Onun davranışı bazen tuhaftır.His behavior is sometimes strange.
Onun davranışına daha fazla dayanamam.I can't stand his behavior anymore.
Onun davranışı bizi rahatsız ediyor.His behavior troubles us.
Onun davranışı dramatikti.His behavior was theatrical.
Onun davranışı övgüye değer.His behavior is worthy of praise.
Onun davranışı centilmenceydi.His behavior was that of a gentleman.
Onun davranışı takdire şayandır.His behavior is worthy of respect.
Kıyafeti bir beyefendininki gibi ama konuşması ve davranışı bir palyaçonunki gibi.His dress is that of a gentleman but his speech and behavior are those of a clown.
Titreyen elleri onun sakin davranışını yalanladı.His trembling hands belied his calm attitude.
Onun davranışını taklit etmelisin.You should imitate his behavior.
Onun kaba davranışına katlanma sorunum var.I have trouble putting up with his rude manner.
Onun davranışları bir centilmen tavrı değildir.His manners are not those of a gentleman.
Bana onun her zaman davranış tarzı budur.That is how he always treats me.
O, davranışın için hâlâ sana kızgın.He is still angry with you for your conduct.
O, davranışları hakkında dikkatlidir.He is careful about his manners.
O, davranışından utandı.He is ashamed of his behavior.
Oğlunun davranışından utanıyor.He is ashamed of his son's conduct.
Kötü davranışı için kendini mazeret gösterdi.He excused himself for his bad behavior.
O, onun tuhaf davranışı için özel bir açıklama yapmadı.He offered no specific explanation for his strange behavior.
Kötü davranışlarının farkında değil.He is unconscious of his bad manners.
O, adi davranış sergiledi.He behaved in a cheap manner.
Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.He grumbled about the way they treated him.
Onun kaba davranışları var.He has rough manners.
O cesur görünüyor fakat o sadece bir davranış.He appears brave, but it's just an act.
Onlar, oğullarının vahşi davranışlarıyla kendilerini rezil hissettiler.They felt disgraced by their son's wild behavior.
Onun davranışına katlanamam.I cannot put up with her behavior.
Onun garip davranışlarından ne çıkarıyorsun?What do you infer from her strange behavior?
Onun alışılmadık davranışları bizim şüphelere sebebiyet verdi.Her unusual behavior gave rise to our suspicions.
Onun alışılmadık davranışları bizim şüpheleri doğurdu.Her unusual behavior gave rise to our suspicions.
Davranışı, onun kafasında şüphelere yol açtı.Her conduct gave rise to suspicions in his mind.
Onun kötü davranışını hiç kafama takmadım.I've never minded her behaving badly.
Onun davranışları sözleriyle tutarlı.Her behavior is consistent with her words.
Bir genç kız için onun davranışı anormal.Her behavior is abnormal for a young girl.
Davranışı gerçekten sinirlerimi bozdu.Her behavior really got on my nerves.
Onun davranışlarına olan şaşkınlığı ona bir kelime söyletemedi.Surprised at her behavior, he could not say a word.
Onun davranışı soğuktu.Her manner was cold.
Çocuklarının davranışından utandı.She was ashamed of her children's behavior.
Ona davranışı için hesap soruldu.She was asked to account for her conduct.
Bir anne onun çocuklarının davranışından sorumludur.A mother is responsible for the conduct of her children.
Onun kötü davranışlarından tiskindik.We are disgusted by his bad manners.
Arkadaşlarım beni aptal davranışım için azarladı.My friends scolded me for my stupid behavior.
Etik, davranış kuralları anlamına gelir.Ethics means the rules of conduct.
Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.It was civil of him to offer his seat to the old man.
Onun davranışından incindim.I was offended by his behavior.
Onun davranışına güçlükle katlanıyorum.I can barely stand his behavior.
Apaçık ortadadır ki, insan davranışları çevre için radyasyondan daha tehlikelidir.It's evident that human behaviour is more dangerous for the environment than radiation.
Onun çok iyi davranışları vardır.She has very good manners.
Böyle bir davranış bir kazaya neden olabilir.Such behavior can cause an accident.
Tüm tanrılar davranışlarından daha iyidir.All gods are better than their conduct.
Davranışını sevmiyorum.I don't like your behavior.
Kötü davranışları için arkadaşımı affettim.I pardoned my friend for his poor manners.
Ben senin kaba davranışlarından memnun değildim.I was not pleased by your rude behavior.
Tom içmeyi bırakmaya ve davranışını değiştirmeye karar verdi.Tom decided to stop drinking and reform his behavior.
Onun görünüşü ve davranışı beni ondan utandırdı.His appearance and behavior made me ashamed of him.
Davranışını haklı çıkar, haydi, bunların hepsi olduğunda orada olmanı haklı çıkar.Justify your attitude, come on, justify being there when it all happened.
Onun davranışından usandım.I am fed up with his behaviour.
Onun insanlara sıcak davranışı onu oldukça popüler yapmıştı.His warm way with people had made him hugely popular.
Onun davranışı arkadaşlarının çoğunu hayal kırıklığına uğrattı.His behavior disappointed many of his friends.
Onun davranışı genç bir kız için normal değil.Her behavior isn't normal for a young girl.
Onun tuhaf davranışı şüphelenmemize neden oldu.Her unusual behavior caused our suspicions.