Hadi dans eden ayıyı ve çingeneleri bizi ziyaret etmeleri için davet edelim.Давайте пригласим к нам в гости танцующего медведя и цыган.
Tom'u akşam yemeği için davet edelim.А пригласим-ка мы Тома поужинать.
Tom'un eski okul arkadaşı onu düğüne davet etti.Старый школьный приятель пригласил Тома на свадьбу.
Tom kazaya davetiye çıkarıyor.Том флиртует с катастрофой.
Herkesi ürünlerimizin tadımına davet ediyoruz.Приглашаем всех на дегустацию нашей продукции.
Ürünlerimizi tatmaya davetlisiniz.Приглашаем всех на дегустацию нашей продукции.
Ben davetli değil miyim?Меня не пригласили?
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Я хочу пригласить всех вас на party.
Samsunspor taraftarları ise bu olaydan sonra yönetimi protesto ederek istifaya davet etmiştir.После чего все просили друг у друга прощения с поясными поклонами.
Bunların dışında, davetsiz konuklar için de bir balta (ciklaq) silah olarak bekletilirdi.Кому и за что вручают именное оружие (рус.).
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Она приглашает Тома в дом.
22 Temmuz 1991'de Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etti.22 июля 1991 года Дамер пригласил к себе Трейси Эдвардса.
Harman Kardon'un daveti üzerine Landman, 2018 yılında J.Views ile 24 telli bir ses ölçer yaptı.По приглашению Harman/Kardon Ландман построил 24-строковый звуковой метр с J.Views в 2018 году.
Peter ayrıca Quahog Güzel İnsanlar Kulübü'ne davet edilir.Питера приглашают в «Клуб красивых людей Куахога» (Quahog Beautiful People’s Club).
Arap müslümanları 1380'de Tawi-Tawi'ye geldi ve yerel halkı İslama davet etmeye başladı.Мусульманские миссионеры прибыли в Тави-Тави в 1380 году и начали исламизацию местного населения.
İnsanları iyiye, güzele, doğruya davet eder.Он призывал их к доброте и миру.
Kötü ruhların davetini içerir.Пожалованы звания духам.
Yeteneğini gören Prens Bahram Mirza, onu stüdyosunda çalışmaya davet etti.Принц Бахрам-мирза первым разглядел его талант и пригласил работать в свою мастерскую.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.19 июля 2012 года он получил приглашение в молодёжную сборную Аргентины, но отклонил его.
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Чтобы заткнуть Питера, ему дают приглашение на свадьбу дочери Дона.
FIFA, Avusturya'nın grubundaki diğer takım olan Letonya'ya kupaya katılması için davet göndermedi.ФИФА не предложила путёвку Австрии команде, занявшей второе место в её группе (Латвии).
1935'te ders vermek için Moskova'ya davet edilmişti.В 1935 году был направлен на учёбу в Москву.
Cumhuriyetçi aday Nelson Rockefeller'in kampanyası için çalışmaya davet edilmiştir.После окончания учёбы она работала в президентской кампании Нельсона Рокфеллера.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Тот предлагает ему присоединится.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.В 2000 году группу приглашают принять участие в Vans Warped Tour.
1824'te başkan James Monroe kendisini ulusal konuk olarak Birleşik Devletler'e davet etti.В 1824 году президент США Джеймс Монро пригласил Лафайета в Соединённые Штаты в качестве «гостя нации».
Aksine onu inançlarına davet ederler.Но они отказываются ей верить.
Bazen daha alt liglerden takımlar davet üzerine kupaya katılır.Несколько старых клиентов собираются в купальне в последний раз.
Buna şaşıran Tyrell, Sebastian'ı evine davet eder.В результате Дженнсен приглашает лихорадящего Себастьяна в свой дом.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Марк пригласил его на трапезу.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Затем, призвавши вдовиц и прочих верующих, он представил им её живой.
Johnny'i turnuvaya davet eder.Джонни перевозит Дэнни в святилище.
Marge, daveti kabul eder.Марго принимает его предложение.
2003 Viyana Üniversitesi'nde davetli konuşmacı.Diplomarbeit Венский университет 2003.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Именно в этот момент они уезжают из убежища.
Kurt, "Prom Queen" bölümünde Blaine'i McKinley mezuniyet balosuna davet eder.Курт приглашает Блейна на младший выпускной вечер в серии «Prom Queen».
Sürekli davet edilmediği parti ve toplantılara konuk olur.Это будет товарищ, непрерывно заседающий и не работающий.
Richter bundan sonra bir toplantı daveti göndermemiştir.Ричард не пришёл на обещанную встречу.
Edgardo bu düello davetini kabul eder.Он вызывает Эдгара на дуэль.
Bu şartı davetliler tarafından kabul edildi.Там их приняли, как гостей.
Yarışmaya her sene 800-1000 başvuru olmakta, 40 başvuru sahibi yarışmaya davet edilmektedir.Ежегодно из 10 тысяч желающих поступить 800 кандидатам удается пройти конкурс.
Ben KKTC’deki kardeşlerimi de burada tavır almaya davet ediyorum.Я знал, что в КГБ на меня есть дело.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.После ужина все расходятся по комнатам.
Temmuz 2011'de Martin Solveig şarkı yazması için Londra'ya davet edildi.В июле 2011 года Мадонна пригласила Сольвейга в Лондон для написания текстов песен.
Bunun üzerine görevli çok mahcup oldu; özür dileyerek bizi içeri kendisi davet etti.Нарасимха, умиротворенный молитвами Прахлады, готов был одарить его любыми материальными благами.
Williams ayrıca 2005 yazındaki Lollapalooza müzik festivaline davet edilmiştir.Также принимал участие в музыкальном фестивале Lollapalooza 2010 года.
2001 NBA Seçmeleri öncesi, Parker San Antonio Spurs yaz kampına davet edildi.На драфте НБА 2001 года Паркер был выбран командой «Сан-Антонио Спёрс».
Zamanla ağabeyi ile iletişimi kesildi, çok sonraları sayısız davetten yalnızca birini kabul etti.Приглашений так много, что он нередко отправляет вместо себя одного из братьев.
Onu evine davet eder.Она приглашает её к себе домой.
Zuniga Carmen ve arkadaşlarını birlikte tiyatroya gitmeye davet eder.Ей хочется, чтобы Галя с друзьями приняли ее в свою компанию.
Bu koşulların sağlanamaması balık hastalıklarına davetiye çıkarır.Для человека эти болезни рыб опасности не представляют.
Her bölümde konuklar davet edilmiştir.В каждый выпуск обычно приглашался гость.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.И когда они были уже готовы скрестить свои клинки, их окликнул знакомый голос: «Во имя Господа, прекратите!
Dışişleri ve Milletler Topluluğu Ofisi davet üzerine bir yorumda bulunmadı.Вечером суда и город были иллюминированы.
1064 yılında Yi Yuanji imparatorluk sarayında panoları resimlemek için davet edildi.В 649 году отправили послов к Танскому двору.
Bu esnada Fripp, Talking Heads ile turnede olan gitarist Adrian Belew’i gruba davet etti.Кроме того, Фрипп позвал в группу гитариста Адриана Белью (гастролировавшего с группой Talking Heads).
Augustus onu evine davet eder.Харди приглашает их к себе на вечеринку.
19 Eylül 2015'te Zitao, Versus Versace tarafından davet edildikten sonra London Fashion Week'e katıldı.19 сентября Тао посетил Лондонскую неделю моды по специальному приглашению Versus Versace.
Arnavutların yemek kültüründe davet yemeklerinden sonra ikram edilir.Назначают мидантан внутрь после еды.
Bu düğün törenine Mephistopheles ve Faust da davet edilip iştirak etmektedirler.Заслышав шаги, Мефистофель и Фауст скрываются.