davet ile cümle
davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Contaron que luego de cenar se retiraron a sus habitaciones.
Üye olmak için mevcut üyelerce davet edilmek gerekir.Las condiciones requeridas para formar parte de ellas.
Davete Japon oğlu (evlatlıktır) Willie Wang (Richard Narita) ile birlikte gelir.Sidney Wang (Peter Sellers) va acompañado por su hijo adoptivo japonés Willie (Richard Narita).
Burada uzun süre kalan sanatçı, 1737 yılında İspanya'ya davet edildi.Viajero inglés que visitó España en 1770.
Davet haftasonu da kapsamaktadır.El sábado es parte del fin de semana.
Demirtaş Gül'ün davetine gitmiyor".Con olor a malvón y no a rosa."
Buna ilaveten hükümet, bu iki halktan turistleri İspanya'ya davet etti.Ahí habrían de enfrentar, ambos grupos, a los conquistadores españoles.
Katılımcılar e-posta yoluyla davet edilebilir.Están colaborando via email.
Magic Box da Anya ve Xander davetlileri ve masaları düzenlemektedir.En la tienda de magia, Xander y Anya organizan las mesas del banquete.
Fakat sonunda 1264'te ilk İngiltere parlamentosunu kurup toplantıya davet etmeye zorlanmıştır.En 1362 se empleó por primera vez el inglés para convocar al parlamento.
Askerler evlere davet edilir ve yemek ikram edilir.Los muertos son recordados, y se les invita a cenar con los vivos.
Lissa da onu akşama yemeğe davet eder, Xander da kabul eder.Carmen entra a la tienda y lo invita a cenar, lo cual Max acepta.
Ertesi sene, Angel dizinin tema parçasının demoları için grupları davet etmiştir.Al año siguiente, Ángel invitó a bandas para que le enviaran demos para el tema de introducción de la serie.
Mami de Madoka'yı büyücü kız olmaya davet eder.Hitomi Shizuki en Puella Magi Madoka Magica.
Zeus, düzenlediği Peleus ile Thetis'in düğüne tanrıçalardan Eris'i davet etmez.Todos los dioses fueron invitados a la boda de Peleo y Tetis, excepto Eris.
Düzenleme erişimine sahip kullanıcılar diğerlerini düzenlemeye davet edebilir.Las personas que estén preocupadas por la seguridad tal vez quieran compilar la suya.
Civar köyler, ilçeler bu ziyafete davetlidir.Incluso vecinos y amigos son invitados al acontecimiento.
Bunun üzerine Miss Oliver, dedektif dosto Hercule Poirot'u davet eder.Sir George sugiere llamar a Hercule Poirot inmediatamente.
Bir çağrısında zulme uğrayan milletini eski anayurduna dönmeye davet ediyordu.Prometieron que la gente volvería a un estado de inocencia original.
Davetiyelerin hemen hemen tamamı elden dağıtılır.Reparten casi todos sus dividendos de forma consistente.
Şah okuyucu ve dinleyicilerini Sufi hikâyesini bu şekilde almaya davet ediyordu.Así era como Shah invitaba a su audiencia a recibir el cuento Sufi.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.El libro lo dedicó a la reina Cristina de Suecia, que lo invitó a su corte.
Kral bunun üzerine onları saraya tekrar davet eder.Después de esto, el príncipe regresa al palacio.
Portekiz de kupaya davet edilse de, bu teklifi reddetti.Costa Rica, que fue invitada a adherirse al pacto, se abstuvo de hacerlo.
O, beni evine davet etti.Mi ha invitato a casa sua.
Biz akşam yemeğine davet ediliyoruz.Siamo invitati a cena.
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.Abbiamo invitato dieci persone a pranzo.
Tom Mary'yi davet etmeliydi fakat etmedi.Tom avrebbe dovuto invitare Mary ma non l'ha fatto.
Davetiyenizi görebilir miyim, lütfen?Posso vedere il suo invito, per favore?
Tom'u davet etmedim.Non ho invitato Tom.
Bizimle bir video izlemesi için niçin Tom'u eve davet etmiyorsun?Perché non inviti Tom a casa a vedere un film insieme a noi?
Davetini kabul etmek için arıyorum.Sto chiamando per accettare il suo invito.
Mary'yi akşam yemeğine davet etmelisin.Dovresti invitare Mary a cena.
Seni buraya kim davet etti?Chi ti ha invitato qui?
Hem o hem de onun kız kardeşleri partiye davet edilirler.Sia lei che le sue sorelle sono state invitate alla festa.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Voglio invitare tutti voi alla festa.
Spotify Free hesapları halen sadece davetiye ile açılabiliyor.Spotify Free rimane disponibile solo su invito.
Harman Kardon'un daveti üzerine Landman, 2018 yılında J.Views ile 24 telli bir ses ölçer yaptı.Su invito di Harman Kardon, Landman ha costruito un sonometro a 24 corde con J.Views nel 2018.
Yemekten sonra davetliler odalarına çekilirler.Dopo la cena tutti si ritirano nella loro stanze.
New York'tayken Crazy Legs ondan etkilenerek onu Rock Steady Crew'a davet etti.Durante un loro spettacolo a New York furono invitati da Crazy Legs ad unirsi alla Rock Steady Crew.
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Tom è accompagnato da Hal.
Yedi ülke NATO'ya katılım görüşmelerine başlaması için zirveye davet edildi.Insieme i sette giunsero nell'oblio per giungere nella città.
Köşk önemli davetlere ve bilimsel toplantılara da ev sahipliği yapmıştır.La villa è stata anche utilizzata per importanti ricevimenti e riunioni scientifiche.
Onu Capua'ya davet ettikten sonra, Pandulf onu görevden aldığı Capua başpiskoposunun yanına hapse attı.Dopo averlo invitato a Capua, Pandolfo lo gettò in prigione, dove raggiunse il deposto arcivescovo di Capua.
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, 9 Temmuz 2004 tarihinde kendisini yeni hükümeti kurmaya davet etti.Il Presidente Hosni Mubarak lo ha invitato a formare un nuovo governo il 9 luglio 2004.
Yazar bu sefer bu davete icap eder.Questa volta sarà il mago a risolvere la situazione.
İsveç’e Kraliçe Christina tarafından, kendisine öğretmenlik yapması için davet edilmişti.Si dice che la regina Cristina di Svezia volesse che le fosse letta tre volte al giorno.
1876'da Repin Vasnetsov'u Paris'teki Peredvijniki topluluğuna katılmaya davet etti.Nel 1876 Repin invitò Vasnecov a unirsi alla colonia Peredvižniki a Parigi.
(İlki Aşka Davet (Shall We Dance) filmidir.)(Primo intervento nel cinema, bambina).
Aksine onu inançlarına davet ederler.È chamadeiro creredes neso.
Bir sonraki imparator V. Leon, Krum'u barış görüşmesine davet etti.Il nuovo imperatore, Leone V l'Armeno, chiese la pace, e riuscì a organizzare un incontro con Krum.
Bu sırada davetliler de salonu terk etmektedir.Poi, la donna lascia il salone.
25 üye ülkeden 18-25 yaşları aradındaki gençleri 2025 yılındaki gençlik toplantısına davet etti.I giovani di tutti gli Stati Membri della UE tra 18 e 25 anni sono stati invitati al plenum 2025.
Emma'ya uyuşturucu hap veren Sebastien onu havuzda yüzmeye davet eder.Paige tenterà addirittura di affogarla in piscina.
2 - Resmi veya özel davet mektubu sahibi olanlar.2 - I veri e propri falsi postali.
Ancak o bu daveti kabul etmez.Ma lui non viene a questo incontro.
Davetlilere pasta, meyve ve meşrubat ikram edilir.Possono includere gli ospiti, torta, e un ricevimento.
Aralık 2004'te ikiz kardeşi Piotr ile West Ham United'a deneme yapmak için davet edildi.Nel dicembre 2004 venne invitato dal West Ham United a sostenere un provino assieme al fratello Piotr.
Kötü ruhların davetini içerir.Oratorio per le Anime degli Agonizzanti.
Ermenistan’ı ateşkese uymaya ve çatışmalara bir an önce son vermeye davet etti.Chiese pertanto l'immediata cessazione delle ostilità.