Aynı zamanda varsayım sınama davranışındaki yanlılıklarla da ilgilidir.Sličnosti u produkciji također idu u prilog pretpostavci.
Tom kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini farketmiyor.Tom ne razumije kako njegovo ponašanje utječe na druge.
Bu davranışı onun ölümle cezalandırılmasına neden olmuştur.To dokazuje skutočnosť, že bol prenasledovaný pre svoju vieru.
Bazıları da gördüğü görsel veya işitsel davranışları taklit etme zorunluluğu hissedebilir.Niektorí ľudia cítia nutkanie napodobniť to, čo počuli alebo videli.
James Bond bakışı, James Bond'un kadınlara davranışları gibi.O iných významoch výrazu James Bond pozri James Bond (rozlišovacia stránka).
Glam metal türünün sözleri hedonizmden ve vahşi davranışlardan oluşuyordu.Glam metal sa vyznačuje hedonistickými textami a živelným správaním.
Hamas, ilk intifada sırasında benzer davranış gösterdi.Hamás bol založený na začiatku Prvej intifády v r.
Davranışı soruşturuldu ve kendisine suçlama yapılmadı.Nečakali na žiadne vysvetlenie a zabili ho.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Rozhovory pomáhajú zistiť motívy vedúce ku konaniu zákazníkov.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Výhodou kulisových mechanizmov je ich jednoduchosť.
Sonraki dört ilke ise insanın davranış biçimi ile ilgilidir.Štvrtá otázka je otázkou sebaporozumenia človeka.
Zira "normal davranış" tanımlaması her bir kültürde farklıdır.Čo je "zvláštné", sa pochopitelne v rôznych spoločenstvách a ich kultúrach líši.
Bunun neticesinde ise davranış ortaya çıkar.Ale vzhľad ide na úkor efektivity.
Bu yüzden helotlar asla sivrilme davranışı içinde olamazlardı.Stíhačky sa preto nikdy nedostali do ostrej bojovej akcie.
Genelde kadınlar üzerinde erkek egemenliğini davranışlarına yansıtan erkeklere verilen isimdir.Je často vnímaná ako dominancia muža nad ženami.
Davranışsal: son bir yıl içinde yeni bir cinsel eş edinmiş olmak, spermisit kullanımı.Počas Leta lásky bolo jedným zo spôsobov ako tvoriť novú realitu užívanie psychedelických drôg.
Osmanlı Hükümeti için bu hiç de uygun bir davranış değildi.Pre ruskú dočasnú vládu ale bol príliš radikálny.
Evrim, organizmaların şekil ve davranışlarını her yönden etkiler.Evolucija vpliva na vse ravni oblike in vedenja organizmov.
Bir ölçme aracının veya bir psikolojik testin geçerliliği deney veya davranışlarla bağıntı yoluyla belirlenir.Veljavnost merilne priprave ali psihološkega testa je dosežena prek poskusa ali korelacije z obnašanjem.
Gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkileri hem sağlıksal hem davranışsal yönde ortaya çıkabilir.Učinki zvočnega onesnaževanja na zdravje so tako zdravstvene, kot tudi vedenjske narave.
Böylece kadınların davranışlarının erkeklerin kontrolü altında olması meşrulaştırılmaktadır.Nastalo je iz potrebe, da moški nadzorujejo žensko delo.
Ayrıca, bu davranışın Fermi, Pasta ve Ulam’ın çalışmalarını nasıl açıkladığını da göstermişlerdir.Pokazala sta tudi kako to obnašanje pojasnjuje težko razrešljivo predhodno delo Fermija, Paste in Ulama.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Najočitnejše so vedenjske in fizične prilagoditve, ki so posledica naravnega izbora.
Kişilik değişikliği - kişinin kişiliğinde ve davranışlarında büyük değişiklikler olması.Značilne so spremembe v osebnosti in obnašanju.
Birkaç meta-analiz Büyük Beş'in geniş bir davranış dizisini tahmin gücünü ortaya koydu.Leksične študije so postavile temelj že pet-faktorskem modelu.
Bu kalkan benzeri davranışın nedeni iyi anlaşılmamıştır.Vzrok za takšno obnašanje ni znan.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Presenetljiva lastnost evolucije je njena preprostost.
En sık kullanılan psikoterapi tekniği bilişsel-davranışçı terapi tekniğidir.Najpogostejša oblika terapije je kognitivno-vedenjska terapija.
Bu olaydan sonra üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.Starejši hčeri sta si iz ljubosumja vzeli konec.
Koordinasyonsuz bir davranış koordineli bir yapının bütünsel olmayan bir koordinasyona sebep olur.Samokoordinacija neodvisnih pobud vodi do skupnega rezultata, ki je nenačrtovan.
Bazı ilginç davranışsal özellikleriyle dikkate alınırlar.Z uganko so povezane nekatere zanimive značilnosti parnosti.
Malurus splendens erkeklerinin çeşitli kur davranışları gözlemlenmiştir.Dogajanje opazuje povodni mož.
Ne kadar utanç verici bir davranış!'To je zelo falična oblika.
Bu davranış peçeli baykuşun gündüzleri diğer kuşlar tarafından mobbinge maruz kalıp kalmadığına göre değişir.Smrdokavro je praktično nemogoče zamenjati s katerokoli drugo ptico.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Zaradi tega je nikotinska odvisnost biološko nenavadna.
Yani diğer insanlar da bu davranışı tekrar etmekte midirler?Še pomembnejše, bi želel kdo poslušati njen poskus takšnega nastopa?
Diğer çocuk, William'ın davranışlarını, giyinişini ve konuşmasını gittikçe daha fazla taklit etmeye başlar.Mladi so posnemali celo stil Wertherjevega in Lottinega oblačenja ter način njunega vedenja in čustvovanja.
İyi davranışı ödüllendirme, kötü davranışı da cezalandırma anlamına gelir.Pravilno vedenje sproži nagrado, napačno vedenje pomeni kazen.
Artık davranışları tutarsızlaşmıştır.Poteze niso bile več ravne.
Kocasının birdenbire tüm davranışları değişmiştir.Staiga keičiasi žmogaus elgesys.
Gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkileri hem sağlıksal hem davranışsal yönde ortaya çıkabilir.Triukšmas turi įtakos žmogaus sveikatai bei elgesiui.
Kriz aynı zamanda "piyasa psikolojisi"ne ilgi duyan davranış ekonomistlerinin de ilgisini çekmiştir.Tuo krizė patraukė elgsenos ekonomistų, besidominčių rinkos psichologija, dėmesį.