Her şekilde katılmaya davetlisiniz.Можете да се включите в разработката по всякакъв начин.
Her şekilde katılmaya davetlisiniz.Мы рады любому содействию.
Her şekilde katılmaya davetlisiniz.気軽に開発に参加してください。
II. Domitia ile evlenmek istiyor. Davetliler arasında o da var.Domitia Nr. 2 heiraten möchte, ist gekommen.
II. Domitia ile evlenmek istiyor. Davetliler arasında o da var.Ему 17, и через 5-7 лет он планирует сочетаться браком с Домицией II.
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?A on im povedal: Či môžete rozkázať svadobníkom, kým je s nimi ženích, aby sa postili?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?A on im rzekł: Izali możecie uczynić, żeby synowie łożnicy małżeńskiej pościli, póki z nimi jest oblubieniec?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?El le -a răspuns: ,,Oare puteţi face pe nuntaşi să postească în timpul cînd mirele este cu ei?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Gesù rispose: «Potete far digiunare gli invitati a nozze, mentre lo sposo è con loro
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Il leur répondit: Pouvez-vous faire jeûner les amis de l`époux pendant que l`époux est avec eux?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jeesus sanoi heille: "Ettehän voi vaatia häävieraita paastoamaan silloin, kun ylkä on heidän kanssaan?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jesús les dijo: --¿Acaso podéis hacer que los que están de bodas ayunen mientras el novio está con ellos
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jesus svarade dem: »Icke kunnen I väl ålägga bröllopsgästerna att fasta, medan brudgummen ännu är hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Jezus pa jim reče: Morete li zahtevati, da bi se svatje postili, dokler je ženin ž njimi?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?예수께서 저희에게 이르시되 혼인집 손님들이 신랑과 함께 있을 때에 너희가 그 손님으로 금식하게 할 수 있느뇨
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Men Jesus sagde til dem: "Kunne I vel få Brudesvendene til at faste, så længe Brudgommen er hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Men Jesus sa til dem: Kan I vel få brudesvennene til å faste så lenge brudgommen er hos dem?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Ngài đáp rằng: Trong khi chàng rể còn ở cùng bạn mừng cưới mình, các ngươi dễ bắt họ phải kiêng ăn được sao?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?On pak řekl k nim: Zdali můžete synům ženicha, dokudž s nimi jest ženich, kázati se postiti?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Õ pedig monda nékik: Avagy mívelhetitek-é azt, hogy a lakodalmasok bõjtöljenek, a míg a võlegény velök van?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Він же рече до них: Чи зможете синів весільних, поки жених з ними, заставити постити ?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Исус им рече: Можете ли да накарате сватбарите да постят докато е с тях младоженецът?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?Он сказал им: можете ли заставить сынов чертога брачного поститься, когда с ними жених?
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?ויאמר אליהם התוכלו אנס בני החפה לצום והחתן עוד עמהם׃
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?فقال لهم أتقدرون ان تجعلوا بني العرس يصومون ما دام العريس معهم.
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?耶 穌 對 他 們 說 、 新 郎 和 陪 伴 之 人 同 在 的 時 候 、 豈 能 叫 陪 伴 之 人 禁 食 呢
İsa şöyle karşılık verdi: ‹‹Güvey aralarında olduğu sürece davetlilere oruç tutturabilir misiniz?耶穌對 他 們說 、 新郎 和 陪伴 之 人 同 在 的 時候 、 豈能 叫 陪伴 之 人 禁食 呢
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Certamente, anche gli ospiti dovevano rammentare il potere del re.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Pravdaže, dokonca aj pozvaným hosťom treba pripomenúť kráľovu moc.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Samozřejmě. I zvaní hosté musejí mít na paměti královu moc.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Sicherlich, auch geladenen Gäste müssen an die Macht des Königs erinnert werden.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Sigur. Chiar si oaspetilor invitati e nevoie sa li se aminteasca puterea regelui.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Sin duda, incluso los invitados deben recordar el poder del rey.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Zeker, zelfs genodigden moeten worden herinnerd aan de macht van de koning.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Звичайно, навіть запрошені мають пам'ятати про силу Короля.
Kesinlikle, davetli misafirlere bile Kral'ın gücü hatırlatılmalı çünkü.Конечно, даже приглашенным гостям необходимо напоминать о власти Царя.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.A poslal svojich sluhov, aby išli povolať pozvaných na svadbu. Ale nechceli prijsť.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.A trimes pe robii săi să cheme pe cei poftiţi la nuntă; dar ei n'au vrut să vină.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Egli mandò i suoi servi a chiamare gli invitati alle nozze, ma questi non vollero venire
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Envió a sus siervos para llamar a los que habían sido invitados a las bodas, pero no querían venir
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Enviou os seus servos a chamar os convidados para as bodas, e estes não quiseram vir.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Han sände ut sina tjänare för att kalla till bröllopet dem som voro bjudna; men de ville icke komma.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Il envoya ses serviteurs appeler ceux qui étaient invités aux noces; mais ils ne voulurent pas venir.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.In pošlje hlapce svoje, naj pokličejo tiste, ki so bili povabljeni na svatovščino; a niso hoteli priti.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.I posłał sługi swe, aby wezwali zaproszonych na wesele; ale nie chcieli przyjść.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.I poslal služebníky své, aby povolali pozvaných na svadbu; a oni nechtěli přijíti.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Ja hän lähetti palvelijansa kutsumaan häihin kutsuvieraita, mutta nämä eivät tahtoneet tulla.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.그 종들을 보내어 그 청한 사람들을 혼인 잔치에 오라 하였더니 오기를 싫어하거늘
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Og han sendte sine tjenere ut for å be de innbudne komme til bryllupet; men de vilde ikke komme.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Og han udsendte sine Tjenere for at kalde de budne til Brylluppet; og de vilde ikke komme.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Und sandte seine Knechte aus, daß sie die Gäste zur Hochzeit riefen; und sie wollten nicht kommen.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.vua sai đầy tớ đi nhắc những người đã được mời đến dự tiệc; nhưng họ không chịu đến.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.vua sai đầy_tớ đi nhắc những người đã được mời đến dự tiệc ; nhưng họ không chịu đến .
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.και απεστειλε τους δουλους αυτου να καλεσωσι τους προσκεκλημενους εις τους γαμους, και δεν ηθελον να ελθωσι.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.и послал рабов своих звать званых на брачный пир; и не хотели придти.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.і післав слуги свої кликати запрошених на весїллє; і не схотїли прийти.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.Той разпрати слугите си да повикат поканените на сватбата; но те не искаха да дойдат.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.וישלח את עבדיו לקרא הקרואים אל החתנה ולא אבו לבוא׃
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.وارسل عبيده ليدعوا المدعوين الى العرس فلم يريدوا ان يأتوا.
Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.就 打 發 僕 人 去 、 請 那 些 被 召 的 人 來 赴 席 . 他 們 卻 不 肯 來