Ana içeriğe geç
Sözlük

davet ile cümle

davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Dânânın daveti seni sanadır."Ni äro som skapade för hvarandra."
Davetiyeyi alan herkes düğün törenine katılır.Alla som vill är välkomna att delta på festivalen.
Tyler, The Creator'ın daveti üzerine 2009'da Odd Future topluluğuna katıldı.Sommaren 2011 uppträdde Tyler, the Creator tillsammans med Odd Future på Hultsfredsfestivalen.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Hon lovar att stanna hos honom.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Under tiden måste hyresgästerna lämna lokalen.
Davet üzerine Mısır'a gitmeye karar vermiştir.Han beslöt att istället gå mot Egypten.
Bu maksatla Antonius, Kleopatra'yı Tarsus'a davet etti.Liksom Caesar lät Antonius sig förföras av Kleopatra.
Makedonya ise Yunanistan ile yaşadığı Makedonya adlandırma sorunu nedeniyle davet edilmedi.Grekland deklarerade att man inte kommer att gå med på att Makedonien blir medlem under detta namn.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Den tjeckoslovakiska regeringen svarade att man inte tänkte gå med på dessa villkor.
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Det var på detta sätt Shah bad sin publik att ta till sig Sufihistorier.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.В 2000 році групу запрошують взяти участь в Vans Warped Tour.
22 Temmuz 1991'de Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etti.22 липня 1991 року Дамер запросив до себе Трейсі Едвардса.
Bir otel sahibi olup Drakula kızının 118. doğum gününü kutlamak için en ünlü canavarlar davet ediliyor.Дракула запрошує деяких з найвідоміших монстрів, щоб відсвяткувати 118-й день народження своєї дочки Мейвіс.
Henry'nin doğumgünü davetlisidir.У Олександра день народження.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.І на зустріч йдуть усім.
Düzenleme erişimine sahip kullanıcılar diğerlerini düzenlemeye davet edebilir.Користувачі, що мають доступ для редагування можуть запрошувати інших редагувати.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Після вечері гості пішли.
Fakat sonunda 1264'te ilk İngiltere parlamentosunu kurup toplantıya davet etmeye zorlanmıştır.Для встановлення суспільної рівноваги наприкінці 1264 року оголошує про скликання нового парламенту.
Cumhuriyetçi aday Nelson Rockefeller'in kampanyası için çalışmaya davet edilmiştir.Після закінчення навчання вона працювала у президентській кампанії Нельсона Рокфеллера.
"Haktan"ın sonraki klipleri ise sırasıyla "Aşka Davet" ve "Beyaz Sevda" adlı şarkılara çekildi.Потім пішло друге вірусне відео, зняте цього разу в чорно-білих тонах, на пісню «Love».
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.З тим же проханням звернувся інший депортований.
Onu evine davet eder.Вона запрошує її до себе додому.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.19 липня 2012 року він отримав запрошення в молодіжну збірну Аргентини, але відхилив його.
Savonarolo bu daveti kabul etmedi.Та Густав не пішов на цю авантюру.
Santiago onu taksine binmeye davet eder ve onu taksiyle antrenmana götürmeyi kabul eder .Шенсон запропонував заїхати за ними на таксі й по дорозі поговорити.
1685'te Friedrich Wilhelm Fransız Huguenotları Mark Brandenburg'a davet etti.У Потсдамському Едикті 1685 року Фридрих Вільгельм запросив до Бранденбургу гугенотів.
2005'te Çin'in en önemli internet platformu Sina Weibo tarafından blog tutması için davet edildi.В 2005 Ай Вейвей був запрошений до блогерської діяльності на найбільшій платформі в Китаї Sina Weibo.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.ЄМС видає запрошення на участь в конкурсі всім 56 активним членам.
Turnuva için herhangi bir eleme oynanmadı; 28 takım organizasyona davet edildi.У турнірі брали участь 28 юніорських команд, учасників було розбито на три групи.
Apollon Marsyas’ı yarışmaya davet etmiş.Почувши це, Аполлон викликав Марсія на змагання.
Evlerde davet ağırlıklıdır.У домашніх умовах торт випікати важко.
Kötü ruhların davetini içerir.Сили зла представлені протилежними духами.
Davet haftasonu da kapsamaktadır.На замовлення і в вихідні.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Шоу пропонує їм приєднатися до нього.
Fakat Yunus 'Emre'nin asıl benliği, onun hayata bağlı olan gönlünü sarsarak Tanrı'ya sığınmaya davet eder.Уся здобич дійсно належить посланцю Аллаха, який використовує її згідно з його волею.
Ağrı ve sızıları davet eder.Тому вони викликають відчуття печіння та болю.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Він часто запрошував жінок у свою квартиру, і він описує багато своїх справ у щоденнику.
Kısa süre sonra ikili, Ağustos 2007'deki Lollapalooza müzik festivaline davet edildi.У 2007 дует виступив на музичному фестивалі Lollapalooza.
Honduras ise 2001'de davet edildi.2011 року в Гондурасі навіть прийняли необхідне законодавство.
Rienzi onları sükunete davet eder.Рейдерські апетити людей у погонах.
Partiye davet edilmedik.Нас не запросили на вечірку.
O, daveti reddetti.Вона відхилила запрошення.
Tom'u akşam yemeğine davet ettin mi?Ти запросив Тома на вечерю?
Tom Mary'yi akşam yemeği için davet etti.Том запросив Мері на вечерю.
Tom neden davet edilmedi?Чому Тома не запросили?
Tom Meryem'i öğle yemeğine davet etti.Том запросив Мері на обід.
Verilen başka bir davette İhtilâl hükümetinin temsilcisi Sovyet petrol bakanı Gorotchenko da onları tanır.Міністр нафти Горотченко, представник революційного уряду, також впізнав їх.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.A když Polyxenos přisvědčil, pravil: „Proč ses tedy horšil?
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.Unie pošle všem 56 aktivním členům oficiální pozvánku do soutěže.
Millennium grubu 2005 yılında Romanya'da yapılan Golden Stag Uluslararası yarışmasına davet edildi.Skupina byla pozvána v roce 2005 k účasti na mezinárodní soutěži Golden Stag v Rumunsku.
1997 - NATO; Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya'yı 1999'da birliğe katılmaya davet etti.1997 – NATO pozvala Česko, Maďarsko a Polsko ke vstupu do aliance v roce 1999.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Přemysl jí uvěří.
Ünlü bir orgcu olarak Venedik dışında da org çalmak için davet edildi.Jako uznávaný varhanní virtuóz byl zván i mimo Benátky.
Ester, Kral'ı Haman'ın katılacağı ziyafete davet eder.Ester odvětila, že hostinu, jíž by se zúčastnili král, ona a Haman.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Její pán, u něhož sloužila, byl pohan, ale ve víře jí nebránil.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Všichni vstupují do kaple.
Jones, Rod Temperton'ı da üç şarkının yazımı için davet etti.Dále Jones oslovil Roda Tempertona a požádal ho, aby Jacksonovi napsal tři písně.
Aynı yılın Aralık ayında Minnesota North Stars kadrosuna davet edildi.Ve stejném roce byl draftován z celkově druhého místa týmem Minnesota North Stars.
Davet haftasonu da kapsamaktadır.Součástí projektu je i víkendová exkurze.
Bir daha davet ederiz, gelmezler.Kdybych tě znovu volal, už se neotáčej...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod