Zira bu durum Papa'ya karşı bir davranış olacaktı.Ovviamente tale decisione fu un grande affronto al papa.
Bu sınıflandırma morfolojik, moleküler ve davranışsal verilerle desteklenmektedir.Il supporto per questo clade proviene da dati molecolari e morfologici.
Finansal veriler ve kritik davranış analizi için kullanılır.Accessibilità, analisi dell'accesso ai beni critici.
Satrançtakinden farklı davranışları olan taşlar.Esistono diverse varianti del gioco degli scacchi.
Jace daha önceki sert davranışından dolayı özür diler.Fleming chiede aiuto a Judy, scusandosi per il suo precedente comportamento.
Eşcinsel davranışlar aynı zamanda birçok hayvan türünde gözlenmiştir.L'omosessualità si riscontra in molte specie animali.
Bu site “ iletkenlikte şiddetli değişim elektron davranışındaki şiddetli değişimi gerektirir”.È “essenziale” “un cambio d'atteggiamento da parte della compagnia”.
Bir etkileşim sonunda hayvanın yeni davranış biçimleri edinmesidir. a.E che dire del nuovo atteggiamento verso gli animali?
Davranışları dengeli ve kararlı idi.Doveva essere determinata o determinabile.
Son derece değişken davranış ve yaşam şekilleri gösterirler.Nonostante il modo radicalmente differente di vita ed esperienze avute?
Lakin Saruman makul bir davranış göstermedi.Saruman non si mostra affatto pentito.
Bir hayvanı terk etmek acımasız bir davranıştır.L'uomo è un animale che esita.
Çeşitli iyi gelişmiş sosyal davranışlar gösterirler.Hanno sviluppato una quantità di comportamenti sociali.
Lakin çıkarlar uğruna yapılmış davranışlar sonucunda düşmanlık kazanılmamalıdır.Al contrario, un comportamento che causa solo accidentalmente un danno non è da considerarsi aggressione.
Tavukların genel davranışlarını gösterirler.I metodi moderni dell'allevamento dei polli.
“Anormal davranışlar sergileyen birisi ne ölçüde davranışlarından sorumlu tutulabilir?In base a quale procedimento qualcosa di esteriore ci può spingere ad agire?
Hayvanların anatomileri, davranışları, üremeleri ve coğrafi dağılımları üzerine bilgiler verir.Contiene articoli riguardanti studi scientifici di anatomia, comportamento e distribuzione degli uccelli.
Sonraları bu davranışı "aptalca ve çocukça" olarak nitelendirdi.Per tale ragione a volte le sue azioni finiscono per sembrare un po' stupide o infantili.
Davranışı soruşturuldu ve kendisine suçlama yapılmadı.Comunque, nessuna accusa venne emessa a suo carico, e non venne mai incriminato.
About Behaviorism (Davranışçılık Hakkında) 1974.Pronto (ruolo: Uomo nell'auto) 1974.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Solo ciò che viene compiuto automaticamente è risibile.
Gözlenebilir davranışlar mı, içsel zihinsel süreçler mi?Errore umano o atto premeditato?
Buna yönelik davranışlar eleştirilince Leveller liderleri tutuklanır, Er Richard Arnold ise infaz edilir.Il ricorso a questa sentenza viene respinto e Robert Eldridge viene giustiziato.
Rüzgâr tarlaları, rüzgârın doğal davranışından dolayı çok aralıklıdır.La pratica della viticoltura è abbastanza impegnativa per la natura scoscesa del territorio.
Sansa mutlulukla kabul ederken Joffrey'nin bu davranışının annesi tarafından yapılması istendiğini bilmez.Riesce comunque, involontariamente, a soddisfare il desiderio di Josephine.
Bazı zamanlarda anormal davranışlarla bozukluk gösterebilir.È lecito supporre che in principio uscisse a intervalli irregolari.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Inoltre ha detto che suonare la chitarra è "molto impegnativo", "lo fai difficile quanto vuoi".
Bilişsel davranışçı terapi.Saggi di estetica.
Onun davranışı feci şekilde tepemi attırdı.Меня взбесило его поведение.
Tom Mary'nin davranışını daha fazla görmemezlikten gelemeyeceğini söylüyor.Фома говорит, что не может больше делать вид, будто не замечает поведения Маши.
Onun iyi davranışı tarafından çok etkilendim.Я был очень впечатлён его хорошим поведением.
Tom bu davranışının, etrafındakileri nasıl etkilediğini düşünmüyor.Том не представляет, как его поведение влияет на окружающих.
Senin davranışın benim için hiç hoş değil.Твоё поведение мне неприятно.
Ne kadar utanç verici bir davranış!Как вам не стыдно!
Oysa ona göre zihinsellik, gözlemlenebilen davranışlarda ve etkinliklerde aranmalıdır.Им в раю уготовано всё, что пожелают души и что усладит очи.
Susan şu anki davranışını yeniden değerlendirir ve Edward ile görüşür.Сьюзан переоценивает своё поведение в прошлом с Эдвардом.
Science and Human Behavior (Bilim ve İnsan Davranışı), 1953.1953 Наука и поведение человека (Science and Human Behavior).
Resmi anlamda bir devlet veya cumhuriyet olmasa da kendi davranış kurallarıyla yönetildi.Хоть в формальном смысле она не была ни государством, ни республикой, регулировалась собственным кодексом.
Bu oyuncak bebekler cinsel davranışları yerine getirmek için farklı pozlamalar yapabilirler.Такие куклы могут принимать различные позы для совершения половых актов.
Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.Все обращают внимание на то, хорошо или плохо ты себя ведёшь.
Bu açıklama mafyalaşmayı, çeteleşmeyi özendiren bir davranış.Это повод и оправдание для мастурбации, не так ли?
İnsanın Allah’tan ölümü dilemesi de İslam’da hoş karşılanmayan bir davranıştır.Среди людей есть и такой, который продает свою душу, надеясь снискать довольство Аллаха.
Bu anlayışa göre, erdemli olmayan davranışlar zararlıdır ve ıstıraba (Dukkha) neden olur.Праведники будут вознаграждены в вечной жизни, грешники получат вечное наказание.
Garip davranışlarından dolayı insanlar sarhoş olduğunu ve kendisine "PK" (sarhoş) derler.Из-за его странного поведения люди стали называть его «пикей», что на хинди значит «пьяный».
Arin ile prova yaptık ve becerisi, davranışları ve iş ahlakı yönlerinden etkilendik.Мы репетировали с ним и были впечатлены его техническими навыками, отношением и трудовой этикой.
Futbolcu daha sonra ise bu davranışından ötürü özür dilemiştir.Позже за это футболист извинился.
Aşırı uçlara giden davranışları olur.Они идут на крайние меры...
Birçok toplumun yasal düzenlemelerinde cinsel davranışları sınırlayan uygulamalar bulunur.В большинстве обществ существуют законы, которые предписывают определённые ограничения сексуального поведения.
Hoşgörü, insanların onaylamadıkları davranışlara veya eylemlere müdahale etmemeleri gerektiği inancıdır.Мурджииты считали такой переход невозможным, так как вера не зависит от дел верующего и не уменьшается.
Her karakter, yıllardır çizilen karakteri ile uyumlu bir davranış sergilemekte midir?Не противоречит ли поведение каждого персонажа с его/её характером, разрабатываемом годами?
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Хорошо работают общественные движения.
Cinsel içerikli davranışları bulunur.У них допускаются добрачные половые отношения.
Bunlar, prososyal davranış ölçümleridir.Это уровень сенсомоторного поведения.
Bu davranıştan yavaş yavaş vazgeçilmiş olsa da yasadışı sayılmamıştır.Специально отбрасывать его было бы неестественно.
Bir insanın davranışları ile güçlenir ya da zayıflar.Способность усиливать или ослаблять силы других.
Firâkî'nin bu davranışı Şehzâde Bayezid'i memnun etmiş ve birçok bağışta ve ihsânda bulunmuştur.Он подверг её заключению, и с его позволения многие совершали над ней насилие.
Lezbiyen feministler butch rollerini, erkeksi davranışların eskimiş bir taklidi olarak gördüler.Лесбиянки-феминистки считали, что ролевая модель «буч» является архаичной имитацией мужского поведения.
Verbal Behavior (Sözel Davranış), 1957.1957 Вербальное поведение (Verbal Behavior).
Gözlenebilir davranışlar mı, içsel zihinsel süreçler mi?Разумный замысел или слепая случайность?
Sansa mutlulukla kabul ederken Joffrey'nin bu davranışının annesi tarafından yapılması istendiğini bilmez.Санса с радостью принимает извинения, не подозревая, что Джоффри заставила так поступить его мать.