Ancak yanlış tutum ve davranışları onun yanlış anlaşılmasına yol açmıştır.Deras handlingar och beteenden tolkas dock som onda.
Bu nedenle kondensin bu toplu davranışı süperiletkenlikte çok önemli bir noktadır.Ska hans roll i försoningen vara så betydelsefull?
Enfeksiyon riski davranışların değiştirilmesiyle azaltılabilir.Infektionsrisken kan minskas genom att ändra på det beteende som ledde till smittan.
Buna göre Allah tarafından emredilen, buyurulan davranışlar ahlaken iyi, yasaklananlar ise ahlaken kötüdür.Guds vilja är god, och vänder man sig bort från hans vilja, gör man det onda.
Dördüncü Bölüm: Evliliğin fazileti, çocukların terbiyesi ve kadınlara karşı davranış adabı.Det fjärde området är familjeplanering, i syfte att minska antalet barn per kvinna.
Mustalik oğulları kabilesi, bu davranıştan dolayı memnun oldu, topluca İslamı kabul edip Müslüman oldular.Hon hade sedan ätit barnen med sina medbrottslingar och använt deras hår och ben till trolldom.
Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi.Saruman var inte alltigenom illasinnad.
Ne kadar utanç verici bir davranış!Det är så pinsamt...
Bilgi Gereksinimi ve Bilgi Arama Davranışları.Forskningsläge och forskningsbehov.
Ama Tucholsky daha sonra bu davranışı için bir özeleştiri yaptı: - Ein besserer Herr.Tucholsky betecknade det själv senare som ett misstag från hans sida.
Bu davranış derebeyleri sinirlendirdi.Detta gjorde modergudinnan rasande.
Sosyal davranışları konusunda kesin veriler yoktur.De uppvisar inget särskilt socialt beteende.
Kuvvetli yapısı ve çalışkan olması nedeniyle ırkçı davranışlara direnerek okulunu başarıyla bitirdi.Genom energiskt arbete och pengainsamling lyckades han återupprätta skolans status.
Dulcamara bunun kendi ilacı tarafından iyileştirilebilecek bir davranış olduğunu zanneder.Man misstänker därför att någon har funnit ett botemedel.
Bu davranış Türk kültüründen etkilenen diğer komşu ve birlikte yaşanan kültürlere de yansımıştır.De kanaliserar också den rasism de själva utsatts för mot nästa generation invandrare.
MOBIUS sözde deliliğini davranışlarıyla göstermeye çalışır.Hamlet döljer sitt rätta tillstånd i vansinne.
Willow'un vampir halindeki davranışları çok huysuz ve aşırı derecede kaprislidir.Culanns vakthund är vild och blodtörstig.
Aynı fakültede Siyasal davranış enstitüsünü kuran Unat, yurt dışında birçok yerde çalışmalar yaptı.Han är därmed den ende i den sittande politbyrån som har studerat utomlands.
Güdüler ise davranışlara yol açar.Incitament är något som stimulerar beteende.
Deniz ineklerinin yaşam şekilleri ve davranışları hakkında yeterince bilgi yoktur.Det är inte så mycket känt om sjökornas levnadssätt och sociala beteende.
Akılcı davranış eğitimi (Doktora tezi).Efter genomgången läkarutbildning (med. lic.
Bu nedenle farklı görünüş ve davranışlara sahiptirler.Skiljer sig till utseende och beteende.
Yavrunun en iyi gelişebileceği mevsimlerde bu davranışlar artar.Och förhoppningsvis tycker barnen att kalaset blir mer lyckat.
Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemi en çok kullanılan yöntemdir.Den kirurgiska behandlingen är den mest effektiva åtgärden.
Kedileri cezbedici kimyasallar, kedi davranışlarında etkili olan kokulu bileşiklerdir.Fredskallan innehåller irriterande ämnen, och är giftig för katt.
Tabii ki Chomsky bu davranışları ile anarşist kesimden büyük bir tepki aldı.Chomsky har under hela sitt politiska liv uttryckt ett starkt ogillande inför marxismen.
Science and Human Behavior (Bilim ve İnsan Davranışı), 1953.1953 Наука і поведінка людини (Science and Human Behavior).
Ajanlarının yerleri ve tepki verici davranışları, bilgisayar programlarında algoritma biçiminde kodlanmıştır.Розташування агентів і їх поведінка кодується в алгоритмічній формі в комп'ютерних програмах.
Bu nedenle, önemli bir düşünce, basit davranış kurallarının karmaşık davranışlar üretmesidir.Таким чином, ключовим поняттям є те, що прості правила поведінки генерують складну поведінку.
Bu oyuncak bebekler cinsel davranışları yerine getirmek için farklı pozlamalar yapabilirler.Такі ляльки можуть приймати різні пози для вчинення статевих актів.
Kyle ile Stan'in davranışları biraz birbirlerine benzer.Стен і Кайл роблять те ж саме з Твіко.
Adaptasyon, yapısal, davranışsal, veya fizyolojik olabilir.Адаптації можуть бути структурними, фізіологічними, або адаптаціями поведінки.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.Уподобання та мотивації тварин завжди визначається на основі їх поведінки.
Kendisinin davranış ve konuşmaları anlaşılamıyordu.Їм бракувало сміливості, щоб говорити.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Перевагою моделі Мура є спрощення поведінки.
Mitlerde tanrılar insanlara benzer şekilde davranışlara sahipti.Навіть боги знаходились десь поряд з людьми.
O zaman saldirgan davranışı değiştirmek lâzim.Це дозволяє кардинальним чином змінити стиль зачіски.
İzlanda yasalarına göre bu davranış haksızlık olarak değerlendirilmektedir.За швейцарським законодавством подібні платежі вважаються протизаконними.
Buna bağlı olarak daha evvel öğrenilmiş davranışlarda bozulma görülür.Зруйнована була насильницькими методами, про що буде сказано далі.
Aracın davranışı, aerodinamik ve itici kuvvetler üstündeki onun etkisinden dolayı hesaba katılmak zorundadır.Ставлення апарату має братись до уваги через його вплив на аеродинамічну силу і тягу.
Ayrıca gelecekteki iyi huylu davranışları için bir de kefil göstermeleri istenmiştir.Вони також проголосували за надання собі право скликати майбутні конвенціі.
Onun çok istekli davranışları Lisa'nın da heyecanlanmasına neden olur.Його невдячний вчинок дуже засмутив лиса.
Osmanlı Hükümeti için bu hiç de uygun bir davranış değildi.Здійснити це було, проте, не під силу османському уряду.
Verbal Behavior (Sözel Davranış), 1957.1957 Вербальна поведінка (Verbal Behavior).
Etoloji, hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalı.Етологія — наука що вивчає поведінку тварин.
About Behaviorism (Davranışçılık Hakkında) 1974.Фізіологічні основи поведінки (1974).
Böylece kadınların davranışlarının erkeklerin kontrolü altında olması meşrulaştırılmaktadır.Жіноча любов впливає на поведінку оточуючих чоловіків.
Yani kişi, davranışı yönünde duygular içinde bulunur.На щастя, люди, в принципі, контролюють свою поведінку.
Bu davranışla Nakamura kötü karakter oldu.Протистояння з Накамаро набуло тривалого характеру.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.Залежно від ставлення до нього, може бути добрим чи злим.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбійки-феміністки вважали, що ролева модель буч є архаїчною імітацією чоловічої поведінки.
Sistem, davranış veya örgütlenmeyi belirleyen kurallara da değinebilir.Там також можуть бути юридичні або договірні вимоги для прийняття системи.
Riley ise tutarsız davranışlar sergilemeye başlar.Постійно робить зауваження Ріто за його непристойну поведінку.
Gümüşi mavi sırt tüyleri de bu tarz davranışlarda diğer türlerden daha çok kabartılır.Жовті промені більш вузькі, ніж в інших видів цього роду.
Satrançtakinden farklı davranışları olan taşlar.Гра за листуванням — різновид заочних шахів.
Böyle bir davranış bir kazaya neden olabilir.Така поведінка поже призвести до нащасного випадку.
Ne de olsa uzmanlara göre Putin'in davranışı daha değişken ve mantıksız hale geliyor.Адже, на думку експертів, поведінка Путіна стає все більш непостійною і нераціональною.
Bu günde olumsuz davranışlar sergilenmez.Dnes nám takové jednání připadá nelidské.
Antiyokus’un bu davranışları, büyük ölçüdeki ayaklanmayı provoke etti.Antiochova opatření vyprovokovala povstání velkých rozměrů.
Buna göre Allah tarafından emredilen, buyurulan davranışlar ahlaken iyi, yasaklananlar ise ahlaken kötüdür.Zajisté dobro i zlo nám smrtelným přináší Osud; tomu pak, co dá bůh, neujde smrtelný tvor.