davet ile cümle

davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak o bu daveti kabul etmez.그리고 우리는 그에 대한 제안을 환영하지 않는다.
Mami de Madoka'yı büyücü kız olmaya davet eder.그 앞에 마도카가 등장하여 자신이 마법소녀가 되겠다고 말한다.
Lord Capulet, baloya kız Juliet’e talip olan Kont Paris’i de davet eder.캐퓰릿 가에서는 줄리엣 이 파리스 백작과 만날 수 있도록 무도회가 열렸다.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.그래서 공자는 그의 제자 번지(樊遲)가 인에 관하여 물었을 때 "사람을 사랑하는 것(愛人)"이라 답변하였다.
Bu davette yaklaşık 5000 misafir ağırlanır.이 건물은 약 5000 명을 수용하고 있다.
2005'te Çin'in en önemli internet platformu Sina Weibo tarafından blog tutması için davet edildi.2009년 8월부터는 중국 최대 마이크로 블로그 사이트인 시나 웨이보를 서비스한다.
Perde davetlilerin neşe ve coşkusuyla kapanır.모두의 기쁨의 합창과 무용으로 막을 내린다.
Köy düğünlerinde iki gün iki gece eğlence ve yemek daveti verilmektedir.태국에서 아침결혼과 저녁결혼으로 결혼식이 2회로 나뉘어 있다.
Kolombiya ve Brezilya davet edildi.브라질과 콜롬비아에서 발견된다.
Ağrı ve sızıları davet eder.그렇게 하여서 통증과 염증을 억제한다.
Ertesi sabah, Homer, Marge'a John'u sevdiğini ve onu ve "karısını" davet etmeyi önerir.בבוקר שלמחרת מספר הומר למארג' כי הוא מחבב את ג'ון, ומציע "להזמין לארוחת ערב אותו ואת אשתו".
Bazıları seyircileri onların arasına katılmaya davet etti.הן הזמינו את הקהל להצטרף אליהן.
Leibniz daveti reddetti fakat 1671’de Dük ile yazışmalara başladı.לייבניץ דחה את ההזמנה, אבל החל להתכתב עם הדוכס מאז 1671.
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, 9 Temmuz 2004 tarihinde kendisini yeni hükümeti kurmaya davet etti.הנשיא חוסני מובארכ הזמין אותו להקים ממשלה ב-9 ביולי 2004.
Baron'un arkadaşı Falke gelir ve Baron'u da bu baloya davet eder (Falke: "Benimle soupe'ye gel").פאלקה, ידידו של הברון, בא להזמינו לנשף (דואט: "בוא אתי לסעודה").
Prens davetlilerini ağırlar (Orlofski: "Arkadaşlarımı davet etmeyi severim").הנשף בעיצומו (מקהלה: "סעודה מזומנת לנו") והנסיך מקדם את אורחיו ("אני אוהב לכנס את ידידי").
(Arya Heykel:Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti — "Don Giovanni beni aksam yemeğine davet etmiştir.")בפתח עומד הפסל של הקומנדטורה ("Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti", דון ג'ובאני!
2001 NBA Seçmeleri öncesi, Parker San Antonio Spurs yaz kampına davet edildi.לפני דראפט ה-NBA של 2001, הוזמן פארקר למחנה האימונים בקיץ של קבוצת סן אנטוניו ספרס.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.לכן, כולם מוזמנים להשתתף באירוע.
Başarılı bir avukat olarak, 1933 yılında Şansölye Engelbert Dollfuss'un kabinesine katılmaya davet edildi.כעורך דין מצליח הוזמן, בשנת 1933, לשרת בממשלתו של הקנצלר האוסטרי אנגלברט דולפוס.
Onları kendisine katılmaya davet eder.הוא מבקש ממנה לצאת איתו.
15 Nisan 1931'de, Luciano, Masseria ve iki arkadaşını Coney Island'daki bir restoranda yemeğe davet etti.ב-15 באפריל 1931, נפגשו לוצ'יאנו ומסרייה במסעדה בקוני איילנד, כביכול על מנת להרגיע את היחסים ביניהם.
Davet haftasonu da kapsamaktadır.בימי שבת יוצא מוסף סוף השבוע.
Hem Lorenzo hem de Lord onu düello'ya davet ederler.כמו כן היא מעלה אותו ואת יורשיו למעלת דוכס.
Ağrı ve sızıları davet eder.מפחית דלקות וכאבים.
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York'a davet ettiler.עם בואו לארצות הברית, נשלחה אליו הזמנה מטעם אישי ציבור בניו יורק המבקשים לשמוע את רעיונותיו.
Ertesi yıl, Türkistan'a yaptığı seferde General Konstantin Kaufman'a eşlik etmeye davet edildi.שנה לאחר מכן הצטרף לגנרל קונסטנטין פון קאופמן במסעו לטורקסטן.
Törene davet edilen ve ödül alan ilk Koreli oldu.הזוכה הראשון שבא לטקס על מנת לקבל את הפרס.
Peter, Joe'yu beyzbol maçında oynamaya davet eder.ג'ורג' מפרשן את משחקי הבייסבול.
1932 yazında Art Students League of New York'ta ders vermesi için davet edilmişti.בשנת 1932 קיבל הזמנה ללמד אמנות בניו יורק.
Burada uzun süre kalan sanatçı, 1737 yılında İspanya'ya davet edildi.מעט התושבים הספרדים שנשארו עזבו בזמן המצור הספרדי בשנת 1727.
Kral Hamed, Galler Prensi William ve Kate Middleton'ın kraliyet düğününe davet edilmiştir.גולידנג הופיעה בחתונת הנסיך ויליאם וקתרין מידלטון.
Ardından ABCD adlı bir kuruluş tarafından davet almıştır.לאחר מכן הוקם סניף בשם ישיבת חברון.
Böyle bir davet alacağımdan habersizdim.הוא אמר לי שאני מקבלת את ההפתעה הזאת.
Hareket Sünni ve Şii bilim adamlarını ortak noktada buluşmaya davet etmiştir.ניסיון שבו נפגש עם כלכלנים וסוציולוגים ואנשי מדעי החברה האחרים בפעילותם המשותפת.
Kelime anlamı olarak ise "bir davet yapmak" manasına gelir.ידענו מה הפירוש של "להתכונן לנסיעה".
Spotify Free hesapları halen sadece davetiye ile açılabiliyor.הוא הופץ לשירות הסטרימינג spotify ללא פרסום מקדים.
Nancy onu bir partiye davet etti.ננסי הזמינה אותו למסיבה.
Komşular davet edilir.Поканени са и съседите.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Той призовава всички партии да останат спокойни и да избягват насилие.
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York'a davet ettiler.След като придобива популярност в Европа организатори от САЩ го поканват в Ню Йорк.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.Когато дожът бил вече избран, той произнасял пред народа думите: "Това е вашият дож, ако това ви устройва".
Cumartesi gecesi ise akşam ezanıyla köy halkına ve çevre köy halkına yemek daveti vardır.И денем, и нощем идват неканени при хората злото и болестите; те носят на хората и страдания.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'da kalması için Akayev'i davet etti.Руският президент Владимир Путин поканва Акаев да остане в Русия.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Поканени са всички.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Той я моли да дойде при тях.
Onu evine davet eder.Той го поканва в дома си.
Olcaytu İlhanlı hükümdarı, Allame’yi İran’a davet etti.Ние не отправяхме молитви в Масджид ал-Харам, докато Омар не прие исляма.
Johnny'i turnuvaya davet eder.Джеймс го среща в Лабиринта.
(Arya Heykel:Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti — "Don Giovanni beni aksam yemeğine davet etmiştir.")Дон Педро отправя последен шанс той да се разкае (Don Giovanni! a cenar teco m'invitasti), но той отказва.
1900'de Wilhelm Ostwald'ın davetlisi olarak Leipzig Üniversitesi'ne gitti.По тази причина през 1900 г. той се премества в Университета в Лайпциг по покана на Вилхелм Оствалд.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Чехословашки представител не е бил поканен на тези обсъждания.
Star Factory yarışmasını kazandıktan sonra Playgirls grubuna davet edildi.След това е поканена да участва в групата „Playgirls“.
Kavga daha da büyür ve Lenski Onegin'i düello'ya davet eder.Между Ленски и Онегин се разгаря свада, Ленски извиква Онегин на дуел.
Mayıs 1946 yılında mahkemeye davet edildi.През ноември 1946 е изправен пред съда.
Bununla birlikte üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının davetine icabet ediyor.Заваляват покани от образователни и държавни организации.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.Групата обяви и че ще вземе участие в 2015-тото издание на Vans Warped Tour.
Daha sonra onu yemeğe davet eder ve Roma'ya giderler.За да изпълни поръчката заминава за Рим.
Yazar bu sefer bu davete icap eder.И този път организмът на писателя устоява.
Daha sonra Buffy için seçmelere davet edildi.По-късно именно той е номиниран за БАФТА точно за този си труд.

İlgili Sayfalar