davet ile cümle

davet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gerçek dua yalnız O'na/hak davet yalnız O'nun için yapılır.To call on Him is true (supplication).
Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.Not more than error are the prayers of infidels.
Ben O'na yakarır, O'na davet ederim. Dönüşüm de O'nadır."To Him I call you, and to Him is the destination."
Sizi davet ettim, siz de bana uydunuz. Hepsi bu.So blame me not, but blame yourselves.
Allah'ın berisinden, kendisine zarar veremeyecek, yarar sağlamayacak şeye dua/davet eder.Leaving God they pray to those who cannot harm or profit them.
Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler. Sen de Rabbine davet et/dua et.So they should not contend with you in this matter; and you should go on calling them to your Lord.
Bugün bir ölüm çağırmayın, birçok ölümü davet edin."Do not ask for one death but many deaths on this day."
De ki: "Duanız/davetiniz yoksa, Rabbim sizi ne yapsın?Say: "My Lord is not concerned on your account if you do not pray to Him.
Ve Allah'ın izniyle bir davetçi, ışık saçan bir kandil olarak...And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.It behoves them to hearken to Me and believe in Me that they may follow the right path.
Ancak (samimiyetle) dinleyenler daveti kabul eder.Only they will respond who can hear.
Ben, sadece sizi (inkara) çağırdım, siz de benim davetime hemen koştunuz.So blame me not, but blame yourselves.
Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et.So they should not contend with you in this matter; and you should go on calling them to your Lord.
Bil ki sen ölülere işittiremezsin, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da daveti duyuramazsın.You cannot make the dead to listen, or the deaf to hear the call, when they have turned their backs,
Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
İşte onun için sen (tevhide) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol.Yet to that (law) you should call them, and be constant as commanded.
Buna göre davete devam edilecek, inanma yanların teklifve ısrarları dinlenmeyecektir.)God will gather us all together, and to Him is our returning."
(Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.You will not be blamed.
Halbuki onlar, sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı (fakat yine secde etmiyorlardı).They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
(Sonra Nuh:) Rabbim! dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;He said: "O Lord, I called my people night and day,
Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı.But the more I called, they only ran the farther away.
Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.Then I called them loudly and more openly,
Daveti ancak dinleyenler kabul ederler.Only they will respond who can hear.
Yusuf dedi ki: "Ey Rabbim! Zindan bana, bunların beni davet ettikleri şeyden daha sevimlidir.(Joseph) prayed: "O Lord, dearer is prison than what they invite me to.
Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadır."To Him I call you, and to Him is the destination."
Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım."We shall heed Your call and follow the apostles."
(Ey müminler!) Peygamberin davetini, aranızdan bazınızın bazınıza daveti gibi zannetmeyin.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.You cannot make the dead to listen, or the deaf to hear the call, when they have turned their backs,
Ve hem de izniyle Allah'a bir davetçi ve nurlar saçan bir kandil (olarak gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.He only calls his faction to be the residents of Hell.
Onlar: "Ey Muhammed! Senin bizi davet ettiğin şeye karşı kalplerimiz kapalıdır.And say: "Our hearts are immured against what you call us to.
Fakat senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi.Heavy is to idolaters what you invite them to.
İslâm'a davet olunduğu halde Allah üzerine yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?Who is more unjust than he who invents a lie against God when he is called to submit?
Oysa onlar sapasağlam iken de secdeye davet ediliyorlardı.They had indeed been called to bow in homage when they were free of blame.
Nûh dedi ki: "Ey Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim."He said: "O Lord, I called my people night and day,
Ancak kulak verenler bu dâveti kabul ederler.Only they will respond who can hear.
Fakat onlar: “Hele bakalım nereye varacak?” diye sadece bu kitabın dâvetinin âkıbetini gözlüyorlar.Are they waiting for the exposition of what it speaks of?
“Ya Rabbî!” dedi, “Zindan, bu kadınların beni dâvet ettikleri o işten daha iyidir.(Joseph) prayed: "O Lord, dearer is prison than what they invite me to.
Sadece O’na dâvet eder ve ancak O’na yönelirim.” [2,121; 17,107-109; 3,199]To Him I call you, and to Him is the destination."
Resulullah'ın sizi çağırmasını, sizin birbirinizi dâvet etmenizle bir tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
Bize emrediyorsun diye secde mi edeceğiz?” dediler ve bu dâvet onları imandan büsbütün uzaklaştırdı.Should we adore whoever you ask us to?"
Eğer senin bu dâvetini kabul etmezlerse, bil ki onlar sadece heva ve heveslerine uymaktadırlar.Then, if they cannot give you an answer, know that they are only following their lusts.
İşte sizler Allah yolunda harcamaya dâvet ediliyorsunuz.İçinizden bazıları cimrilik ediyor.Beware! You are called to spend in the way of God, yet some among you close their fists.
Oysa bu dâvetten, ancak aklı çarpılmış olan kimse çevrilip vazgeçirilir.From which only he turns who is turned away.
De ki: “Sizi imana dâvet ettiğimiz İlah, Rahmandır. Biz O'na iman ettik.Say: "He is the benevolent; in Him do we believe, and in Him do we place our trust.
Ben onları bu sefer yüksek sesle dâvet etmeye başladım.Then I called them loudly and more openly,
Elçinin davetini, aranızda herhangi birinin diğerini davet etmesi gibi tutmayın.Do not consider your being summoned by the Apostle to be like your summoning one another.
ALLAH'a, O'nun izniyle çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir ışık olarak...And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Ve biz, gerçekten de senin bizi davet ettiğin şey hakkında şüphe içindeyiz, tereddüt etmekteyiz.And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
Davetçiye koşarlarken o esnada kafirler: Bu, çok çetin bir gündür! derler.Rushing towards the caller; the disbelievers will say, “This is a tough day.”
Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz."And indeed we have fallen into a deeply intriguing doubt concerning what you call us to.”
O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.(The disbelievers are referred to as dead and deaf.)
Niçin ben sizi kurtuluşa davet ederken, siz beni ateşe davet ediyorsunuz?"What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Size ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz?And what is the matter with you, that you should not accept faith in Allah?
Ben kavmimi gece gündüz davet ettim."I invited my people night and day.”
Fakat bir de öyleleri var ki, kendisini imana dâvet eden anne ve babasına:“Öf be!And the one who said to his parents, “Uff – I am fed up with both of you! What!
“Ya Rabbî, dedi Nûh, ben milletimi gece gündüz dine dâvet ettim.He said, “My Lord!
Ama benim dâvetim, onların sadece daha çok uzaklaşmalarına yol açtı.”I invited my people night and day.”
Rabbimiz, biz, 'Rabbinize inanın' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen inandık.Our Lord, we have heard a caller calling us to belief, saying, "Believe you in your Lord!"

İlgili Sayfalar