davet ile cümle
davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sachiko'nun partisine davet edildim.Fui invitado a la fiesta de Sachiko.
Ben bu partiye davet edildim.Me han invitado a esta fiesta.
Onun tarafından akşam yemeğine davet edildim.Ella me invitó a cenar.
O beni partiye davet etti.Él me invitó a la fiesta.
O, onu partisine davet etti.Ella le invitó a su fiesta.
Ben de oraya davet edildim.También he sido invitado allí.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.Invité a mis amigos a cenar.
Sizi bir partiye davet etmek istiyorum.Quiero invitaros a una fiesta.
Arkadaşlarım beni akşam yemeğine davet etti.Mis amigos me invitaron a cenar.
Onu partiye davet ettim ve o kabul etti.Lo invité a la fiesta, y él aceptó.
O dün beni yemeğe davet etti.Ayer me invitó a comer.
Bana söylemeden Tom'u yemeğe mi davet ettin?¿Invitaste a Tom a cenar sin decírmelo?
Tom Mary'yi evine davet etti.Tom invitó a Mary a su casa.
Tom Mary'yi partisine davet etti.Tom invitó a Mary a su fiesta.
Hem Tom'u hem de Mary'yi davet etmeyi planlıyoruz.Planeamos invitar tanto a Tom como a Mary.
Sinemaya gitmesi için onu davet ettim.Le invité a ir al cine.
Sizi partiye davet etmek istiyorum.Quiero invitaros a la fiesta.
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.Invitamos a diez personas a comer.
Eğer meşgul değilseniz, sizi öğle yemeğine davet etmek isterim.Quisiera invitarle a almorzar, si no está ocupado.
Bana yardım edersen seni akşam yemeğine davet ederim.Si me ayudas, te invito a cenar.
Tom Mary ve arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti.Tom invitó a Mary y sus amigos a cenar.
Tom Mary'yi davet etmeliydi fakat etmedi.Tom debería haber invitado a Mary, pero no lo hizo.
O davet edilmedi.Él no fue invitado.
Kimse beni partiye davet etmedi.Nadie me invitó a la fiesta.
Partime davet etmek istediğin birisi var mı?¿Quieres invitar a alguien a mi fiesta?
O beni Cadılar bayramı partisine davet etti.Él me invitó a su fiesta de Halloween.
Tom Mary'nin partisine davet edilmediği için kızgındı.Tom se enfadó porque no había sido invitado a la fiesta de Mary.
Kim sizi partiye davet etti?¿Quién os invitó a la fiesta?
Tom beni partisine davet etti.Tom me invitó a su fiesta.
Neden Tom'u akşam yemeğine davet ettin?¿Por qué invitaste a Tom a la cena?
Ben ilk kez Tom'u partilerimden birine davet ettim.Fue la primera vez que invité a Tom a una de mis fiestas.
Dan, Linda'yı davet etmedi bile.Dan ni siquiera invitó a Linda.
Tom'u tekrar buraya davet etme.No vuelvas a invitar a Tom aquí.
Hepinizi partiye davet etmek istiyorum.Quiero invitar a todos a la fiesta.
Sen onları cennete davet edeceksin, onlar da seni cehenneme”.¡El infierno te llama!".
Çekoslovak hükümeti ne davet edilmişti ne de fikri sorulmuştu.El gobierno checoslovaco no fue ni invitado ni consultado.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Instó a todas las partes a mantener la calma y evitar la violencia.
Kurt, "Prom Queen" bölümünde Blaine'i McKinley mezuniyet balosuna davet eder.Kurt invita a Blaine al baile de graduación de McKinley en "Prom Queen".
Eylül ayında ABD Başkanı Barack Obama bu amaçla zirveye davet edildi.En septiembre, el presidente estadounidense Barack Obama fue invitado a la cumbre con este objetivo.
Johnson Minnie'yi birlikte dans etmeye davet eder ve Minnie de bu daveti kabul eder.Johnson invita a Minnie a bailar con él y ella acepta.
Aldığı davetler üzerine Londra ve Paris'e gitti, halk müziği üzerine çalışmalar yaptı; konferanslar verdi.Fue invitado a París y a Londres, donde realizó investigaciones sobre música folclórica y dio conferencias.
Bir akşam Lily, Nina'nın kapısını çalar ve dışarı bir yerlere oturmak için davet eder.Una noche, Lily aparece en el apartamento de Nina para invitarla a salir.
Onu Capua'ya davet ettikten sonra, Pandulf onu görevden aldığı Capua başpiskoposunun yanına hapse attı.Tras invitarle a Capua, Pandulfo le encarceló junto con el arzobispo de Capua.
Onları kendisine katılmaya davet eder.Ella lo invita a unirse a ella.
1959 yılında Hindistan'a Hint Başbakanı Jawaharlal Nehru daveti üzerine gitti.En 1959 viaja a la India tras una invitación del primer ministro de la India Jawaharlal Nehru.
Ayrıca Judith Holofernes'i, bir ziyafete davet ettikten sonra öldürmüştür.Además Judith mata a Holofernes tras invitarle a un banquete.
Aile, Joe'nun milenyum partisine davet edilmiştir.Todo el mundo está lista para la fiesta en el yate de Steve.
Bu bakımdan, 1669’daki Brunswick Dükü’nün daveti vahimdi.A este respecto, fue oportuna una invitación del duque de Brunswick en 1669 para visitar Hannover.
Evlerde davet ağırlıklıdır.La acogida en las salas es difícil.
Bu olaydan sonra başka davalara da davet edildi.También ha sido invitada a eventos posteriores.
Leibniz daveti reddetti fakat 1671’de Dük ile yazışmalara başladı.Allí declinó la invitación, pero empezó a escribirse con el duque en 1671.
Aksine onu inançlarına davet ederler.Quiero que creen en su nombre.
(İlki Aşka Davet (Shall We Dance) filmidir.)(Primera aparición en el cine, siendo niña).
Kelime anlamı olarak ise "bir davet yapmak" manasına gelir.Para cada discurso del Estado la Unión, una "invitación" es necesaria.
Parti merkezi – oyuncu kendi partisini organize edebilir ve partisine diğer oyuncuları davet edebilir.Centro de fiestas: desde aquí puede organizar fiestas e invitar a otros jugadores a estas.
Yusuf onları yemeğe davet etti.Hubiera preferido invitarles a cenar.
Tom Hagen'i evine davet etmiştir.Michael comparte el material con Tom Hagen.
Fakat Bu sefer Araplar adaya davet ile geldiler.Sin embargo, en esta ocasión cayeron ante los Mexicas.
Augustus onu evine davet eder.Luego, Moira la invita a su casa.
Onu da tura davet eder fakat kadın müşterilerle buluşmadığını söyleyerek onu reddeder.Él la invita a ir al paseo, pero ella rehúsa y le dice que ella no se encuentra a clientes.