davet ile cümle
davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonrasında Lawrence, Alvarez’i Chicago’daki Gelişimin Yüzyılı sergisini gezmek için davet etti.Lawrence l-a invitat apoi pe Alvarez la un tur al expoziției Century of Progress din Chicago.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.EBU a transmis o invitație de participare tuturor celor 56 de membri activi.
Hazirandan sonra, Babbage, Ada’yı "Fark Makinesi"nin ilk örneğini görmesi için davet etti.În acea lună Babbage a invitat-o să vadă prototipul mașinii diferențiale.
Henry'nin doğumgünü davetlisidir.Este ziua de naștere a lui Alexander.
Dolayısıyla insan kendi evrimini Sufizmde bazen ‘gerçek akıl’ denen şeye doğru itmeye davet edilmektedir.Omul este deci invitat să continue evoluția sa înspre ceea ce în Sufism vine numit 'intelect real'.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Ca urmare, este invitat să li se alăture.
Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir.Cel ce avertizează e scuzat.
Mülûk Bâvendîyye’den “Şehrîyâr” bu dâvete icâbet edenlerin başında gelmekteydi.Intrarea în cetate Pata de pe zid Zidul frontal al cetăţii Curtea cetăţii.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.La 19 iulie 2012 a fost convocat pentru prima oară la echipa Argentina Under-20, dar a refuzat invitația.
Onu Capua'ya davet ettikten sonra, Pandulf onu görevden aldığı Capua başpiskoposunun yanına hapse attı.După ce l-a invitat la Capua, Pandulf l-a aruncat pe abate în închisoare.
Angela'yı da şarkı seslendirmesi için davet ederler.Lasă-l pe Andrea să cânte cu tine.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Ei cred în El, și Îi cer iertarea pentru cei care cred: Domnul nostru!
Eylül 2010’da İsrail OECD’ye katılması için davet edildi.În 2010, Israelul a aderat la OCDE.
Toplantıya katılan davetliler niye toplandıklarını anlayamamışlardı.Unii n-au știut de ce au participat.
Bu maksatla valileri ve meşhur ayanları başkentte “meşveret-i ammeye” davet etti.După obicei aceștia, împreună cu oaspeți de onoare intră în interior pentru “Ceremonialul de Curățenie”.
Amerika başkanı George W. Bush onu Beyaz Saray'a davet etmiştir.Acordat de Președintele George Bush, într-o ceremonie la Casa Albă.
13 Mart'ta Tiso'yu Berlin'e davet etti ve 14 Mart'ta Slovakya tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.Tiso a convocat Dieta (Parlamentul) slovacă care, pe 14 martie, a proclamat independența Slovaciei.
Şimdi hayat onu, kaybettikleri için savaşa davet ediyor.Acesta este momentul în care se hotărăște să lupte pentru demnitatea sa, demult pierdută.
Temmuz 2011'de Martin Solveig şarkı yazması için Londra'ya davet edildi.În iulie 2011, DJ-ul francez Martin Solveig a fost invitat la o ședință de compunere în Londra.
Bu davette yaklaşık 5000 misafir ağırlanır.În această biserică încap circa 5.000 de persoane.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
2006 yılında Bana, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından davet edildi.În 2005, a fost invitat să se alăture Academiei de Arte și Științe pentru Filme .
İsa üzerinde yoğunlaşan bu vaazların amacı Hristiyan olmayanları bu dine davet etmektir.Tăgăduitorii lui Hristos sunt oamenii care încerc să găsească fericirea în sfinți.
Langevin gazetenin baş editörünü halkın önünde yapılacak düelloya davet etti.Langevin provoacă la duel pe autorul articolului din acel ziar.
İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti.Doi ani mai târziu, a vizitat din nou Statele Unite ca reprezentant al Canadei.
Bu turnuva 2005/2006 sezonunu ortaya çıkarmak için davetli oyun olarak başladı.Acest turneu a fost introdus în circuitul mondial în sezonul 2005/2006.
Ağrı ve sızıları davet eder.Boli și dăunători.
Atlético Madrid Başkanı Enrique Cerezo, ona oyunu izletmek için VIP davet etmişti.Președintele lui Atletico, Enrique Cezero, i-a dat o invitație de VIP la meci, dar Torres a refuzat-o.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.Este cea pe care o adori ca pe copiii tăi când îi strângi la piept...
Bu esnadaMario ve Luigi, Princess Peach'ten kalesinde yapacağı parti için davet alırlar.Povestea începe când Mario și fratele lui Luigi sunt invitați la o petrecere de către prințesa Peach.
Riccardo'nun genç hizmetlisi Oscar maskeli baloya davetler ile gelir.Pajul Oscar, prezintă lista invitaților la balul mascat ce urmează a avea loc.
Meşgulüm. Aksi takdirde davetini kabul ederdim.Sunt ocupat. În caz contrar, aș fi acceptat invitația ta.
Davet edilmediği için hayal kırıklığına uğradı.El a fost dezamăgit fiindcă nu a fost invitat.
Hem o hem de onun kız kardeşleri partiye davet edilirler.Și el și surorile sale sunt invitați la petrecere.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Meg akarlak titeket hívni minden buliba.
Mayıs 2014'te Jamaika, turnuva davetini kabul ettiğini açıkladı.2014 májusában bejelentették, hogy Jamaica fogadta el a meghívást.
“Jane Eyre”in gördüğü büyük ilgi üzerine bir yayıncı, yazarı sık sık Londra’ya davet ediyordu.A Jane Eyre nagy sikerére való tekintettel a kiadója azt javasolta, hogy néha látogasson el Londonba.
Beta sürümünü denemek isteyen diğer web posta meraklıları, erişim izni veren bir davetiye talep edebildi.Más webmail rajongóknak, akik ki akarták próbálni a béta verziót, kérni kellett egy meghívót a tesztbe.
Richter bundan sonra bir toplantı daveti göndermemiştir.Richter egész egyszerűen nem küldött ki meghívókat újabb összejövetelekre.
Riccardo'nun genç hizmetlisi Oscar maskeli baloya davetler ile gelir.Megérkezik Oscar a meghívókkal az álarcosbálra.
Yazar bu sefer bu davete icap eder.A férfi ezúttal átveszi az írást.
Davete Japon oğlu (evlatlıktır) Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.Őt fia, a Japánból örökbefogadott Willy (Richard Narita) kísérte el.
Kısa bir süre sonra besteci Beyaz Saray'a başkan Woodrow Wilson'a resital vermek üzere davet edildi.Röviddel ezután meghívást kapott egy Woodrow Wilson elnök előtt tartandó zongorakoncertre.
Bir akşam Lily, Nina'nın kapısını çalar ve dışarı bir yerlere oturmak için davet eder.Egy este Lily megjelenik Nina és édesanyja lakásának ajtajában és elhívja a lányt egy kis éjszakai lazításra.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
Komşular davet edilir.Megismerkednek a szomszédokkal.
Emin Arat ve Dündar Seyhan da oraya davet edildi.Az And Hell Followed with Him már ott jelent meg.
Başarılı bir avukat olarak, 1933 yılında Şansölye Engelbert Dollfuss'un kabinesine katılmaya davet edildi.1933-ban meghívást kapott Engelbert Dollfuß kancellár kabinetjébe.
Bu kongre ve festivallere dünyanın tüm ülkelerinden salsa öğretmenleri davet edilmektedir.A fesztiválon fellépnek a világ többi nagy salsa együttesei és táncosai.
İlhanlılara vergisini ödemediği gibi davetlerine de katılmadı.A tárgyaláson – társaihoz hasonlóan – nem kért kegyelmet.
2003 Viyana Üniversitesi'nde davetli konuşmacı.2003 Université Paris XIII Egyetem-vendégprofesszor.
Beyoncé, Yılın Videosu ödülünü aldıktan sonra Swift'i sahneye davet etti.Knowles miután átvette az "Év Videója" díjat, felhívta Swift-et a színpadra, hogy elmondhassa beszédét.
1946 yılında FIFA'nın davetiyle katıldılar.1946-ban mégis elfogadták a FIFA meghívását az újracsatlakozásra.
Bir daha davet ederiz, gelmezler.Ha nem tér vissza, nem is folytatják.
Böyle bir davet alacağımdan habersizdim.Soha nem gondoltam volna, hogy így kell viszontlássalak.
Davetiyeyi alan herkes düğün törenine katılır.A várkastélyban mindenki az esküvőre készül.
Uzaktaki yakınlar için posta yoluyla da davetiye gönderilebilir.A földházhoz a közeli boltból lehet elkérni a kulcsot.
Bütün üyeler akademiye katılmak üzere öncelikle bir davet alırlar.A főszereplő minden áron szeretne csatlakozni ehhez a küldetéshez.
Ardından Düşes'in aşçısı ikinci tanık olarak davet edilir ve çöreklerin neyden yapıldığını anlatmaya başlar.Eközben Joe feleségét túszként fogva tartják, hogy minden úgy történjen, ahogy megbeszélték.
Kötü ruhların davetini içerir.A lelki üdvöket óhajtó hívek számára.