Ana içeriğe geç
Sözlük

davetli ile cümle

davetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Han var inte inbjuden till visningen. Han var för liten.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Hij was niet uitgenodigd. Hij was te jong.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Il n'était pas invité à la projection. Il était trop jeune pour ça.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.영화를 보기엔 아들이 너무 어려서 함께 영화를 보지는 않았습니다.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Não o chamámos para ver. Ele era demasiado novo.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Nedovolil jsem mu se dívat, protože na to příliš malý.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Nem hívtuk meg a vetítésre, túl fiatal volt hozzá.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Nemohol teda pozerať s nami, bol na to príliš mladý.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Ni bil povabljen na predvajanje filma. Je bil premajhen za to.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.No fue invitado a la proyección porque aún era muy pequeño para eso.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Non era stato invitato alla proiezione. Era troppo piccolo.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Nu fusese invitat la difuzare. Era prea mic pentru asta.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Saya tidak mengajaknya nonton karena dia masih terlalu kecil.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Thằng bé không được rủ xem phim. Nó còn quá bé
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Δεν ήταν προσκεκλημένος στην προβολή. Ήταν πολύ μικρός.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Йому я не показував цей фільм, адже він був ще замалий для нього.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.Той не гледа филма. Беше твърде малък.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.הוא לא הוזמן לצפות איתנו משום שהיה צעיר מדי בשביל זה.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.و لم يكن قد حضر السينما من قبل . فقد كان صغيراً جداً على ذلك.
Aslında filmi izlemeye davetli değildi, daha çok küçüktü.しかし 2番目の子供です
Baba para harcamayacađým. Davetliyiz.Τότε να σταματήσει να την χτυπάει.
Bir partiye davetlidir.E' invitato alla festa.
Bir partiye davetlidir.El este invitat la o petrecere.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Als hij wordt uitgenodigd op een feestje, wil hij nooit meer naar huis.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Cuando lo invitan a una fiesta nunca se quiere ir.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Když je pozvaný na večírek, tak vždycky odchází poslední.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.파티에 초대된 그는 떠나고 싶어하는 법이 없습니다.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Meghívták egy buliba, de sosem akar hazamenni.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Nó được mời đi dự một bữa tiệc -- và nó không bao giờ muốn rời khỏi bữa tiệc.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Wenn er auf einer Party ist, möchte er nie gehen.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.כשהוא מוזמן למסיבה הוא אף פעם לא מוכן ללכת הביתה.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.لقد تمت دعوتها لحفل. وهي لا تريد أن تغادر أبداً.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.テーブルの上に椅子を片付けはじめても ずっと飲んでいます
Bir partiye davetlidir.Il est invité à une fête.
Bir partiye davetlidir.Został zaproszony na imprezę.
Bir partiye davetlidir.Είναι καλεσμένος σε ένα πάρτι.
Bir partiye davetlidir.Його запросили на цю вечірку.
Bir partiye davetlidir.Он приглашён на вечеринку.
Bir partiye davetlidir.Той е поканен на парти.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Bărbat: Azi sunteţi invitaţi la un marş paşnic.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Dzisiaj jesteście zaproszeni do marszu pokojowego.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Férfi: Ma meghívunk titeket, hogy részt vegyetek egy békés felvonuláson.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Hoje vocês estão convidados para uma marcha pacífica.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Hôm nay quý vị được mời tham dự diễu hành hòa bình
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Hoy, se les invita a una marcha pacífica.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.남자: 저희들은 오늘 여러분을 평화스러운 시위로 모시겠습니다.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Mann: Sie sind zu einem friedlichen Protestmarsch eingeladen.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Muž: Dnes jste pozváni na mírumilovný pochod.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Oggi siete invitati a una marcia pacifica.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Pria: Hari ini anda diundang untuk mengikuti gerakan damai.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Un homme : aujourd'hui, vous êtes invités à une marche pacifique.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Vandaag ben je uitgenodigd voor een vreedzame mars.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Σήμερα σας καλούμε σε μία ειρηνική πορεία.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Днес сте поканени на мирен поход.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Сегодня нас пригласили на мирную демонстрацию.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.Сьогодні вас запросили на мирну демонстрацію.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.איש: היום אתם מוזמנים לצעדה שלווה.
Bugün barışçıl bir yürüyüşe davetlisiniz.الرجل : أنتم مدعوون اليوم إلى المسيرة السلمية.
Capulet'in Yani çok sayıda davetli olarak burada emri davet .--Así que muchas personas Capuleto invitar a todos los aquí están escritos .--
Capulet'in Yani çok sayıda davetli olarak burada emri davet .--Capulet Begitu banyak tamu mengundang seperti di sini yang tertulis .--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod