davet ile cümle
davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Compagna che spesso gli telefonerà per dirgli la situazione.
Fakat sonunda 1264'te ilk İngiltere parlamentosunu kurup toplantıya davet etmeye zorlanmıştır.Dall'esilio francese, alla fine del 1244 convoca un concilio per giudicare definitivamente l'imperatore.
Mısır hükümetinin daveti üzerine İskenderiye’ye gitti ve oradaki hükümet binasının fresklerini yaptı.Su invito del viceré d'Egitto si recò ad Alessandria, dove affrescò il Palazzo del Governo.
Mısır tahtı yeniden el değiştirince, İbn Teymiye Kahire'ye davet üzere geri dönmüştür.Dopo la conquista dell'Egitto da parte di Ottaviano, Iotapa ritornò in patria presso il padre.
Kısa bir süre sonra besteci Beyaz Saray'a başkan Woodrow Wilson'a resital vermek üzere davet edildi.Subito dopo fu invitato a suonare un concerto per il presidente Thomas Woodrow Wilson.
Ancak çaresizce denetçiyi evine davet etmeyi kabul eder.Respinto con disprezzo, riesce comunque a invitarli a cena dalla sorella.
1976 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin 200 kuruluş yılı nedeniyle ABD'ye davet edildi.Dal 1976, per un decennio, è stato corrispondente dagli Usa.
Onu evine davet eder.Lo inviteranno a casa loro.
Onu tanımazlıktan gelse de adam kendini zorla çaya davet ettirir.Incuriosita, gli offrì del tè.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.L'uomo garbatamente si avvicina al giovane, tant'è che questo lo accoglie a casa sua.
12 Kasım 2008 tarihinde, Johan Neeskens tarafından Hollanda B takımına davet edildi.Il 26 ottobre è stato nominato assistente di Johan Neeskens per la selezione B della nazionale olandese.
Stella, Prens Brandon'dan randevu için bir davet alır.A sera Forster accetta un nuovo invito del principe Anchisi.
İlk kez bir Türk basketbolcu (Efe Aydan) Avrupa Karması'na davet edildi.Si tratta della prima volta che una gara del campionato mondiale Superbike viene disputata in Qatar.
Ancak Maydee'yi karısıyla tanışması için hiçbir zaman davet etmez.Darger non conobbe mai sua sorella.
1343 - III. Kazimierz, Batı Avrupa'nın zulmünden kaçan Yahudileri Polonya'ya davet etti.1343 gli ebrei perseguitati nell'Europa occidentale sono invitati in Polonia da Casimiro il Grande.
Ona bir köleden başka bir şey olmadığını hatırlatıp, Rabbine iman etmeye davet etti.Ma la sua offerta fu rifiutata e lui fu creduto un bugiardo e messo in ridicolo.
Fakat bu ziyafete Eris davet edilmez.Ma alla cena Lou non si presenta.
Aynı yılın Aralık ayında Minnesota North Stars kadrosuna davet edildi.Nel corso delle stagioni furono affiliati ai Minnesota North Stars.
Protego Totalum: Bir bölgeyi davetsiz misafirlerden korumayı sağlar.Protego Totalum usato da Hermione per proteggere una zona dagli incantesimi nemici.
Honduras ise 2001'de davet edildi.A maggio 2001, fu convocato nella Danimarca.
Aile, Joe'nun milenyum partisine davet edilmiştir.Suo padre desiderava che si unisse al mulino di famiglia.
Tarikatın temsilcileri "davetçiler" anlamındaki dâîlerdir.Gli She sono quindi il popolo degli “ospiti delle montagne”.
Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet ettiler.Мои друзья пригласили меня на ужин.
Beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.Большое спасибо, что пригласили меня.
Ben sizi akşam yemeğine davet edebilir miyim?Могу я пригласить вас на ужин?
Kimi istersen davet et.Пригласи кого хочешь.
Ben bu partiye davet edildim.Меня пригласили на эту вечеринку.
O, daveti reddetti.Она отклонила приглашение.
O havuz gerçekten davetkar görünüyor.Тот бассейн, действительно, выглядит манящим.
O, beni davet etmek için yeterince nazikti.Он был настолько любезен, что пригласил меня.
Beni davet ettiğin için çok çok teşekkür ederim.Большое спасибо, что пригласил меня.
Onu çevirmen olarak davet ettiler.Её пригласили в качестве переводчика.
Tom ve Mary'yi cadılar bayramı partimize davet edeceğiz.Мы собираемся позвать Тома и Мэри к нам на Хэллоуин.
Beyler Sizi kim davet etti?Кто вас пригласил, парни?
Hadi dans eden ayıyı ve çingeneleri bizi ziyaret etmeleri için davet edelim.Давайте пригласим к нам в гости танцующего медведя и цыган.
Tom'u akşam yemeği için davet edelim.А пригласим-ка мы Тома поужинать.
Tom'un eski okul arkadaşı onu düğüne davet etti.Старый школьный приятель пригласил Тома на свадьбу.
Tom kazaya davetiye çıkarıyor.Том флиртует с катастрофой.
Herkesi ürünlerimizin tadımına davet ediyoruz.Приглашаем всех на дегустацию нашей продукции.
Ürünlerimizi tatmaya davetlisiniz.Приглашаем всех на дегустацию нашей продукции.
Ben davetli değil miyim?Меня не пригласили?
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Я хочу пригласить всех вас на party.
Samsunspor taraftarları ise bu olaydan sonra yönetimi protesto ederek istifaya davet etmiştir.После чего все просили друг у друга прощения с поясными поклонами.
Bunların dışında, davetsiz konuklar için de bir balta (ciklaq) silah olarak bekletilirdi.Кому и за что вручают именное оружие (рус.).
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Она приглашает Тома в дом.
22 Temmuz 1991'de Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etti.22 июля 1991 года Дамер пригласил к себе Трейси Эдвардса.
Harman Kardon'un daveti üzerine Landman, 2018 yılında J.Views ile 24 telli bir ses ölçer yaptı.По приглашению Harman/Kardon Ландман построил 24-строковый звуковой метр с J.Views в 2018 году.
Peter ayrıca Quahog Güzel İnsanlar Kulübü'ne davet edilir.Питера приглашают в «Клуб красивых людей Куахога» (Quahog Beautiful People’s Club).
Arap müslümanları 1380'de Tawi-Tawi'ye geldi ve yerel halkı İslama davet etmeye başladı.Мусульманские миссионеры прибыли в Тави-Тави в 1380 году и начали исламизацию местного населения.
İnsanları iyiye, güzele, doğruya davet eder.Он призывал их к доброте и миру.
Kötü ruhların davetini içerir.Пожалованы звания духам.
Yeteneğini gören Prens Bahram Mirza, onu stüdyosunda çalışmaya davet etti.Принц Бахрам-мирза первым разглядел его талант и пригласил работать в свою мастерскую.
19 Temmuz 2012' tarihinde Arjantin U-20 takımında oynaması için davet gönderildi, daveti reddetti.19 июля 2012 года он получил приглашение в молодёжную сборную Аргентины, но отклонил его.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.В заключительной части поётся о том, как он отомстил своим обидчикам.
Çete üyesi Peter'dan kurtulmak için onu Don'un kızının düğününe davet eder.Чтобы заткнуть Питера, ему дают приглашение на свадьбу дочери Дона.
FIFA, Avusturya'nın grubundaki diğer takım olan Letonya'ya kupaya katılması için davet göndermedi.ФИФА не предложила путёвку Австрии команде, занявшей второе место в её группе (Латвии).
1935'te ders vermek için Moskova'ya davet edilmişti.В 1935 году был направлен на учёбу в Москву.
Cumhuriyetçi aday Nelson Rockefeller'in kampanyası için çalışmaya davet edilmiştir.После окончания учёбы она работала в президентской кампании Нельсона Рокфеллера.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Тот предлагает ему присоединится.
Grup 2000 yılında Vans Warped Tour'a davet edildi.В 2000 году группу приглашают принять участие в Vans Warped Tour.