davet ile cümle
davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1824'te başkan James Monroe kendisini ulusal konuk olarak Birleşik Devletler'e davet etti.В 1824 году президент США Джеймс Монро пригласил Лафайета в Соединённые Штаты в качестве «гостя нации».
Aksine onu inançlarına davet ederler.Но они отказываются ей верить.
Bazen daha alt liglerden takımlar davet üzerine kupaya katılır.Несколько старых клиентов собираются в купальне в последний раз.
Buna şaşıran Tyrell, Sebastian'ı evine davet eder.В результате Дженнсен приглашает лихорадящего Себастьяна в свой дом.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Марк пригласил его на трапезу.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Затем, призвавши вдовиц и прочих верующих, он представил им её живой.
Johnny'i turnuvaya davet eder.Джонни перевозит Дэнни в святилище.
Marge, daveti kabul eder.Марго принимает его предложение.
2003 Viyana Üniversitesi'nde davetli konuşmacı.Diplomarbeit Венский университет 2003.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Именно в этот момент они уезжают из убежища.
Kurt, "Prom Queen" bölümünde Blaine'i McKinley mezuniyet balosuna davet eder.Курт приглашает Блейна на младший выпускной вечер в серии «Prom Queen».
Sürekli davet edilmediği parti ve toplantılara konuk olur.Это будет товарищ, непрерывно заседающий и не работающий.
Richter bundan sonra bir toplantı daveti göndermemiştir.Ричард не пришёл на обещанную встречу.
Edgardo bu düello davetini kabul eder.Он вызывает Эдгара на дуэль.
Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.Там их приняли, как гостей.
Yarışmaya her sene 800-1000 başvuru olmakta, 40 başvuru sahibi yarışmaya davet edilmektedir.Ежегодно из 10 тысяч желающих поступить 800 кандидатам удается пройти конкурс.
Ben KKTC’deki kardeşlerimi de burada tavır almaya davet ediyorum.Я знал, что в КГБ на меня есть дело.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.После ужина все расходятся по комнатам.
Temmuz 2011'de Martin Solveig şarkı yazması için Londra'ya davet edildi.В июле 2011 года Мадонна пригласила Сольвейга в Лондон для написания текстов песен.
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.Нарасимха, умиротворенный молитвами Прахлады, готов был одарить его любыми материальными благами.
Williams ayrıca 2005 yazındaki Lollapalooza müzik festivaline davet edilmiştir.Также принимал участие в музыкальном фестивале Lollapalooza 2010 года.
2001 NBA Seçmeleri öncesi, Parker San Antonio Spurs yaz kampına davet edildi.На драфте НБА 2001 года Паркер был выбран командой «Сан-Антонио Спёрс».
Zamanla ağabeyi ile iletişimi kesildi, çok sonraları sayısız davetten yalnızca birini kabul etti.Приглашений так много, что он нередко отправляет вместо себя одного из братьев.
Onu evine davet eder.Она приглашает её к себе домой.
Zuniga Carmen ve arkadaşlarını birlikte tiyatroya gitmeye davet eder.Ей хочется, чтобы Галя с друзьями приняли ее в свою компанию.
Bu koşulların sağlanamaması balık hastalıklarına davetiye çıkarır.Для человека эти болезни рыб опасности не представляют.
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.В каждый выпуск обычно приглашался гость.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.И когда они были уже готовы скрестить свои клинки, их окликнул знакомый голос: «Во имя Господа, прекратите!
Dışişleri ve Milletler Topluluğu Ofisi davet üzerine bir yorumda bulunmadı.Вечером суда и город были иллюминированы.
1064 yılında Yi Yuanji imparatorluk sarayında panoları resimlemek için davet edildi.В 649 году отправили послов к Танскому двору.
Bu esnada Fripp, Talking Heads ile turnede olan gitarist Adrian Belew’i gruba davet etti.Кроме того, Фрипп позвал в группу гитариста Адриана Белью (гастролировавшего с группой Talking Heads).
Augustus onu evine davet eder.Харди приглашает их к себе на вечеринку.
19 Eylül 2015'te Zitao, Versus Versace tarafından davet edildikten sonra London Fashion Week'e katıldı.19 сентября Тао посетил Лондонскую неделю моды по специальному приглашению Versus Versace.
Arnavutların yemek kültüründe davet yemeklerinden sonra ikram edilir.Назначают мидантан внутрь после еды.
Bu düğün törenine Mephistopheles ve Faust da davet edilip iştirak etmektedirler.Заслышав шаги, Мефистофель и Фауст скрываются.
Davetli konuşmacı.Известный оратор.
Katılmak için yerel alt ağ dışındaki kullanıcılara bir e-posta veya dosya davetiyesi gönderilmelidir.Для иногородних задания высылаются обычной или электронной почтой.
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Именно так Шах приглашал свою аудиторию принимать суфийские истории.
Ağustos 2009'da Rusya millî basketbol takımına davet edildi.В январе 2009 года был вызван в сборную России по мини-футболу.
1912'de tekrar Dahiliye Nazırlığı yapmaya davet edildiyse de bu görevi kabul etmedi.Когда ему предложили роль во второй раз, он уже не смог отказаться.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.Королева Швеции Кристина назначила его членом Шведской академии.
Unicef yararına bağış toplamak amacıyla New York Filarmoni Orkestrasını yönetmeye davet edilmişti.Для записи струнных аранжировок был приглашён Мюнхенский филармонический оркестр.
Bu yaptığınız kaosa davettir.Это приводит к невообразимому хаосу.
Sovyet yönetimince yetenekli görüldü ve İzvestiya'da çalışmak için Moskova'ya davet edildi.Талантливого артиста пригласили работать в Москву.
Bu daveti kabul etmemiştir.Он не мог отказаться от этого приглашения.
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Наталья Николаевна пригласила его бывать у неё в доме.
Daha sonra ünlülerin davetli olduğu bir dansa katılır.К их танцу присоединяется публика.
Kızıl Çeşme okulunun uzmanları da bu partiye davetlidir.Некоторые пансионеры в этой школе рыжие.
"İsmet İnönü Moskova'ya niçin ısrarla davet edilmişti?".Вот почему мы за снятие санкций с Москвы».
CONCACAF üyesi olmayan Kolombiya ve Güney Afrika da turnuvaya davet edildi.В турнире не принимают участие клубы из Мексики и вообще из региона КОНКАКАФ.
İsveç prensesi Victoria da her yıl kutlamalarını ve davetlerini bu kentte yapmaktadır.Бабушка, королева Виктория каждый год приглашала своего зятя и внуков погостить у неё в Великобритании.
Komşular davet edilir.Соседи вызывают полицию.
Lissa da onu akşama yemeğe davet eder, Xander da kabul eder.Его тоже приглашают вечером в гости, и Яша с радостью соглашается.
Abel, Noel kutlamaları da dahil birçok kez, Holmboe ailesinin Eidsberg'deki evine davet aldı.Неоднократно встречался с Гитлером, в том числе в его горной резиденции Бергхоф.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Я к нему подошёл и говорю: „Дай хлеба!“.
Esrarengiz bir davet mektubu alan Amanvermez Avni kendisinden yardım isteyen bir kişinin evine çağrılır.Пуаро получает странное письмо с мольбой о помощи.
"Dânânın daveti seni sanadır."Призыв верующего».
"Haktan"ın sonraki klipleri ise sırasıyla "Aşka Davet" ve "Beyaz Sevda" adlı şarkılara çekildi.Затем последовало второе вирусное видео, снятое на этот раз в чёрно-белых тонах, на песню «Love».
İnsanları gizlice öldürtüp, sonra da sarayına davet ederdi.أمر بقتل الناس سرا ، ثم دعاهم إلى قصره.
İki defa Amerika Birleşik Devletleri'ne, bir defa da Hindistan'a davet edilerek gitti.ذهبت من خلال دعوة للولايات المتحدة الأمريكية مرتين وللهند مرة واحدة.