davet ile cümle

davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2008 yılında ABD'de düzenlenen Avrupalı Genç Liderler programına davet alarak katıldı.Zo logeerden er in 2003 de Europese regeringsleiders tijdens een Europese top.
Ellen DeGeneres, Gaga'yı stüdyoya davet ederken sebzelerden yapılmış bir bikini giydi.Tijdens het optreden bij Ellen Degeneres was Gaga verkleed als balletdanseres.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Na verloop van tijd blijkt dat de gasten de kamer niet kunnen verlaten.
Qbert daveti kabul ederek gruba katıldı.Faber heeft voor de uitnodiging bedankt.
Davetli konuşmacı.De verleider.
Gunther buna karşı çıkar ve onları ancak dostları olarak davet edeceğini söyler.Danny beaamt dit en stelt voor dat ze vrienden blijven.
Özgürlükçü bir siyasete davet ediyoruz.Vrije Politijke stellingen.
Ağrı ve sızıları davet eder.Pijn en moeite moet zij kunnen verdragen.
Kendisi ve ailesini Sovyetler Birliğine çalışmak için davet eder.Hij of zij roept de familie bij elkaar.
Uzaktaki yakınlar için posta yoluyla da davetiye gönderilebilir.Ze kunnen met een korteafstandsradio in contact blijven met de post.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Na het eten worden de vrienden naar relaxkamers gebracht.
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.Noch de Sovjet-Unie, noch Tsjecho-Slowakije waren uitgenodigd.
Kelime anlamı olarak ise "bir davet yapmak" manasına gelir.Deze betekenis is tegenwoordig nog te herkennen in de zin 'een diner aanrichten'.
Davetli Çift ErkeklerMannen dubbel
Pacha, Kuzco'yu evine davet eden ailenin babasıdır.Pacha de boer bij wie Kuzco in huis woont.
Bu nedenle ona bir davetiye gönderdi.Hij nodigt haar uit op een diner.
Ayrıca önemli günlerde de davetler verilir.Eén keer komen de gasten op de verkeerde dag.
Bunun üzerine Şeybanî Han'ı savaş meydanına davet eden mektuplar gönderdi.("En toch beweegt zij!" - namelijk de aarde om de zon) heeft geroepen.
Kısa süre sonra ikili, Ağustos 2007'deki Lollapalooza müzik festivaline davet edildi.Ze werden allebei uitgenodigd om op te treden bij het Lollapalooza festival in augustus 2007.
Fakat bu ziyafete Eris davet edilmez.Toch is het niet aan te bevelen om deze paddenstoel te eten.
Davet edilen yazarlar tarafından 100'den fazla ek şarkı sunuldu.En schreef al meer dan 100 liedjes die zijn uitgebracht.
Festivale sanatçılar davet edilir.Daarbij ontvangen de artiesten horloges.
Onu evine davet eder.Ze nodigt hem uit in haar appartement.
Beyaz Saray'a da konuk şef olarak davet edildi.Als dank hiervoor werd hij uitgenodigd door het Witte Huis.
Üye olmak için mevcut üyelerce davet edilmek gerekir.Zij die al lid zijn, mogen blijven.
22 yaşında iken millî takıma davet edildi.Hij werd op 22-jarige leeftijd tot kapitein benoemd.
Katılmak için yerel alt ağ dışındaki kullanıcılara bir e-posta veya dosya davetiyesi gönderilmelidir.Voor het deel buiten Nederland dient een eenmalige chipkaart of een e-ticket te worden gekocht.
Spotify Free hesapları halen sadece davetiye ile açılabiliyor.Spotify legt geen beperkingen op het aantal verbonden clients per account.
Davet için çok teşekkürler.Erg bedankt voor de uitnodiging.
Komşularımı akşam yemeğine davet ettim.Ik heb mijn buren uitgenodigd voor het avondmaal.
Bütün arkadaşlarımı davet ettim.Ik heb al mijn vrienden uitgenodigd.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Chcę zaprosić wszystkich na imprezę.
EBU, yarışmadaki tüm elli altı aktif üyeye katılım daveti düzenlemiştir.EBU ogłosi zaproszenie do udziału w konkursie do wszystkich pięćdziesięciu sześciu aktywnych członków.
Projenin hazırlanmasında, Banksy'nin davet ettiği 60 sanatçının 58'i destek verdi.Umieszczono w nim prace 58 twórców, których Banksy zaprosił do współpracy.
Johnson Minnie'yi birlikte dans etmeye davet eder ve Minnie de bu daveti kabul eder.Johnson zaprasza Minnie na tańce, a ona się zgadza.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Zawołajcie go, aby pożywił się chlebem».
1118-1120 arasında Kuzey Kafkasya'da yaşayan 14.000 aileden oluşan Kıpçak kabilesini Gürcistan’a davet etti.W latach 1118-1120 przesiedlił plemię kipczackie, liczące 40 000 rodzin, z północnego Kaukazu do Gruzji.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Proponuje mu, żeby im towarzyszył.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Silnie wierzy w swe przekonania.
1876'da Repin Vasnetsov'u Paris'teki Peredvijniki topluluğuna katılmaya davet etti.W 1876 roku Repin zaproponował Wasniecowowi, aby dołączył do kolonii pieriedwiżników w Paryżu.
Üçlü bu daveti kabul eder.Cała trójka zgadza się na ofertę.
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.On będzie wzywał Pana przeciwko tobie, a ty obciążysz się grzechem.
Daha sonra Seelie Kraliçesi, Jace'i saraya gelmesi için davette bulunur.Królowa pozwala Helenie zostać na zamku.
Davetli konuşmacı.Ceniony mówca.
Kötü ruhların davetini içerir.Wezwał więc księcia złych duchów.
Beyaz Saray'a da konuk şef olarak davet edildi.Podobny apel wystosował rzecznik Białego Domu.
1959 yılında Hindistan'a Hint Başbakanı Jawaharlal Nehru daveti üzerine gitti.W 1953 Bhutan odwiedził premier Indii Jawaharlal Nehru.
Bu maçtan sonra iki isimde Kaliforniya’daki eğitim görmek için New Japan Inoki Dojo’ya davet edilmişlerdir.Obaj zawodnicy zostali zaproszeni do trenowania w New Japan Inoki Dojo w Santa Monica w Kalifornii.
Anna ile konuşabilme fırsatını yakalayan Will, kızkardeşi Honey'nin doğumgününe Anna'yı davet eder.Ostatecznie Will i Anna udają się na urodzinową imprezę młodszej siostry WIlla - Honey.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Wezwali wszystkie strony do wykazania spokoju w celu uniknięcia kolejnych ofiar i przemocy.
Ağrı ve sızıları davet eder.Powoduje cierpienie i ból.
Nişana gelen davetliler, beraberlerinde nişan sahibine "nişan hediyesi" getirirler.Gospodarz zaprosił ich na „kolację z morderstwem”.
Ayrıca önemli günlerde de davetler verilir.W tym dniu goście są szczególnie mile widziani.
Kral bunun üzerine onları saraya tekrar davet eder.Ten jednak każe mu wracać do pałacu.
Turistler askeri kimlik olmadan veya yetkililer tarafından davet edilmedikçe adayı ziyaret edemiyordu.Turyści nie mogą przybywać na wyspę bez pozwolenia mieszkańców lub rządu.
Lady Catherine’e davetli olduğu bir gün Darcy’yle karşılaşırlar.Następnego dnia przychodzi w odwiedziny wraz z panem Darcym.
Xander davetlileri karşılamak için mekana girer.Hilton czeka na gości.
1956 yaz aylarında Kim Il-sung Moskova’ya davet edilir ve ziyareti 6 hafta sürer.Latem 1956 roku Kim Ir Sen został wezwany do Moskwy.
Sonunda İngiliz hükümetinin daveti üzerine Londra'ya gitti.W tym samym roku na zaproszenie rządu emigracyjnego wyjechał do Londynu.
Twitter'dan, takipçilerini Obama'ya oy vermeye davet etti.Powróciwszy do Chicago, Obama działał na rzecz rejestracji głosujących.

İlgili Sayfalar