Ana içeriğe geç
Sözlük

davet ile cümle

davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'da kalması için Akayev'i davet etti.Руският президент Владимир Путин поканва Акаев да остане в Русия.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Поканени са всички.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Той я моли да дойде при тях.
Onu evine davet eder.Той го поканва в дома си.
Olcaytu İlhanlı hükümdarı, Allame’yi İran’a davet etti.Ние не отправяхме молитви в Масджид ал-Харам, докато Омар не прие исляма.
Johnny'i turnuvaya davet eder.Джеймс го среща в Лабиринта.
(Arya Heykel:Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti — "Don Giovanni beni aksam yemeğine davet etmiştir.")Дон Педро отправя последен шанс той да се разкае (Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti), но той отказва.
1900'de Wilhelm Ostwald'ın davetlisi olarak Leipzig Üniversitesi'ne gitti.По тази причина през 1900 г. той се премества в Университета в Лайпциг по покана на Вилхелм Оствалд.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Чехословашки представител не е бил поканен на тези обсъждания.
Star Factory yarışmasını kazandıktan sonra Playgirls grubuna davet edildi.След това е поканена да участва в групата „Playgirls“.
Kavga daha da büyür ve Lenski Onegin'i düello'ya davet eder.Между Ленски и Онегин се разгаря свада, Ленски извиква Онегин на дуел.
Mayıs 1946 yılında mahkemeye davet edildi.През ноември 1946 е изправен пред съда.
Bununla birlikte üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının davetine icabet ediyor.Заваляват покани от образователни и държавни организации.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.Групата обяви и че ще вземе участие в 2015-тото издание на Vans Warped Tour.
Daha sonra onu yemeğe davet eder ve Roma'ya giderler.За да изпълни поръчката заминава за Рим.
Yazar bu sefer bu davete icap eder.И този път организмът на писателя устоява.
Daha sonra Buffy için seçmelere davet edildi.По-късно именно той е номиниран за БАФТА точно за този си труд.
Askere gidecek gençlerde yaklaşık son bir aylarını evlere davete giderek geçirirler.За ваканцията момчето е пратено у дома за един месец.
İmparator V. Karl'ı meydan savaşına davet etti.Император Карл V изисква да ги освободи.
Başkan Roosevelt'in daveti üzerine ABD’ye gitti.Подслон му предлага президентът на САЩ Франклин Рузвелт.
Kendisi ve ailesini Sovyetler Birliğine çalışmak için davet eder.Той и семейството му не участват в работата на племето.
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.В къщата им се нанася Пол Янг.
2005 yılında "Dünyayı Değiştir" ve 2006 yılında "Oyuna Davet" adlarıyla düzenlenmiştir.През 2006 година млади хора успяха да го възстановят под името „Бъдеще сега“ .
Yalnızca Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili görüşmelere katılması için davet edilmişti.Малката страна е поканена само да подпише.
1989'da Yugoslavya'da şarkı söylemeye davet edildi.През 1989 г. го канят да пее в Югославия.
Orada kayıt faaliyetleri için Bulgaristan Ulusal Radyosundan ilk davetlerini aldı.Там получава първите си покани от БНР за звукозаписна дейност.
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York’a davet ettiler.След като придобива популярност в Европа организатори от САЩ го поканват в Ню Йорк.
2001 NBA Seçmeleri öncesi, Parker San Antonio Spurs yaz kampına davet edildi.Prije NBA drafta 2001., Parker je pozvan u ljetni kamp San Antonio Spursa.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.EBU je pozvao svih 56 zemalja da se natječu.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Poziva ih da dođu zajedno s njim živjeti.
David'in babası ve nişanlısı David'in davete gelmediği gibi bir telefon bile etmemesinden endişe duyarlar.Davidov otac i zaručnica su uznemireni, čudeći se kako nije stigao i nazvao.
Henry'nin doğumgünü davetlisidir.Povod je Fredov rođendan.
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Meadow naziva kako bi pozvala roditelje na večeru u njezinu novom stanu.
Kulübenin sahibi olan yaşlı bir kadın onları içeri davet eder ve yemek ikram eder.Vlasnica kuće, stara žena, pozove ih i nahrani.
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.Marty smišlja plan kako će "spasiti" ljubav Georgea i Lorraine na školskom plesu.
Daha sonra ünlülerin davetli olduğu bir dansa katılır.Nakon toga ju jedan dečko pozove na ples.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Čehoslovačka delegacija nije pozvana.
Yeni üyeler sadece kulüplerin oybirliği ile davet edilmesi sonucu alınmaktadır.Bilo je važno uvidjeti odaziv novih članova samom klubu.
Mısır'ın ünlü kanun sanatçıları kendisini Kahire'ye davet etti.Posljednja utakmica kvalifikacija za Alžir bila je gostovanje kod Egipta u Kairu.
EBU gelecek yarışmalarda da farklı ülkeleri Eurovision'a davet edebileceğini açıklamıştır.EBU je također objavio mogućnost sličnih poziva o sudjelovanju izvaneuropskih država na natjecanju.
Çevre köyler davet edilir.Obližnje selo su Bođani.
Bu toplantıya tüm Çataklılar davet edilir.Ta sve to traže pogani ovoga svijeta.
2015 yılında Rickman, 2012 yılında New York'ta yapılan özel bir davetle evlenmiş olduklarını doğruladı.V roku 2015 Rickman priznal, že on a Rima sa zosobášili v New York City v roku 2012.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Oni mu sľúbia, že pôjdu s ním.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.V roku 2000 boli Anti-Flag pozvaní, aby sa zúčastnili na Vans Warped Tour.
Turnuva için herhangi bir eleme oynanmadı; 28 takım organizasyona davet edildi.Nováčikom turnaja nebol nikto, ale po 28 rokoch sa na ňom predstavilo družstvo Mexika.
Marty, George'un Lorraine'i okuldaki dans gecesine davet etmesini söyler.Lorraine požiada Martyho, aby s ňou išiel na školský ples.
O'Brien, Garcia'nın yanına gider ve onu törene davet eder.Des Grieux sa k nej priblíži a prosí ju o schôdzku .
İddia makamı kırk tane şahiti tanık kürsüsüne davet etti.Súd si vypočul svedectvá trinástich svedkov.
Düğünden 1 hafta önce yakın köylere gidilir, genç kız ve gelinler davet edilirmiş.Mládenci najprv týždeň pred zábavou chodili po dedine a pozývali dievčatá, ale aj starších.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Česko-slovenská vláda nereagovala ani na jeden z týchto návrhov a považovala ich za zbytočné.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Všetci sa tešia na sťahovanie.
Nina Dobrev düğüne davet edilmesine rağmen katılmamıştır.Neuvážene však na svadobnú hostinu pozval aj Kentaurov.
1997 - NATO; Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya'yı 1999'da birliğe katılmaya davet etti.V júli 1997 potvrdilo NATO, že pozývajú Česko, Maďarsko a Poľsko aby sa stali členmi, ale nie Slovensko.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.Túto odpoveď dostal aj na druhú žiadosť popoludní.
Cumhuriyetçi aday Nelson Rockefeller'in kampanyası için çalışmaya davet edilmiştir.Komisia bola vedená viceprezidentom USA Nelsonom Rockefellerom.
Makedonya ise Yunanistan ile yaşadığı Makedonya adlandırma sorunu nedeniyle davet edilmedi.Macedónsko má totiž spory s Gréckom kvôli menu tejto novej krajiny.
Düğüne başlanacağı davetiyelerle yakınlara bildirilir.Známky sú súčasťou originálnej pozvánky na ich svadbu.
Tyler, The Creator'ın daveti üzerine 2009'da Odd Future topluluğuna katıldı.V roku 2010 sa pridal k hiphopovému zoskupeniu Odd Future.
Bunun üzerine Klaus onu bir maça davet etti.Preto ho Doktor Hudson vyzýva k pretekom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod